Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
İdilin anlatımı ile...
Otobüs şehrin dışındaki o dağlık araziye doğru ilerlerken sınıftakilerin çoğuna bir ağırlık çökmüştü. Sıla en ön koltukta Kaan’ın onu bozmasının hırsıyla arkasına bile bakmadan telefonuna gömülmüştü. Mina ise cam kenarında kulaklıklarını takmış, dışarıyı izliyordu; muhtemelen kafasında hala annemin Feng Shui planlarını nasıl iptal edeceğini kuruyordu. Kaan bile yan koltukta kollarını bağlamış, gözlerini kapatmıştı.
Herkes kendi dünyasındayken, benim hemen yanımdaki koltuktan derin, uykulu bir nefes sesi yükseldi.
Berk, namıdiğer Uykucu, kafasını otobüsün camına yaslamış, yolun sarsıntısıyla pat pat cama vurup duruyordu.
Kafası her çarptığında hafifçe kaşlarını çatıyor ama uyanmamak için direniyordu. Onun bu haline bakıp kendi kendime güldüm. Resmen uyku modundan çıkamayan bir işletim sistemi gibiydi.
Hey, Uykucu," diye fısıldadım, omzuna yavaşça dürterek. "Cama vura vura kafanı kıracaksın, uyan artık." dedim kıkırdadım.
Berk zor bela tek gözünü araladı. O sersem, uykulu gözleriyle doğrudan bana baktı. Gözleri... Her zaman fark ettiğim ama şimdi bu kadar yakından ilk kez bu kadar net gördüğüm o açık, derin kahverengi renkteydi.
"İdil..." diye mırıldandı sesi pürüzlü bir şekilde. "Bırak da uyuyayım. Yol bitene kadar rüyamda bari şu ödev haritasını bitireyim."
Güldüm bu haline tatlı çocuktu.
"Uyan diyorum sana," dedim çantamdan tekli kulaklığımı çıkarıp gözünün önünde sallayarak
Kızlar ben birşey yapacaktım
Mina ağzıma sonra sıçabilirdi siz de
"Al şunu tak, en azından müzik dinle de o uykulu beynin açılsın. Selim Hoca araziye indiğimizde ilk seni tahtaya kaldırır gibi bakıyor arkadan." dedi.
Berk kulaklığı benden almak için elini uzattı ama o kadar yavaş hareket ediyordu ki dayanamayıp kulaklığı eline tutuşturdum.
Kulaklığı takıp sırtını koltuğa yasladı ve yüzünü tamamen bana döndü. Gözlerini hafifçe kısıp üzerimdeki mavi kazağa, oradan da gözlerime baktı. Yüzünde o her zamanki fırlama ve gıcık gülümsemesi belirdi.
"Yine her zamanki gibi tam bir Mavi alarm parıltısısın," dedi alaycı bir sesle.
Bana her Mavi diyişinde kalbim hızla çarpıyordu
"Sabah sabah insanı dürtmekten ne zevk alıyorsun anlamıyorum ki." dedi. Güldü
"Mavi alarm mı?" dedim kaşlarımı çatarak. "Sana kaç kere bana o isimle seslenme demedim mi ben Uykucu? Ayrıca ben seni düşünüyordun, çocuk otobüs camını kıracaktı kafasıyla!"
"İyilik meleği misin sen?" dedi Berk, gözlerini devirerek ama dudak kenarındaki o sinir bozucu gülüşü silmeden.
"Hem ben sana baştan beri Mavi diyorum, ne var yani? Gözlerini her kıstığında sinirden parlıyorsun, tam bir panik hali."
Nerden biliyordu bunu. Beni bu kadar dikkatle mi izliyordu
Bayılacağım... Mina tut beni
"Ben mi panik haliyim?" Sesimi biraz fazla yükselttiğimi fark edip hemen etrafa bakındım. Neyse ki herkes kendi alemindeydi.
Kaan bile duymamıştı. Berk’e doğru iyice yaklaşıp tısladım: "Sana laf anlatmak, uyuyan bir ayıyı kış uykusundan uyandırmaya çalışmaktan daha zor. Ver kulaklığımı geri, hak etmiyorsun sen müzik falan!"
Bu bölümün ilk 25 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Harika olmuş 
Yorum
Yorum bulunamadı.