Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
Gecenin o buz gibi su operasyonundan sonra Kaan’ın intikam tehditleri kafamda dönse de, ertesi gün evde bambaşka ve çok daha hayati bir gündemimiz vardı: Bizim ikizlerin konuşma mücadelesi.
Atlas ve Alparslan artık bir yaşını devirmek üzereydiler. Evin içinde emeklemekten ziyade küçük birer fırtına gibi tay tay yürümeye, buldukları her nesneyi ağızlarına sokmaya ve kendilerince garip sesler çıkarmaya başlamışlardı.
Annem pazara gitmişti, babam ise alçılı bacağını salondaki sehpanın üzerine uzatmış, elinde kumandayla televizyonda futbol yorumcularını izliyordu.
Arada sövüyordu tabi
İdil’le ikimizi bir heves kapladı.
"Mina," dedi İdil, salondaki halının üzerine bağdaş kurup Atlas’ı kucağına alarak. "Bu çocukların ilk kelimesini bizim öğretmemiz lazım. Düşünsene, 'abla' derlerse annem kıskançlıktan çatlaar!"
İlk kelimeleri abla olacağına inanıyorduk ama bunlardan ses çıkmıyor ki
Değişik şeyler söylüyorlar arkadaş
"Bence de," dedim ben de Alparslan’ı kapıp yanına oturarak. "Annem sabahtan akşama kadar 'anne de oğlum, anne de' diye tepelerinde boza pişiriyor. İlk kelimeleri 'abla' olursa zafer bizimdir."
Alparslan’ın önüne küçük renkli arabasını koydum. Atlas ise İdil’in elindeki çıngırağa ulaşmaya çalışıyordu.
"Hadi bakayım Atlas’ım," dedi İdil, sesini iyice inceltip abartılı bir mimikle. "Ab-la... Bak, Ab-la! De bakayım balım!"
Atlas tombul yanaklarını şişirip salyalarını akıta akıta İdil’e baktı. "Ba-ba-ba..." gibi bir şeyler geveledi.
"Hayır hayır, baba değil!" diye araya girdi babam salondan kafasını uzatarak. Yüzünde gururlu bir gülüş belirdi. "Aferin benim aslanıma! Baba diyecek tabii, ilk kimi örnek alacak başka?!"
Ha kızlar babam yürüyordu
İyileşmişti artık alışmıştı tabii ikizlere
"Babacım araya kaynak yapma ya!" dedim gülerek. Sonra Alparslan’a döndüm "Bak bana: Ab-la. De ki Mina ablam dünyanın en güzel ablası."
Alparslan sadece yüzüme boş boş bakıp parmağını burnuma sokmaya çalıştı.
İdil yılmadı. Atlas’ın iki minik elini tuttu, gözlerinin içine baka baka tekrar başladı: "Ab-la... Ab-la... Hadi oğlum, bir kerecik 'abla' de, sana bütün jelibonlarımı vereceğim!"
Atlas gözlerini kocaman açtı. İdil’in yüzüne doğru baktı, burnunu çekip derin bir nefes aldı. Bütün salon bir anda sustu. Babam bile televizyonun sesini kısıp pür dikkat ikizlere kilitlendi.
Atlas minik dudaklarını büktü, yüzünde inanılmaz ciddi bir ifade belirdi. Ve o tarihi an geldi...
"Aaaa..." dedi Atlas önce.
İdil heyecanla bağırdı: "Geliyor! Abla diyecek!"
Atlas gözlerini devirip parmağıyla mutfak kapısını işaret etti ve tane tane, bağıra bağıra patlattı bombayı:
Sizce ne dedi
"Anası"
Salon bir anlığına buz kesti.
İdil’in elindeki çıngırak pat diye halıya düştü. Benim ağzım açık kaldı. Babam oturduğu koltukta öyle bir dikleşti ki, az kalsın alçılı bacağını sehpadan aşağı düşürüyordu!
"Ne?!" dedi babam, gözleri yuvalarından fırlayarak. "Ne dedi o?!"
Atlas halının üzerinde kıkırdayıp tatlı tatlı el çırpmaya başladı. "Anası! Anasııı!"
Bu bölümün ilk 29 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Bu bölüm Bayaa komikti😅 Yazar hanım döktürmüşsünüz🫶 Lütfen hep böyle komik olsunlar
Allah’ım ben bunu beklemiyordum çok komik olmuş 🤣🤣🥹🥹
Çok güzel ve komik olmuş ellerine sağlık😘😘
Yorum
Yorum bulunamadı.