Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
Karadeniz’in hırçın dalgaları, kayalıkların üzerine kurulmuş güvenli evin ahşap duvarlarını döverken içeride buz gibi bir operasyon havası esiyordu. Şöminede yanan odunların cılız ışığı, masanın üzerine serilmiş haritaları ve şifreli ekranları aydınlatıyordu.
Ne bir romantizm, ne de gevşemeye zaman vardı. Çember daralıyordu.
Biricik, parmaklarını klavyenin üzerinde bir fırtına gibi oynatırken kulaklığını tek eliyle bastırdı. "Abi, Lena Abla! Koleksiyoner’in yattaki ana sunucusundan çektiğimiz verilerde devasa bir çapraz eşleşme yakaladım!"
Karan, üzerindeki ıslak kıyafetleri değiştirip siyah bir kazak geçirmişti. Elindeki silah temizleme bezini masaya bırakıp hızla Biricik’in arkasına geçti. Lena da ıslak kıyafetlerinden kurtulmuş, gri operasyon eşofmanları ve sırtında kılıfıyla masanın diğer tarafında bitmişti. İkisinin de gözlerinde sadece göreve odaklanmış, bitmek bilmeyen bir disiplin vardı.
"Ne buldun Üsteğmen?" diye sordu Lena, sesi bir komutan kadar sert ve netti.
"Koleksiyoner bir piyon bile değilmiş," dedi Biricik, ekrandaki kırmızı nokta haritasını büyüterek. "O yattaki açık artırma sadece bir yemdi. Koleksiyoner’in arkasındaki asıl finansör, Karadeniz sınırından Türkiye’ye devasa bir silah ve mühimmat sevkiyatı sokmaya hazırlanıyor. Sevkiyatın ilk ayağı tam olarak 15 dakika sonra buraya, bulunduğumuz bu kayalığın altındaki eski maden tünellerine yanaşacak bir yük gemisiyle yapılacak!"
Karan’ın çene kasları kasıldı, gözleri karardı. "Bu ev tesadüfen seçilmedi o zaman... Bizi buraya çekip tuzak kurdular."
Tam o saniyede, evin dışındaki güvenlik sensörleri kırmızı alarm vererek ötme başladı.
"Kestiler!" dedi Biricik, silahını masadan kaparak ayağa kalkarken. "Evin dış jeneratörünü ve hatlarını kestiler! Yaklaşıyorlar!"
Evin tüm ışıkları aniden söndü. Zifiri karanlık, şöminenin kızıl alevleriyle bölündü.
Lena hiç tereddüt etmeden belindeki çift şarjörlü tabancayı çıkardı, sürgüyü sertçe geriye çekip mermiyi namluya sürdü. "Sayıları kaç?"
"En az yirmi," dedi Biricik, gece görüş dürbünüyle pencereden dışarı bakarak. "Ağır silahlı paralı askerler. Yıkım ekibi."
Karan, masanın altındaki özel kilitli çantayı tek bir tekmeyle açtı. İçinden çıkardığı iki adet otomatik tüfeğin birini Lena’ya fırlattı, diğerini kendi omzuna astı. Yüzündeki o yaralı boksör ifadesi gitmiş, tamamen bir savaşçıya dönüşmüştü.
"Plan basit," dedi Karan, gözlerini Lena ve Biricik’in üzerinde gezdirerek. "Buradan canlı çıkmak yok dedilerse, onlara Karadeniz’i mezar edeceğiz. Biricik, sen üst kattaki hakim noktadan keskin nişancı desteği vereceksin. Lena, sen ve ben kapıyı ve arka bahçeyi tutuyoruz. Çapraz ateşe alacağız."
"Anlaşıldı!" dedi Biricik ve bir gölge gibi merdivenlerden yukarı fırladı.
Lena, Karan’ın hemen yanındaki ahşap kolonun arkasına geçti. Silahının emniyetini kapatırken Karan’a baktı. "Sert dövüşe hazır mısın boksör?"
Karan dudaklarında buz gibi, tehlikeli bir tebessümle tüfeğin kurma kolunu çekti. "Ben doğduğumdan beri sert dövüşüyorum Yüzbaşı. Asıl onlar hazır mı, göreceğiz."
Evin ön ahşap kapısı ağır bir patlayıcıyla havaya uçtu! Tahta parçaları ve duman odayı doldururken, içeriye gece görüş gözlüklü, siyah komando kıyafetli üç asker daldı.
Bu bölümün ilk 18 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Kan,dehşet yaşasın mükemmel olmuşş
Çok güzelll
Allah yeni bölüm yokk
Yorum
Yorum bulunamadı.