Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
Koleksiyoner’in "Öldürün" emriyle birlikte devasa salondaki zaman adeta durdu. Korumalardan ikisi kılıfından çıkardığı taktik bıçaklarla Lena’nın üzerine atılırken, diğer iki iri kıyım adam Karan’ın etrafını sararak üzerine daldı.
Lena, ilk saldırganın bıçak hamlesini bileğinden kavrayıp adamın kendi ağırlığıyla arkaya doğru savurdu. Diğer adamın göğsüne indirdiği döner tekmeyle onu çalışma masasına yapıştırdı. Bir ajanın tüm hızı ve zarafetiyle iki korumayı saniyeler içinde etkisiz hale getirdi.
Ancak Karan... Karan olduğu yerde çakılı kalmıştı.
Karan’ın karşısındaki iri yarı, boynunda devasa bir çark dövmesi olan koruma, silahının emniyetini açıp Karan’a doğru alaycı bir şekilde sırıttı. Yüzündeki o eski yara izi, Karan’ın zihnine bir yıldırım gibi düştü.
O an, fırtınalı Karadeniz gecesi de yetimhane de silindi. Karan’ın gözlerinin önüne yıllar önce yangınlar içinde kalan o ev, çocuk yaştayken duyduğu o siren sesleri ve ailesinin cansız bedenlerinin yanından yürüyüp giden o dövmeli adamın yüzü geldi...
Karan’ın nefesi kesildi. Göğsü körük gibi inip kalkmaya başladı. Gözlerindeki o kontrolsüz, katıksız dehşet bir anda yerini cehennem zifirine bıraktı.
"Siz..." dedi Karan, sesi yeraltından gelen bir gürültü gibi boğuk ve titreyerek çıktı. "O gece... Ailemin olduğu evdeki adamlardınız."
Boynunda dövme olan koruma kaşlarını kaldırdı, sonra Karan’ın yüzündeki yara izini tanıdı. Dudaklarında kirli bir sırıtış belirdi. "Bak sen şu işe... Küçük velet büyüymüş, boksör olmuş. Ailen de o gece çok bağırıyordu çocuk."
Karan’ın içindeki tüm insanlık o saniyede patladı.
Karan bir insan gibi değil, yaralı bir canavar gibi öne fırladı! Adamın silah tutan elini öyle bir hırsla kavradı ki, kemiklerin kırılma sesi salonda yankılandı. Adam çığlık bile atamadan, Karan sağ yumruğunu bir balyoz gibi adamın suratına indirdi. Koruma geriye doğru savrulup yere yapıştı ama Karan durmadı.
Adeta cinnet geçiriyordu. Yılların biriken acısı, öfkesi ve intikam hırsı yumruklarına dolmuştu. Diğer koruma arkadan Karan’a saldırmaya çalıştı ama Karan arkasına bile bakmadan adamı boğazından yakalayıp devasa ahşap sütuna çarptı. Sütun ortadan ikiye çatladı!
"Yaman! Dur!" diye bağırdı Lena, Karan’ın kontrolü tamamen kaybettiğini görünce.
Karan, boynu dövmeli adamı yakasından tutup havaya kaldırdı. "Kim emretti?!" diye kükredi, adamın yüzüne kanlar saçılırken. "Ailemi öldürme emrini kim verdi?!"
Adam kan tükürerek masanın arkasında duran Koleksiyoner’e doğru baktı. "O... O verdi..."
Karan adamı bir çöp poşeti gibi kenara fırlattı. Ağır, aksak ama durdurulamaz adımlarla masanın arkasında gerileyen Koleksiyoner’e doğru yürümeye başladı. Sargılı ellerinden kanlar damlıyordu. Gözlerinde artık ne bir korku ne de bir tereddüt vardı; sadece intikam vardı.
Koleksiyoner cebindeki altın kaplama tabancaya davrandı ama Karan tek bir hamlede adamın bileğini kavrayıp silahı elinden söküp aldı. Adamı Boğaz manzaralı devasa cam panele doğru savurdu.
Bu bölümün ilk 16 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları