Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
Arabandan indiğimizde farklı bir eve gelmiştik ve bu ev eski evimiz gibi olmasada güzeldi ama içimdeki o tanıdık kötü his bir türlü geçmek bilmiyordu sanki içimizden biri zarar görcek bu arada bu evlilik konusunu Murat abim Merte söylemişti merti olay çıkarır bağırır sanmıştım ama öyle olmadı gayet sakin bir sesle "denesin denemkle kalır" demişti bu sakin hali üçümüzüde germişti konuyu dağıtan ben olmuştum "Şeyy odama çıksam biraz yorgunumda bidee Mertle uyuyabilirmiyiz son zamanlarda yanlız uyumaktan korkuyorum"diye dediğimde üçüde anında buzları eritmişti normal şartlarda asla izin vermezlerdi ama son yaşadıklarımı düşündüklerinde kabul etmişti Mertle odama çıktıtığımızda yatağa girdik duvar kenarına doğru yaklaştım ardından Mertte yanıma girip o kaslı ve sevdiğim kollarıyla beni sıkıca sardı sanki gitmemden korkarmış gibi saçıma öpücük kondurdu ve o da uykuya dalamaya çalıştı bir andan uyumaya çalışıyordum bir andanda zihnimdeki seslerle mücadele etmeye çalışıyordum zihnimde sadece bir kelime vardı "evlenmek"korkuyordum ya gerçekten evlendirirlerse hepsi benim yüzümden eyer onlarla gelmeseydim en başında belki onları bu kadar beleya bulaştırmazdım belkide gitmeliydim belki gidersem onların peşini sevdiğim kişilerin peşini bırakırlardı diye düşünürken telefonum titredi yabancı bir numaraydı ilk başta Mertin nefes alış verişi düzenli bir haldeydi titreyen ellerimle mesajı açtım mesajda şunlar vardı "eyer sabah 4 de attığım konuma gelmessen sevdiklerinle vedalaş küçük kızım" gözlerim dolmuştu hayır hayır nasıl nefes alcaktım onlarsın nasıl yaşıcaktım göz yaşlarım sicim gibi akarken aklımda tek bir karar vardı her nekadar istemesemde gidicektim onları korumak için herşeyi yapardım son kez Mertin uyurken fotoğrafını çektim pek fazla fotoğrafımız yoktu en azından yokluğumda ona bakmakla yetinirdim onun telefonunu aldım ve bende kendi fotoğrafımı çekmiştim saat 2 ye geliyordu ve benim tekbir pilanım bile yoktu Merti uyandırmadan yataktan çıktım ve sessizce etrafa baktım tam umudum kesilmişken üstünde acil durumlarda kullanılan tuşlu bir telefondu olurda başıma bir şey gelirse diye nolur nolmaz aldım ve cebime yerleştirdim konuma girdiğimde konuma 30 dakikalık yürmüme mesafesi vardı ben odayı ararken saat 3 olmuştu vakit yoktu oyüzden Bismillah diyerek çıktım odadan heryer karanlık ve sessizdi evdeki herkes uyuyordu adeta ölüm sessizliği vardı bu işime gelirdi sessizce merdivenleri indim ve evin bahçesine çıkmayı hedefledim ama gördüklerim adeta kanımı doldurdu evin etrafında 100 den fazla koruma vardı bunları nasıl atlatıcam diye düşünürken aklıma bir fikir geldi evet kabul ediyorum çok saçma ama kapıyı açtım ve elimi kolumu sallayarak dışarı çıktım korumalardan biri "Selen hanım bu saatte nereye gidiyorsunuz"diyerek tüm gözleri üzerime çekti gözlerimi doldurarak sesimi olabileceği kadar titrettim ve "Son zamanlarda çok şey yaşadım ve uyumaya korkuyorum her uykuya yenik düştüğümde zihnimde korkuç şeyler duyuyorum az öncede duydum ve gerçekten biraz hava almaya ihtiyacım var yarım saat dolaşıp gelicem" dedim korumalar bu çaresizliğime karşı koyamamıştıki biri hariç "Tamam bekleyin Murat beyi arayayım onunda haberi olsun"dedi hayır yaa inkar etsem olmaz desem dahada şüphelencek derin bir nefes aldım ve "Peki ara "dedim ve hızlınadımlarla villadan çıktım arkamdan "Selen hanım durun"diye seslenselerde aldırmadım ve koşmaya başladım anlamışlardı işte tam yoruldum derken konuma vardığımı anladım siyah bir minübüsün beni beklediğini gördüm ve yaklaştığım gibi minübüs açıldı içerde o adam vardı biyolojik babam beni gördüğünde yine o iğrenç kahkasını attı ona ters ters bakarak ilerledimde arkadar "Selen!"diye tanıdık o 3 bağırışı tanıdım Ailem bir tarafta Sevgilim ve abilerim bir tarafta da o adam ama kararımı vermiştim onlar için gidecektim başka bir seçenek yoktu son kez onlara baktım ve "S-sizi çok seviyorum"dedim ve dediğim an kapılar kapandı ve minibüs son hızla gitti gittiği gibi ağlamaya başladım bitmişti işte hikayemiz beni bu hayyatta gerçekten seven o 3 insanı kaybetmiştim yandan bir el saçımı okşadığını hissetmiştim elimin tersiyle var gücümle bağırdım "Sakın sakın bir kere daha