Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
İlk raundun zil sesi antreponun paslı duvarlarında yankılandığı an, salondaki vahşi uğultu bıçak gibi kesildi.
Karan, kafesin tam ortasında gardını kaldırdı. Sol gözünün üzerindeki taze dikişler sızlıyor, şakaklarından aşağı süzülen ter damlaları bandajlarına karışıyordu. Karşısındaki Aras, ceketini fırlattıktan sonra o kışkırtıcı, kibirli gülüşüyle Karan’a doğru bir adım attı. Aras sıradan bir mafya lideri değildi; yeraltının en tekinsiz dövüşçülerinden biriydi.
"Bakalım avukat kızın arkasına saklanmak seni ne kadar korumuş, Karan Yaman," diye fısıldadı Aras, aniden öne fırlayarak.
Aras’ın sağ kroşesi havayı yırtarak Karan’ın çenesine doğru indi. Karan, Lena’nın tembihini aklından çıkarmıyordu: "İlk üç raund boyunca onu sadece oyalayacaksın." Kafasını hızla sola eğerek darbeden kaçtı ama Aras durmadı. Peş peşe gelen sert sol direkt ve mideye inen acımasız yumruk, Karan’ı kafesin demir tellerine doğru geriletti.
Demir teller Karan’ın sırtına battığında, locada zincirlenmiş olan Biricik acı içinde çırpındı, ağzındaki bandın arkasından boğuk bir çığlık koptu. Karan kardeşinin gözyaşlarını gördüğü an içindeki canavarın zincirlerini koparmamak için dişlerini kırdı.
Yumruğunu sıkıp Aras'ın yüzünün ortasına indirmek istiyordu ama hayır... Zaman kazanmalıydı. Lena için zaman kazanmalıydı.
Aynı saniyelerde, antreponun labirenti andıran karanlık arka koridorlarında Lena, elindeki fenerin cılız ışığıyla ilerliyordu. Kalbi adeta göğüs kafesini delip çıkacaktı. Adım sesleri jeneratörün gürültüsü arasında kayboluyordu.
Elektrik panolarının olduğu ana odaya ulaştığında parmakları titreyerek cebindeki sinyal cihazını çıkardı. Plana göre, Biricik’in tutulduğu odaya giden koridoru bulmalı ve polisi çağıracak sinyali tam o noktada ateşlemeliydi. Ancak köşeyi döndüğü an karşısına çıkan iki silahlı korumayla nefesi boğazına tıkandı.
"Hey! Kim var orada?" dedi korumalardan biri, silahının emniyetini açarak.
Lena hızla arkasındaki karanlık odaya sızdı, sırtını duvara yaslayıp nefesini tuttu.
Eğer burada yakalanırsa, Karan’ın kafesteki tüm çabası boşa gidecekti. Koruma adım adım odaya yaklaşırken, Lena yerdeki paslı bir demir parçasını eline aldı. Avukatlık cübbesini giydiği günleri düşündü; adaleti korumak için bazen kuralları yıkmak gerekirdi. Koruma kapı eşiğinden içeri adımını attığı an, Lena elindeki demiri tüm gücüyle adamın eline vurdu. Silah yere düşerken, adamın ağzını kapatıp onu karanlığın içine çekti.
İkinci raundun zili çaldığında kafes resmen bir kan gölüne dönmüştü.
Karan, Aras’ın bitmek bilmeyen saldırılarına karşı sadece savunmada kalmaya çalışıyordu ama Aras tecrübeliydi. Karan’ın sol gözündeki dikişleri hedef alan sert bir sol direkle o taze yarayı patlatmayı başarmıştı. Karan’ın yüzünden aşağı akan kan, görüşünü bulanıklaştırıyordu.
"Bu kadar mı Yaman?" diye kükredi Aras, dizini Karan’ın midesine geçirirken.
Karan acıyla iki büklüm oldu. "Benim adamımı ringe gömerken aslan kesiliyordun. Şimdi bir korkak gibi kaçıyor musun?"
Karan acıyla sırıttı, ağzındaki kanı yere tükürdü. Gözlerini Aras’ın gözlerine dikti. "Kaçmıyorum Aras... Seni sadece ecelinle tanıştırıyorum."
Bu bölümün ilk 16 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Stresten saçlarım dökülecek jkjkjk
Aaaaay Çooooooook heyecanlı yaaaa 🥰🥰🥰🥰
Yorum
Yorum bulunamadı.