Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
Namlunun soğuk metali, loş koridorun cılız ışığında Lena'nın iki kaşının tam ortasına odaklanmıştı. Karşısındaki adam parmağını tetik koruyucusuna sürtüyor, yüzünde "avını köşeye sıkıştırmış" bir sırtlanın iğrenç gülüşüyle bakıyordu.
Lena’nın kalbi deli gibi çarpıyordu ama gözlerinde en ufak bir korku perdesi yoktu. O, adliye koridorlarında cübbesini kuşanıp kurtların arasına daldığında korkmayı çoktan bırakmıştı.
"O elindeki cihazı yavaşça yere bırak, Avukat," dedi adam, sesini alçak tutarak. "Yoksa Aras patronun emrini çiğner, o dövüş bitmeden senin cesedini o kafesin içine fırlatırım."
Lena, parmaklarının arasında yeşil ışığı yanıp sönen sinyal cihazına baktı. Sinyal çoktan gitmişti. Emniyetin özel timi limana doğru yola çıkmıştı bile. Geriye tek bir şey kalıyordu: Zaman kazanmak ve bu adamı indirmek.
"Biliyor musun?" dedi Lena, sesini hiç titretmeden, aksine meydan okuyan bir tonda.
"Siz yeraltı pislikleri hep aynı hatayı yapıyorsunuz. Karşınızda bir kadın, hele ki bir avukat görünce onu sadece konuşmaktan anlayan çıtkırıldım bir şey sanıyorsunuz."
Adam kaşlarını çattı, Lena’nın bu rahatlığından rahatsız olmuştu. "Ne saçmalıyorsun sen—"
Adam cümlesini tamamlayamadı. Lena, daha hukuk fakültesine girmeden önce babasından ve gittiği dövüş kurslarından öğrendiği o refleksle, bir yılan gibi öne atıldı. Adamın silaha basan sağ elini iki eliyle kavrayıp namluyu yukarı doğru bükerken, sağ diziyle adamın kasıklarına sert ve acımasız bir darbe indirdi.
Adam acıyla inleyip iki büklüm olurken, Lena durmadı. Adamın elindeki silahı burkalarak havaya doğru fırlattı, yere düşen tabancayı hızla ayağıyla koridorun karanlığına doğru tekmeledi. Ardından masanın üzerindeki o ağır, demir feneri kaptığı gibi adamın şakağına indirdi.
Adam yığılmış bir çuval gibi yere serildiğinde, Lena nefes nefese üstünü başını düzeltti. Saçından düşen birkaç tutamı arkaya itti.
"Ben sadece kanun maddelerini ezberlemedim rezil herif," diye fısıldadı yerdeki adama bakarak.
Hızla adamın cebindeki anahtarları alıp Biricik’in tutulduğu kapıya yöneldi. Kilidi hızla çevirdi ve içeri daldı. Biricik, sandalyede gözleri büyüymüş bir halde ona bakıyordu. Lena kızın ağzındaki bandı ve bileklerindeki ipleri saniyeler içinde çözdü.
"Abin..." dedi Lena, Biricik’in omuzlarından tutarak. "Abin senin için içeride canını ortaya koyuyor. Şimdi benimle geliyorsun, bu cehennemden çıkıyoruz."
Üçüncü raundun zili çaldığında, kafesin içi adeta bir mezbahayı andırıyordu.
Karan’ın sol gözü tamamen kanla kapanmıştı, her nefes alışında kaburgalarından gelen acı ciğerini yakıyordu. Aras ise burnundan akan kanı elinin tersiyle silmiş, çıldırmış gibi vahşi yumruklar savuruyordu. Plana göre 3. raund dayanması gereken son raunddu. Lena’nın sinyali göndermiş olması gerekiyordu.
"Bitti Yaman!" diye kükredi Aras
Karan’ın gardını düşüren ölümcül bir karın darbesinin ardından sağ aparkatını çıkardı.
Karan, aldığı darbenin şiddetiyle havalanıp kafesin paslı demir tellerine sertçe çarptı ve yere yığıldı. Salondaki yüzlerce insan çılgınlar gibi bağırıyor, hakem Karan’ın başında saymaya başlıyordu.
Bu bölümün ilk 18 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Çok güzel olmuşşş
Aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa çooooooook heyecanlı YAAAAAAAAAAAAAAA 🥰🥰🥰🥰🥰🥰
Çok iyidii
Yorum
Yorum bulunamadı.