Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
Boğaz’ın lacivert sularında süzülen 80 metrelik devasa yat, dışarıdan bakıldığında sosyetenin görkemli bir partisine ev sahipliği yapıyor gibiydi.
Ancak ışıldayan avizelerin ve pahalı şampanyaların ardında, dünya yeraltı dünyasının en acımasız isimleri pazarlık yapıyordu.
Yatın iskelesinde siyah bir limuzin durdu. Kapı açıldığında önce Karan indi.
Üzerindeki özel dikim siyah smokin, geniş omuzlarına ve heybetli duruşuna kusursuz oturmuştu. Saçlarını geriye taramıştı ama yüzündeki o hafif yara izi, ona lüksün ortasında bile tehlikeli bir yırtıcı havası katıyordu. Karan arkasını dönüp elini uzattı.
Arabadan inen kadın, iskeltedeki tüm korumaların ve davetlilerin bakışlarını bir anda üzerine kilitledi.
Lena.
Üzerinde sırt dekolteli, derin yırtmaçlı gece mavisi saten bir elbise vardı. Saçları dalgalar halinde omuzlarına dökülüyordu. Resmi üniformasının altındaki o göz alıcı güzellik, bu gece tamamen ortaya çıkmıştı. Elbisenin yırtmacının altında, bacağına gizlenmiş özel yapım titanyum bir bıçak ve mikro dinleme cihazı taşıyordu.
Lena, Karan’ın uzattığı eli tuttu. Karan, genç kadının güzelliği karşısında bir an nefesini tuttuğunu hissetti ama hemen kendini topladı.
"Harika görünüyorsun Yüzbaşı," dedi Karan, sesini alçaltıp Lena’nın belini yavaşça kavrayarak. "Ama böyle bakmaya devam edersen adamlar benden değil, seni elimden almaktan korkacak."
Lena, belindeki o sıcak elin baskısıyla gülümsedi. Bakışlarında bir ajanın soğukkanlılığı vardı. "Rolüne odaklan Yaman. Ben senin vitrin süsün değilim. Ve elini belimde çok fazla tutma, zira o bıçağın yerini biliyorsun."
"Rolümüz bu Lena," dedi Karan, eğilip genç kadının yanağına tehlikeli derecede yakın bir öpücük kondurarak. "Benim kadınım gibi davranmazsan içeri girmeden vururlar."
İkili, güvenlik kontrolünden geçerken Karan cebindeki siyah mühürlü davetiyeyi görevliye uzattı. Adamlar Karan’ın yüzündeki izi ve ismini görünce saygıyla kenara çekilip kapıyı açtılar.
İçerideki har hareket, kulaklıklarındaki gizli frekanstan Biricik tarafından izleniyordu.
"Abi, sesim geliyor mu?" dedi Biricik kulaklıktan. Kıyıda, yüksek teknolojiyle donatılmış gizli operasyon aracındaydı. "Görüntünüzü yatın güvenlik kamerasına sızarak alıyorum. Müthiş görünüyorsunuz bu arada. Lena Abla, 3. kattaki VIP salonda Koleksiyoner’in ana sunucusu var. İletişim ağını kesmem için o cihaza elindeki virüslü USB'yi takman gerek."
Lena, Karan’ın koluna girmiş gibi yaparken hafifçe fısıldadı: "Anlaşıldı Üsteğmen. Mekana girdik."
Yatın ana salonunda şampanyalar patlıyor, yeraltı patronları bahis tutuşuyordu. Salona girdikleri an tüm gözler Karan Yaman ve yanındaki büyüleyici kadına döndü.
Tam o sırada VIP merdivenlerinden, elinde viski kadehiyle orta yaşlarda, son derece şık ama gözleri bir yılan kadar soğuk bir adam indi. Koleksiyoner.
"Karan Yaman..." dedi Koleksiyoner, adamın önünde durarak. "Aras’ı kendi çöplüğünde darmadağın eden o efsanevi boksör. Gelmene çok sevindim. Ve yanındaki bu nadide parça..."
Koleksiyoner, Lena’nın elini öpmek için uzandığında, Karan bir anda öne atılarak Lena’nın belinden tutup onu arkasına çekti. Koleksiyoner’in eli havada kaldı.
Bu bölümün ilk 19 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Ayayay mükemmel ötesi
Çooooooook mütiş mükemmel güzel karışımı bölüm olmuş ellerine sağlık
Yorum
Yorum bulunamadı.