Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
Strateji odasındaki dev ekranda Ankara’daki Askeri Lojistik Üssü’nün 3D krokisi belirdiğinde, odadaki tüm hava bir anda ağırlaştı.
ı. Biraz önceki şakalar, şınav muhabbetleri yerini buz gibi bir ciddiyete bıraktı.
Biricik, klavyesine son bir komut girip ekranı işaret etti. "Koleksiyoner’in şifreli ağından çıkan son veri bu. Batan yük gemisi sadece dikkat dağıtmaydı. Asıl büyük darbeyi yarın gece Ankara’daki Lojistik Üssü’nden çıkacak olan 'Kalkan-4' prototip füze savunma yazılımını çalarak vuracaklar."
Efe, ellerini masaya dayayıp ekrana yaklaştı. Yüzündeki o komik adam ifadesinden eser kalmamıştı. "Lojistik üssü bir kale gibidir. Oraya kuş uçurtmazlar. İçeriden bir yardımları yoksa kapısından bile geçemezler."
"Yardımları var," dedi Lena, dosyadan çıkardığı bir fotoğrafı masanın ortasına atarak. Fotoğrafta askeri üniformalı, rütbeli bir adam duruyordu. "Albay Turgut. İki aydır Koleksiyoner’in hesabından kripto para aktarımı alıyor. Üssün güvenlik protokollerini ve nöbet değişim saatlerini sızdıran adam bu."
Karan, masadaki fotoğrafı eline aldı. Adamın yüzüne bakarken çene kasları kasıldı. Yeraltı dünyasının pisliğini çok iyi biliyordu ama vatanına ihanet eden birini görmek, boksörün içindeki o kontrolsüz öfkeyi körüklüyordu.
"İçerideki haini ben hallederim," dedi Karan, sesi derin bir hırıltı gibi çıkarken. "Albay’ın karşısına bir asker değil, yeraltından gelen bir kabus gibi dikilmek lazım. Konuşması uzun sürmez."
Lena başını sallayarak reddetti. "Hayır Yaman. Askeri üsse siviller elini kolunu sallayarak giremez. Seni içeri ancak benim kişisel korumam veya özel danışmanım olarak sokabiliriz. Resmi kimliğin olmadan tek bir adım bile atamazsın."
"Benim resmiyetle işim olmaz Yüzbaşı," dedi Karan, fotoğrafı masaya geri fırlatarak. "Siz prosedürlerle uğraşırken adam belgelerle kaçar. Yöntemlerimizi birleştiriyoruz dedik; benim yöntemim kapıyı kırıp içeri girmektir."
Efe araya girip Karan’ın omzuna hafifçe vurdu. "Yavaş ol boksör, gaz pedalını biraz köklemişsin. Karşındaki Ordu. Kapıyı kırarsan seni ringe değil, müebbet hapise atarlar. Komutanı dinle."
Lena, Karan’ın tam karşısına geçti. Aralarındaki mesafe yine tehlikeli derecede azaldı. "Ankara operasyonu sıradan bir baskın değil Karan. Sızma operasyonu. Şüphe çekmeden içeri gireceğiz, Albay Turgut’u suçüstü yakalayacağız ve Koleksiyoner’in nereye kaçtığını onun ağzından öğreneceğiz."
Karan, Lena’nın kararlı gözlerinin içine baktı. Kızın haklı olduğunu biliyordu ama bu resmiyet onu boğuyordu. "Şınavlar ne olacak Yüzbaşı? Ankara’ya gitmeden önce borcumuzu ödemeyecek miyiz?"
Lena hafifçe gülümsedi. Oğlak gibi sert mizacının arkasında anlık bir yumuşama belirdi. "Ankara dönüşü... Şınavları ve koşuyu helikopter pistinde birlikte yapacağız Yaman. Şimdilik ertelendi."
Efe derin bir nefes aldı. "Çok şükür! Paçayı yırttık. Şuradan sağ salim dönelim de 300 şınav çekmeye razıyım."
"Plan şöyle," dedi Lena, haritayı yenileyerek. "Kasırga Timi olarak üst seviye güvenlik protokolüyle üsse giriş yapacağız. Efe, Aylin ve Osman çevre güvenliğini ve çıkış yollarını tutacak. Kuzey, üssü gören en yüksek hakim tepeye konuşlanacak. Biricik, üssün kamera sistemini kör edecek."
Bu bölümün ilk 15 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Gönderin bana şu albay turgutu bakın napacım ona nerde benim yadigar
Yinemi bölüm yok ya lütfen bir an önce gelsin diğer bölüm.
Yorum
Yorum bulunamadı.