Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
Zaman, namludan çıkmış bir mermi gibi hızla akıp gitmiş ve 24 saatlik sürenin son dakikaları liman bölgesinin üzerine kabus gibi çökmüştü.
Sisli, pis kokulu ve sadece dalga seslerinin yankılandığı 4 numaralı antreponun önündeydiler. Eski tekstil fabrikasının paslanmış demir kapıları kapalı görünüyordu ama içeriden dışarıya cılız bir bas müzik sesi ve jeneratör hırıltısı sızıyordu. Burası yeraltının kalbiydi; kanın paraya, paranın ise güce dönüştüğü o illegal arena.
Karan, üzerine geçirdiği siyah kapüşonlunun içinde adeta bir ölüm meleği gibi duruyordu. Parmaklarına taze sardığı siyah bandajları dişleriyle sıkarak sabitledi. Yüzündeki dikişler morarmış, ifadesi tamamen taşlaşmıştı.
"Son kontroller," dedi Karan, sesini neredeyse duyulmayacak bir seviyede tutarak. Bakışları, hemen yanındaki gölgede duran Lena’ya kaydı. Lena, dikkat çekmemek için üzerine tamamen siyah, dar kıyafetler giymiş, saçlarını arkada sıkıca toplamıştı. Elinde ise emniyetteki o özel birime bağlı olan sinyal cihazı vardı.
"Ben ana kapıdan girip doğrudan kafese yöneleceğim," dedi Karan
Lena’nın gözlerinin içine bakarak. "Aras ve tüm adamları beni bekliyor olacak. Ben ilk adımı attığım an, antreponun arka tarafındaki havalandırma tünellerinin olduğu eski yük kapısı gevşetilecek. Oraya sızacaksın." dedi.
Lena yutkundu ama gözlerindeki o avukat kararlılığı tek bir milim bile sarsılmadı.
"Kafese girdiğin an Aras seni doğrudan bitirmek isteyecek, Karan. Unutma, plana sadık kal. İlk üç raund boyunca onu sadece oyalayacaksın. Seni delirtmesine, öfkenle hareket ettirmesine izin verme. Ben Biricik’i bulana kadar ayakta kalmak zorundasın." dedi.
Karan birden Lena’ya doğru yaklaştı. Bandajlı elini kaldırıp genç kadının ensesinden tuttu ve alnını Lena’nın alnına yasladı. İkisinin de nefesi birbirine karışıyordu. Karanlığın ve ölüm tehlikesinin ortasında, aralarındaki o çekim dalgası bir kez daha tüm odayı yuttu.
"Eğer içeride sana bir şey olursa, o kafesi de o antrepoyu da Aras'ın başına yıkarım Lena," diye fısıldadı Karan, sesi tehlikeli bir yemin gibiydi.
"Kardeşim için dövüşeceğim... Ama senin o kapıdan sağ çıkman için o herifi ringde parça parça edeceğim." dedi net bir sesle
Lena, Karan’ın gözlerindeki o saf koruma içgüdüsünü hissettiğinde kalbinin teklemesine engel olamadı. "Bana bir şey olmayacak boksör. Şimdi git ve o herife yeraltının kralının kim olduğunu göster."
Karan alnını yavaşça çekti, arkasını döndü ve adımlarını antreponun devasa demir kapısına doğru yöneltti.
Kapıdaki iki silahlı koruma Karan’ı görür görmez telsizlerine sarıldılar ve kapıyı ardına kadar açtılar. Karan, cehennemin kapısından içeri adımını attığı an, içerideki yüzlerce insanın bağırışları, bahis çığlıkları ve vahşi tezahüratları dışarıya taştı.
"Karan Yaman! Karan Yaman geliyor!"
Lena derin bir nefes alarak karanlığın içinde kayboldu ve antreponun arkasına doğru koşmaya başladı.
Karan, spot ışıklarının altında, etrafı paslı demir tellerle çevrili o devasa ölüm kafesine doğru yürürken kapüşonunu arkaya fırlattı
Bu bölümün ilk 17 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Çok güzel bir bölümdüü
Yorum
Yorum bulunamadı.