dokunma bana pisl-"diyemeyerek yanığımda sıcak bir tokat hissetmiştim o adam bana tokat atmıştı tokatın sertliğiyle başım yana doğru düşmüştü beynimde okadar acı bir sızı vardıki kendime gelememiştim beni bir tokatla susturacağını sanıyorsa yanlıyordu korkup sus pus olcağım sanıyordu maalesef dahada yanılıyordu bende tüm cesaretimi toplayım ona okkalı bir tokat yapıştırdım kimse bunu beklemiyordu minübüsün içinde ölüm sessizliği olmuştu şöför arabayı sağa çekmişti bir kaç adam inip ellerimi arkadan bağlamışlardı ama ben elim dursa ağzım durmazdı bildiğim bütün hakaretleri söylemeye başladim adamın egosunu yerlebir etmiştim tekrar tokat attı ama atmayla yetinmedi sopayla karnıma vurmuştu acıdan gözlerim dolmuştu ama ona belli etmedim başımı kaldırdığımda bizi çeken bir kamera vardı ve onu Murat abim gile gönderceğini söylemişti şimdiden pişman olmuştum ama ben susarmıyım ASLA devam ettim bu sefer adamlardan biri ağzımı bantla kapatmıştı ne kadar sertse bir türlü konuşamamıştım sessli bir şekilde yönümü cama doğru çevirdim yolumuz gerçekten de ıssızdı ve soğuk tek bir canlı yaşamı yoktu ve uzaklardan bir depo gibi bir yer gördüm umarım içerisi aydınlıktır yoksa her ne kadar itiraf etmek istemesemde karanlıktan korkuyordum araba durduğunda iki adamı beni yaka paça depoya bildiğiniz çöp atar gibi fırlatmışlardı ve ardından kapımı kitlemişlerdi kapıya vurmaya çalıştım ama nafile kollarım arkadan bağlı olduğu için hiçbirşey yapamıyordum ve her oynattığımda canımı daha çok acıtıyorlardı korkumu unutmaya çalışıp etrafa bakmaya çalıştım odada köşede bir kamera vardı güldüm kaçmamdan bu kadarmı korkuyorlardı ama sonra bir şey kafamı kurcaladı ve dua etmeye başladım umarım o kamera abimgile gönderilmez diye düşünürken deponun kapısı açıldı gelen o adam ve yanınıda tanımadığım bir adam vardı adam simsiyah giyinmişti kehriban gözleriyle adeta etrafa diz çöktürüyordu yanındada benim yaşlarımda bir erkek vardı bu kadar da olmaz resmen babasının kopyasıydı iki adamında gözlerinde acıma vardı adam "Bizim gelin bumudur?"dedi gözlerimi devirmekle yetindim bence cevabım belli oluyordu babam "Evet bu kızdır bence gayet iyi anlaştık"dedi gülerek aynı şekilde adamda güldü onlar son konuşmayı yaparken dışarı çıktılar o dada sadece o ve ben kalmıştık sadece ağzımı açmıştı açar açmaz suratına tükürdüm o kızmak yerine gülerek yüzünü sildi eliyle çenemi kavradı ve pisikopatlara özgün güldü ve aramızdaki mesafeyi hızlıca kapattı ve şunları söyledi"Benimle evlenmessen seni seven herkesi gözlerinin önünde öldürürüm ve bu acıyla bir ömür boyu yaşarsın seçim senin" dedi ve kapıyı çarparak çıktı ağlamaya başladım "Allahım napıcam ben şimdi eyer hayır dersem sevdiklerim ölücek evet dersem benim hayatım bitecek napıcam ben şimdi" dedimMERT Mert "Abi sevdiğim kız gitti napıcam ben şimdi onsuz"diyerek bağırıken ben ve Oğuz da farklı değildi canları ciğerleri gözlerinin önünde gitmişti ve gitmesinin bir açıklaması illaki vardır kesinlikle o pislik kardeşimizi tehtit etmişti sakinleşmeye çalıştım ama olmuyordu aklım ondaydı napabilirim napabilirim diye düşünürken telefonuma bir bildirim geldi tanımadığım bir numaraydı video gönderilmişti üçümüzünde bakışı telefona kitlenmişti arabada o ve selen vardı selen bağrıyor ve adama resmen hakaret ediyordu adamın egosunu öyle yerle bir etmiştiki adam daha fazla dayanamadı ve kardeşimize vurmuştu üçümüzünde elleri yumruk olmuştu derken hiçbirimizin beklemediği bir şey olmuştu Selen adama resmen osmanlı tokadı atmıştı Selenin yüzünde vatan gülüşü vardı adeta bunu beklemiyordum ister istemez dudaklarım kıvrılmıştı sonra birden video kapanmıştı bu kadardı Mert sinirle "resmen adam sevgilime tokat attı ya benim canım acıdı r onu düşünemiyorum bile "dedi sesi sonlara doğru titreyerek çıkmıştı sonra ardından bir video daha geldi bu sefer depodaydı ve depoya getiriken resmen kızı poşet atar gibi depoya atmışlardı şaka gibi ya ardındanda kapıyı üstüne kilitlemişlerdi ama ona söz seni ordan kurtarcam çiçeğim sadece dayan ardından kapı açılmıştı içeri giren kişileri tanıyınca şok oldum bunlar...
Bu bölümün ilk 1 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Kshdksksk bu akşam atarım cnm
Devamı ne zaman acil atmalısın
Yorum
Yorum bulunamadı.