Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
Uraş ve Zehra içeriden çay tazelemek için kalktığında, bahçedeki masada derin ve gergin bir sessizlik hâkimdi. Melike’nin kalbi göğüs kafesini yırtacakmış gibi çarpıyordu. Beline kadar gelen kapkara düz saçlarını hırsla omzunun arkasına attı, sandalyesini Alper’e doğru çevirdi.
"Bak egzoz kafalı..." dedi Melike, sesinin titrememesine gayret ederek. "O kalemlikteki fotoğraflar neydi, Uraş abinin 'günlerdir o kızı anlatıyordu' demesi ne alaka?! Açık konuş benimle!"
Alper sırtını arkasındaki ahşap sandalyeye yasladı. Dudaklarının kenarındaki o her zamanki alaycı, ukala tebessüm derinleşti. Koyu gözlerini Melike’nin yanakları kızıla çalmış yüzüne dikti.
"Gerçekten o fotoğrafları benim çektiğimi mi sandın kırmızılı?" dedi Alper, sesi adeta içini okur gibi kendinden emin çıkıyordu.
Melike kaşlarını çattı. "Ne demek yani? Senin kalemliğinden çıktı onlar!"
Alper elini cebine attı. O kuşe kağıda basılmış fotoğrafları çıkarıp masanın üzerine, Melike’nin önüne tek tek dizdi.
"O fotoğrafların arkasına hiç bakmadın galiba," dedi Alper alçak bir sesle. "Biri geçen haftaki maç çıkışından, biri kampüsten... Ama en alttakine bak bakalım. Tarihi ne yazıyor?"
Melike titreyen elleriyle en alttaki sararmış fotoğrafı eline aldı. Fotoğrafta bir ortaokulun bahçesi, basketbol potasının altında siyah motorun üzerinde oturan ortaokullu bir Alper vardı. Ve fotoğrafın arkasında Melike’nin kendi el yazısıyla yazılmış bir not duruyordu:
“06.10.2020 - Yine o motorun üzerindeydi. Galiba onu izlediğimi hiçbir zaman bilmeyecek...”
Melike’nin nefesi boğazında tıkandı. Kan bir anda yüzünden çekildi, ardından alev alev yanaklarına hücum etti. Gözleri şaşkınlıktan ve utançtan kocaman açıldı.
(Melike'nin İç Sesi: Hayır... Hayır, hayır, hayır! Olamaz! O fotoğrafın orada ne işi var?! Ben onu ortaokuldan beri sakladığım gizli kutumda tutuyordum! Çantama kalemliği koyarken yanlışlıkla mi karıştırdım?! Mahvoldum ben, bittim! Yerin dibine girsem daha iyi!)
"Sen..." dedi Melike, sesi pürüzlü ve aşırı kısık çıkarken. "Sen bunu nereden..."
"Dün amfide çantanı karıştırırken o eski defterinin arasından düşürdün kırmızılı," dedi Alper, öne doğru eğilerek. Fısıltısı Melike'nin kulağını teğet geçti. "Ben de merak edip kalemliğime koydum. Diğer fotoğrafları da senin o gizli albümünden düşürdüğünü anlayınca parçalar birleşti tabii."
Alper’in bakışlarındaki alay yerini tehlikeli bir farkındalığa bıraktı.
"Ben seni caddede motorun önüne atlayan hırçın bir kız sanıyordum," dedi Alper, gözlerini Melike’den ayırmadan. "Meğer sen beni ortaokuldan beri, tam 6 aydır gizli gizli seviyormuşsun. O hırçınlığının, o nefret kılıfının altında meğer 6 aylık bir platonik aşk yatıyormuş."
Melike olduğu yerde adeta taş kesti. Beline kadar inen kapkara saçları omzundan öne dökülürken gözlerini kaçırmaya çalıştı ama Alper elini uzatıp çenesinden hafifçe tutarak yüzünü kendine çevirdi.
(Melike'nin İç Sesi: Rezil oldum... Yıllardır kalbime gömdüğüm, kimseye söyleyemediğim o sırrı egzoz kafalı kendi elleriyle çıkardı ortaya! Ben ona nefret duyuyorum rolü yaparken, o benim ona olan çocukluk aşkımı öğrendi!)
Bu bölümün ilk 17 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Her bölümün sonunda neredeyse patlamak üzere olan bir İzmir bombasına dönüyorum 😄😄😄
Aşkım bayıldım ellerine sağlık
Çok merak ediyorummm
Yorum
Yorum bulunamadı.