Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
Yük gemisinin devasa paslı gövdesi, mağaranın hırçın sularını yararak açık denize doğru süzülmeye başladığında, metal rampanın kilitleri devasa bir gürültüyle kopuyordu.
Karan ve Lena, fırtınanın savurduğu halatların ve havada uçuşan mermilerin ortasında, son bir hamleyle kendilerini yükselen yük rampasının üzerine attılar. Taş zeminden kopup hareket eden geminin soğuk saç kaplamasına yapıştıklarında, altlarında metrelerce derinlikteki köpüren Karadeniz suları uğulduyordu.
"Biricik! Rampadayız!" diye bağırdı Lena, kulaklığındaki gürültüyü bastırmaya çalışarak.
Kuledeki ağır makineli tüfeğin başındaki Biricik, geminin güvertesinde taranan korumaları baskı ateşine tutuyordu: "Abla! Geminin kıç tarafındaki konteyner bloklarının arkasında en az on iki paralı asker var! Kaptan köşküne ulaşmanız gerek, gemi otomatik rotaya kilitlenmiş!"
"Anlaşıldı!" dedi Lena.
Rampadan güverteye fırladıkları an, ilk kurşun sağanağı üzerlerine yağdı.
Karan, güvertedeki devasa çelik konteynerlerin arasına dalarak Lena’ya siper oldu. Mermiler çelik duvarlarda kıvılcımlar saçarak sekip denize düşüyordu. Karan’ın yüzündeki yara izinden akan kan yağmur sularına karışıyor, gözlerindeki o katıksız vahşet fırtınayla yarışıyordu.
"Ateş açılarını daraltacağız!" dedi Karan, ağır makineli tüfeği konteynerin köşesinden çıkarıp iki el seri baskı ateşi açarak. "Aralarına girersek birbirlerini vurmaktan korkarlar!"
"Sol koridordan giriyorum, sen sağdan bastır!" dedi Lena.
Lena, ıslak çelik zeminde kayarak iki konteynerin arasındaki dar aralığa daldı. Karşısına çıkan ilk iki asker daha silahlarını doğrultamadan, Lena belinden çıkardığı komando bıçağını öndekinin boğazına sapladı, adamın gövdesini siper kullanarak arkasındaki askerin göğsüne üç el ateş etti. Silah sesleri çelik konteynerlerin arasında yankılanırken, Lena bir fırtına gibi düşmanın merkezine sızıyordu.
Diğer tarafta ise Karan, omuz omuza çarpıştığı üç paralı askeri kelimenin tam anlamıyla darmadağın ediyordu.
İlk askerin tüfeğini tek bir balyoz darbesiyle elinden söküp aldı, silahın dipçiğini adamın suratının ortasına indirdi. İkinci askeri yakasından tuttuğu gibi güvertenin korkuluklarına çarptı ve adamı köpüren sulara fırlattı. Üçüncü asker belindeki el bombasına davranırken, Karan adamın bileğini kavrayıp ters çevirdi. Pimi çekilmiş bombayı adamın yeleğine sıkıştırıp adamı diğer asker grubunun üzerine doğru var gücüyle fırlattı!
Görkemli bir patlama güvertenin ortasını aydınlattı. Konteynerlerden biri devrilirken oluşan duman perdesinden sıyrılan Karan ve Lena, doğrudan kaptan köşkünün dik merdivenlerine tırmanmaya başladı.
Kaptan köşkünün çelik kapısını Karan tek bir tekmeyle yerinden söktü!
İçerideki iki dümenci ve kaptan silahlarına davrandı ama Lena çoktan içeri dalmıştı. Çift silahla sağa ve sola açılan iki el seri atışla dümencileri saf dışı bıraktı. Karan ise kaptan köşkünde duran devasa zırhlı korumayı boğazından yakalayıp cam kontrol paneline çarptı.
Camlar tuzla buz olurken, geminin sirenleri yeri göğü inletti.
"Gemiyi durdur!" diye kükredi Karan, adamın boğazını sıkarak.
"İm... İmkansız!" diye hırladı adam kan tükürerek. "Sistem kilitli! Gemi kıyıdaki kayalıklara çarpmak üzere!"
Bu bölümün ilk 18 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Çoook güzel olmuş Yazar Hanım kaleminize sağlık
Yorum
Yorum bulunamadı.