Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
Oklava krizinin ve salondaki o neşeli kovalamacanın üzerinden henüz 24 saat bile geçmemişti. Ama kahkahaların ne kadar çabuk silinebileceğini, iki gururlu insanın birbirini nasıl bir anda yaralayabileceğini hesaba katmamıştık.
Ertesi gün okul çıkışında, bahçedeki dev çınar ağacının altındaydık. Ama bu sefer ortamda ne neşeli bir çay sohbeti vardı ne de takılmalar.
Kaan, elleri ceplerinde, gergince karşımda dikiliyordu. Yüzündeki o her zamanki ukala, rahat tebessümden eser yoktu. Bakışları sert, duruşu mesafeliydi. İçinde biriken bir şeylerin patlamak üzere olduğunu anlamak zor değildi.
"Ne oluyor Kaan?" dedim çantamın askısını sıkıca tutarak. "Yüzün niye beş karış?"
Kaan derin bir nefes aldı, gözlerini gökyüzüne dikip sabır diler gibi başını salladı. Sonra bakışlarını doğrudan gözlerime indirdi. Sesi buz gibiydi.
"Yeter artık Mina," dedi. Sesi o kadar nett ve gergindi ki bir an ürktüm. "Gerçekten yeter."
Kaşlarımı çattım. "Ne yeter? Ne yapıyorum ben?"
"Ne mi yapıyorsun?" dedi Kaan, adım atarak üzerime doğru yürüdü. "Sürekli bir kaçış, sürekli bir savunma mekanizması! Bir gün buz gibi su boşaltırsın, ertesi gün evden oklava getirip kovalamaca oynarsın... Her şeyi ama her şeyi çocuk oyuncağına çeviriyorsun!"
Bu bölümün ilk 8 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Çok güzeldi yeni bölümü atarmısın çok okumak istiyorum ama bir yandan da kaanı öldürmek istiyorum
Mutişti
Yeni bölümü bekliyorummmm
Yorum
Yorum bulunamadı.