Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
(Mina’nın Anlatımıyla)
Pencerenin kenarındaki tülün arkasından aşağıya, o soğuk kaldırımda tek başına oturan adama baktım.
Gece saat bir olmuştu. Rüzgar gittikçe sertleşiyor, hafif hafif çiseleyen yağmur Kaan’ın saçlarını sırılsıklam ediyordu. Üzerindeki o incecik tişörtle omuzlarını büzmüş, ellerini ceplerine sokmuş ama gözlerini bir an bile benim penceremden ayırmıyordu.
"Hâlâ duruyor mu orada?"
Arkamdan gelen fısıltıyla irkildim. İdil, elinde iki kupa sıcak çikolatayla odaya girmişti. Yanıma gelip perdeyi hafifçe araladı, aşağıya baktı.
"Kızım..." dedi İdil iç çekerek. "Çocuk iki saattir orada dondu. Biliyorsun Kaan’ın egosu dağları aşar ama şu an resmen Yılmaz ailesinin sokağında pençe sökmüş aslan gibi bekliyor. Valla babam uyanıp pencereden baksa, bu sefer adamı ciddiden damat ilan eder, bu ne sadakat der."
"İdil sus Allah aşkına," dedim ama gözlerim Kaan’ın üzerindeydi. Kalbimin bir yarısı hâlâ öğleden sonra söylediği o ağır sözler yüzünden kırgındı, ama diğer yarısı... O soğukta büzüşmüş halini gördükçe ezim ezim eziliyordu.
"Ben yatıyorum," dedi İdil kupalardan birini masama bırakıp. "Ama benden söylemesi, fırtına... Bazen affetmek de büyüklüktür. Özellikle karşındaki adam senin için karizmasını, egosunu sokak ortasına bırakmışsa."
Bu bölümün ilk 8 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Vayy be böyle seven olduda bizmi kabul etmedik
Yorum
Yorum bulunamadı.