Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
Doktorlar dinlenme odasındaki koltukta kahvesini yudumlayan Deren, günün yorgunluğuyla gözlerini kapatmış bir an olsun nefes almaya çalışıyordu. Yanında oturan ve hastanedeki hiçbir gelişmeyi kaçırmayan meslektaşı Gizem ise her zamanki enerjisiyle bir şeyler anlatıyordu.
Tam o sırada dinlenme odasının kapısı tıklandı ve içeri giren görevli doğrudan Deren’e döndü.
"Deren hocam, danışmada adınıza bir kargo bırakıldı."
Deren başını koltuğun arkalığından kaldırıp şaşkınlıkla kaşlarını çattı. Bu saatte hastaneye bir kargo beklemiyordu.
"Kimdenmiş?"
"İsim yok," dedi görevli, omuz silkerek. "Öylece bırakıp gitmişler. Sadece adınız yazıyor."
Deren’in içini anlamsız bir huzursuzluk kaplarken Gizem hemen oturduğu yerde doğruldu. "Kızım dur durak bilmeyen bir gizli hayranın falan mı var senin? Kalk bir bakalım, meraktan çatlayacağım valla!"
İkisi birlikte dinlenme odasından çıkıp danışmaya doğru yürümeye başladılar. Kalabalık ve uğultulu koridoru geçip danışma bankosuna yaklaştıklarında, Danışmanın hemen birkaç metre ötesinde, sanki sıra yüzünden tartışıyorlarmış gibi bir anda birbirlerinin üzerine yürüdüler.
"Ne itiyorsun kardeşim sen!"
"Sana mı soracağım nerede duracağımı!"
Sesler bir anda yükseldi. Adamlardan biri diğerini bankoya doğru savurunca ortalık karıştı. Koridordaki güvenlik görevlileri durumu fark eder etmez telsizlerine basarak kavgayı ayırmak için o tarafa doğru koştu. Deren, Gizem ve danışmadaki görevli de dahil olmak üzere etraftaki herkes, güvenliklerin müdahale ettiği bu sert arbedeye kilitlenip kaldı.
Kavga eden iki adam da güvenliklerin tutuşundan sıyrılıp "Tamam abim, sorun yok, uzatmıyoruz" diyerek zıt yönlere doğru dağıldılar.
Arbede sona erip gürültü kesildiğinde Deren derin bir nefes alarak danışma bankosuna döndü. Elini kargoyu almak için uzattı ama gözleri boş masaya takılıp kaldı.
"Ee... Kargo neredeydi? Az önce buradaydı demiştiniz?"
Danışmadaki görevli ve yanındaki Gizem donakaldı. Görevli panikle boş masaya baktı, ellerini masanın üzerinde gezdirdi. "Nasıl olur ya? Valla daha az önce, şuracıkta duruyordu!"
Gizem gözlerini açarak Deren’e döndü. "Deren... Birisi kargoyu aldı. O kavga çıkınca herkes oraya baktı, biri o arada kargoyu yürüttü!"
Deren’in yüzü kireç gibi bembeyaz oldu. Birisi adına gelen paketi güpegündüz, gözlerinin önünde çalmıştı. İçindeki o huzursuzluk yerini büyük bir öfkeye bıraktı.
"Güvenliği çağırın," dedi Deren, sesi titresek de kararlı bir tonla. "Güvenlik amirine haber verin. Derhal kamera kayıtlarına bakılsın! O kargoyu kimin aldığını, buraya kimin bıraktığını görmek istiyorum."
Gizem görevliye işaret ederek güvenliği arattı.
"Deren Hocam, çok özür dilerim! Kargo kargaşada diğer evrakların altına kaymış."
Deren derin bir nefes alıp paketi teslim aldı; bantları söküp açtığında içinden sadece hastane kütüphanesinden sipariş ettiği uzmanlık kitapları çıktı. Ne gizemli bir not vardı ne de şüpheli bir durum... Anlık kargaşanın getirdiği o kuruntu yerini derin bir rahatlamaya bıraktı. Deren konuyu hiç uzatmadan paketi kucağına aldı ve odasına doğru yürüyerek kargo mevzusunu tamamen zihninden sildi.
Odasının önüne geldiğinde, kapının kenarında kendisini bekleyen Baran’ı görmeyi hiç beklemiyordu. Onu görünce adımları istemsizce yavaşladı. Daha birkaç saat önce beraberdik, neden buraya kadar geldi ki şimdi? diye düşündü Deren, içindeki o karmaşık hisleri bastırmaya çalışarak. Baran’ın onu görmek için bir bahane yaratmış olma düşüncesi göğsünde ince bir sızı oluşturmuştu.
Baran, Deren’i görünce yaslandığı duvardan doğruldu. Bakışları yumuşaktı ama gözlerindeki o derin, anlamlı ifade her zamanki gibi etkileyiciydi.
Deren, elindeki kitap paketini hafifçe sıkarak sordu: "Daha yeni beraberdik Baran... Bir şey mi oldu, neden geldin hastaneye?"
Baran aralarındaki mesafeyi birkaç adımla kapatıp Deren’in gözlerinin içine baktı. Sesi sertlikten uzak, oldukça sakindi:
"Yeliz senin sayende taburcu oldu, hatta bayağı iyileşti. Biz de bu akşam bir yemek yiyelim dedik. Seni de özellikle davet etmek için geldim. Hastanedeki yorgunluğun üzerine üçümüz birlikte sakin bir akşam geçiririz, sana da iyi gelir diye düşündüm. Ne dersin?"
Deren, Baran’ın bu naif ve ince yaklaşımı karşısında ne diyeceğini bilemeyerek bir an bocaladı. Aralarındaki o tanımlayamadığı çekim, Baran'ın samimi sesiyle birleşince içindeki tüm savunma mekanizmalarını zorlamaya başlamıştı.
Bu bölümün ilk 20 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
bayıldımmm
Yorum
Yorum bulunamadı.