Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
Sabahın yedisinde gözlerimi açtığımda, zihnimde çalan tek bir melodi vardı: İntikamın Tatlı Melodisi.
(İtiraf ediyorum, gece hırsımdan pek uyuyamamıştım. Kafamın içinde Doğu’ya verebileceğim muazzam kapaklar tasarlayıp durdum. Kimisi çok zekiceydi, kimisi ise coğrafya dersi öğretmenimi bile ağlatacak düzeyde mantıksızdı ama olsundu. Önemli olan niyet!)
Üzerime bol bir eşofman altı ve crop bir tişört geçirip saçlarımı alelacele topladım. Aynadaki yansımama baktığımda gözlerimin altındaki hafif morlukları gördüm.
"Harika," diye fısıldadım kendi kendime. "Adam ilk geceden beni zombi moduna sokmayı başardı. Ama dur sen Doğu Bey, esas matkap sesini birazdan duyacaksın."
Salona geçtiğimde Elif koltukta bir top gibi kıvrılmış hâlâ uyuyordu. Ona hiç dokunmadım, görev adamı yalnız çalışırdı. Doğruca mutfağa geçip gözüme kestirdiğim ilk ağır şeyi seçtim: Dün geceden kalma tahta kaşığım ve metal süzgeç.
Planım son derece basitti. Balkona çıkacak, tam Doğu’nun yatak odasının hizasına denk gelen tarafta 'yanlışlıkla' bir temizlik seansı başlatacak, metallerin ve ahşabın o muazzam senfonisiyle Doğu’ya günaydın diyecektim.
Balkon kapısını açıp serin sabah havasını içime çektim. Kuşlar ötüyor, güneş tatlı tatlı yükseliyordu. Tam ritmik bir şekilde süzgece vurmaya hazırlanıyordum ki...
Yan balkonun kapısı açıldı.
Bu bölümün ilk 8 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları