Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
Yağmurun altında, sokağın ortasında sarılışımızın üzerinden kaç dakika geçti bilmiyorum. Kaan’ın ıslak saçlarından boynuma süzülen damlalar bile artık soğuk gelmiyordu. Ama tam romantizmin zirvesine tırmanmışken, Yılmaz ailesinin değişmez kuralı yine devreye girdi: Sakinlik bize yasaktı.
Arkamızdaki binanın ikinci katından birden bir öksürük sesi yükseldi.
"Öhöm! Öhöm! Sayın damat adayı ve hırçın kızımız, romatizma olacaksınız içeri girin isterseniz!"
Kafamızı hızla yukarı kaldırdık. İdil pencerden sarkmış, elinde tuttuğu çekirdek poşetiyle bizi izliyordu! Hemen yanında da uykulu gözlerle Beren belirdi.
"İdil!" diye fısıltıyla bağırdım, yanaklarım anında alev alarak. "Sen uyumamış mıydın?!"
"Böyle canlı pembe dizi varken uyunur mu kızım?" dedi İdil sırıatarak. "Ayrıca Kaan bro, hırkayı giy bari, kızın termosundaki çay soğuyacak."
Kaan başını geriye atıp kıkırdadı. Benden bir adım uzaklaştı ama elimi bırakmadı. Parmaklarını parmaklarımın arasına geçirdi.
"Ben artık gideyim fırtına," dedi gözlerimin içine bakarak. "Yarın sabah bu kahvaltıyı beraber yapacağız ama. İtiraz istemiyorum."
Bu bölümün ilk 8 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları