Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
İdilin anlatımı ile...
Otobüs şehrin dışındaki o dağlık araziye doğru ilerlerken sınıftakilerin çoğuna bir ağırlık çökmüştü. Sıla en ön koltukta Kaan’ın onu bozmasının hırsıyla arkasına bile bakmadan telefonuna gömülmüştü. Mina ise cam kenarında kulaklıklarını takmış, dışarıyı izliyordu; muhtemelen kafasında hala annemin Feng Shui planlarını nasıl iptal edeceğini kuruyordu. Kaan bile yan koltukta kollarını bağlamış, gözlerini kapatmıştı.
Herkes kendi dünyasındayken, benim hemen yanımdaki koltuktan derin, uykulu bir nefes sesi yükseldi.
Berk, namıdiğer Uykucu, kafasını otobüsün camına yaslamış, yolun sarsıntısıyla pat pat cama vurup duruyordu.
Kafası her çarptığında hafifçe kaşlarını çatıyor ama uyanmamak için direniyordu. Onun bu haline bakıp kendi kendime güldüm. Resmen uyku modundan çıkamayan bir işletim sistemi gibiydi.
Hey, Uykucu," diye fısıldadım, omzuna yavaşça dürterek. "Cama vura vura kafanı kıracaksın, uyan artık." dedim kıkırdadım.
Berk zor bela tek gözünü araladı. O sersem, uykulu gözleriyle doğrudan bana baktı. Gözleri... Her zaman fark ettiğim ama şimdi bu kadar yakından ilk kez bu kadar net gördüğüm o açık, derin kahverengi renkteydi.
"İdil..." diye mırıldandı sesi pürüzlü bir şekilde. "Bırak da uyuyayım. Yol bitene kadar rüyamda bari şu ödev haritasını bitireyim."
Bu bölümün ilk 8 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları