Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
Odanın içindeki sessizlik, dikiş iğnesinin Karan’ın teninden her geçişinde daha da ağırlaşıyordu. Karan tek bir an bile gözünü kırpmadı, acıyı lanetli bir zırh gibi kuşanmıştı. Lena ise profesyonelliğini korumaya çalışsa da kalbinin göğüs kafesine vuran ritmini Karan’ın duyabileceğinden korkuyordu.
Son düğümü atıp ipi kestiğinde, Lena derin bir nefes alarak geri çekildi. "Bitti," dedi, elindeki malzemeleri masaya bırakırken.
"Yüzündeki yaralar kapanır Karan. Ama ruhundaki o yaraları bu dikişler tutmaz." dedi Lena.
Karan ayaklandı. Bandajlı ellerini beline yerleştirip Lena’ya doğru iki adım attı. Boy farkı yüzünden Lena başını kaldırmak zorunda kalmıştı. Karan, aralarındaki o tekinsiz mesafeyi eriterek fısıldadı:
"Ruhum çoktan öldü Avukat. Ben sadece o tabutu taşıyan adamım. Ve o tabuta Aras’ı çivileyene kadar da durmayacağım."
Tam o sırada, salonun zifiri karanlığını Karan’ın koltuğa fırlattığı kırık ekranlı telefonun keskin titremesi böldü.
İkisi birden telefona döndü. Ekranda bilinmeyen bir numaradan gelen bir video mesajı duruyordu. Karan hızla telefona uzandı, Lena da hemen arkasından ekrana doğru eğildi.
Videoya bastıkları an, ekranda beliren görüntü Karan’ın damarlarındaki kanın buz tutmasına yetti.
Burası loş, rutubetli ve duvarlarında eski boks afişlerinin asılı olduğu yeraltı salonlarından biriydi. Kamera yavaşça açıyı değiştirdi ve salonun ortasındaki eski bir sandalyeye odaklandı. Sandalyede, elleri arkasından kalın halatlarla bağlanmış, ağzı bantlı bir kız oturuyordu. Üzerindeki üniversite sweatshirt'ü yırtılmıştı, gözlerindeki o saf korku ve dökülen yaşlar ekranın ardından bile insanı boğuyordu.
Biricik.
Karan’ın 19 yaşındaki, gözünden sakındığı canı, her şeyden uzak tuttuğu tek yaşam kaynağı.
Kamera biraz daha yukarı kalktı ve sandalyenin hemen arkasında duran, pahalı takım elbisesiyle tezat oluşturan o soğukkanlı, acımasız adamın yüzünü gösterdi. Aras.
Aras, kameraya bakarak buz gibi, tüyler ürpertici bir şekilde gülümsedi. Parmağıyla Biricik’in saçlarından bir tutamı yavaşça geriye doğru taradı. Kız korkuyla irkildiğinde, Aras kameraya doğru fısıldadı:
"Karan Yaman... Benim en iyi adamımı ringde ölesiye döverken çok eğleniyordun, değil mi? Ama unuttuğun bir şey var; yeraltında raundlar bitmez. Sen benim itibarımı vurdun, ben senin kalbini sökeceğim."
Aras videoda saatine baktı, gözlerini doğrudan kameraya dikerek o ölümcül darbeyi indirdi:
"Şu andan itibaren tam 24 saatin var. Yarın gece yarısı, o adamı indirdiğin kafese tek başına geleceksin. Karşımda dövüşeceksin. Eğer tek bir raund bile ayakta kalmayı başaramazsan ya da o yanındaki küçük avukat kıza gidip polisi karıştırmaya çalışırsan... Biricik’in o güzel yüzünü bir daha asla göremezsin. Zil çaldı Karan. Son raund başladı."
Video simsiyah bir ekranla son buldu.
Lena’nın nefesi boğazında düğümlendi, elleri ağzına gitti "Onu bulmuş..." dedi.
Karan’dan çıt çıkmıyordu. Ama odadaki hava bir anda öyle bir ağırlaştı ki, sanki duvarlar üzerlerine yıkılıyordu. Karan’ın bandajlı elleri öyle bir sıkıldı ki, dikiş dikilen yüzündeki o taze yaralardan tekrar kan sızmaya başladı. Gözleri tamamen kararmış, içindeki o yaralı yırtıcı zincirlerini koparmıştı. Telefonu avucunun içinde öyle bir sıktı ki, ekran tuzla buz oldu.
Bu bölümün ilk 19 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Yürü lenam yürüü
Yorum
Yorum bulunamadı.