Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
Kaan’ın “Şimdi söyle fırtına, hâlâ gitmemi istiyor musun?” sorusu, gecenin karanlığında tam ikimizin arasında, patlamaya hazır bir bomba gibi öylece kaldı.
Sözleri göğsüme tam ortadan saplanmış devasa bir rüzgar gibiydi. Yıllardır içimde biriken öfke, hırs, Bay Egonuz’a duyduğum o bitmek bilmeyen sinir bir anda buharlaşıp uçmuştu. Kaan Özdemir... Okulun o ulaşılmaz, ukala, herkesi cebinden çıkaracak kadar özgüvenli çocuğu, gecenin ikisinde kapımın önünde, sokak lambasının cılız ışığı altında bana aşık olduğunu söylüyordu.
Gözlerinin içine baktım. O her zamanki alaycı, mesafeli bakışlarından eser yoktu. Tamamen soyunmuş, tamamen savunmasızdı. Ve ben ilk defa ne diyeceğimi, nasıl bir fırtına koparacağımı bilemedim.
Bana aşıktı.
Bu...
Garipti
Bileğimi tutan elinden parmaklarımı yavaşça çektim. Ellerim titriyordu.
"Git..." dedim. Sesim içimdeki o devasa fırtınaya hiç uymayacak kadar kısık, kırılgan ve çaresiz çıkmıştı. "Şimdi git Kaan."
Gitme diyemedim ona. Gitmesi lazımdı
Ben onun aşkına karşılık veremezdim
Duygusuz, küfürbaz bir kızdım ben
Duygusala bağladım ya neyse,
Kaan bir an duraksadı. Bıraktığım elinin boşluğuna baktı önce. Sonra bakışlarını tekrar yüzüme çıkardı. Hiçbir şey söylemedi, tek bir laf bile etmedi. Sadece hafifçe başını salladı. Bir adım geri çekildi ve arkasını dönüp gecenin karanlığına doğru yürümeye başladı. Sokağın köşesinde bekleyen Berk de pencereden bize bakan İdil’e kısa bir el sallayıp Kaan’ın peşinden koştu.
Ben ise olduğum yerde çakılı kalmış gibiydim.
Eve nasıl girdiğimi, o merdivenleri nasıl tırmandığımı, kapıyı nasıl ses çıkarmadan kapattığımı inan hiç hatırlamıyorum. Odama girip sırtımı kapıya yasladığımda kalbim sanki göğüs kafesimi patlatıp dışarı fırlayacaktı.
İdil hemen yataktan fırlayıp yanıma koştu. "Mina! Noldu?! Kaan ne dedi sana, niye yüzün kireç gibi?!" diye fısıldadı panikle.
Gözlerimi tavana dikip derin bir nefes almaya çalıştım. "Bana... âşık olmuş," dedim. Cümle ağzımdan çıkarken bile kendi sesime inanmakta zorlanıyordum. "Gülüşüme, yüzüme, bana... âşık olmuş İdil."
Neden kalbim çarpıyordu?
Nerdeydi duygusuz halim?
Ne oluyordu bana ?
İdil elini ağzına kapatıp kocamann bir çığlık attı. "NE?! Bay Egonuz sana ilan-ı aşk mı etti?!"
"Sus anne duycak!" diyerek hızlıca İdil’in ağzını kapattım.
Yataklarımıza çekildiğimizde pencereden içeri sızan ay ışığı odayı aydınlatıyordu. Yorganı çeneme kadar çektim ama gözüme bir damla uyku girmedi. Bütün gece, Kaan’ın o pürüzlü, ciddi sesi zihnimde yankılandı durdu: “En çok da o öfkenin arkasından aniden beliren o güzel yüzüne ve gülüşüne âşık oldum...”
Bende sana aşığım diyemezdim...
Ertesi sabah okula gittiğimde adımlarım her zamankinden daha ağırdı. Zihnim tam bir savaş alanıydı.
Bahçedeki bankımıza doğru yürürken İdil yanımda fıkır fıkır Berk’le mesajlaşıyordu. Çok geçmeden bahçe kapısından o tanıdık silüet girdi. Siyah ceketini giymiş, elinde kahvesiyle Kaan...
Her zamanki gibi inanılmaz karizmatik görünüyordu ama bu sefer gözleri bahçedeki kimseyi görmüyor, direkt beni arıyordu. Bakışlarımız kesiştiği an kalbim yine o kuralsız ritmine başladı. Artık aramızda o eski didişme perdesi yoktu. Kaan kartlarını açık oynamıştı ve geri adım atmaya da hiç niyeti yok gibiydi.
Bu bölümün ilk 27 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Ah canım ah canım 🩵🩵🤎🤎💜💜
Mükemmel olmuş 🤍
Yorum
Yorum bulunamadı.