Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
Zehra ile Uras ellerinde taze çaylarla bahçeye döndüklerinde masadaki hava tamamen değişmişti. Melike utançtan alev alev yanan yanaklarıyla başını önüne eğmiş, parmaklarıyla oynuyordu. Alper ise zafer kazanmış bir komutan edasıyla arkasına yaslanmış, gözlerini bir saniye bile kızdan ayırmıyordu.
"Hayırdır Melike, rengin atmış senin?" dedi Zehra çayları masaya bırakırken. "Az önce kaplan gibiydin, şimdi pusuya düşmüş kedi gibi bakıyorsun."
"İyiyim kuzen, bir şey yok..." dedi Melike, sesi adeta bir fısıltı gibi çıkarken. Beline kadar gelen kapkara düz saçlarını yüzünü kapatmak ister gibi öne doğru çekti.
(Melike'nin İç Sesi: Ne olsun Zehra, ne olsun?! 6 aydır kalbime gömdüğüm, geceleri rüyamda gördüğüm tek adam şu an arkamda ajanda gibi sırlarımla oturuyor! Bitti karizma, sıfırlandı! Yerin dibi var mı şuradan gireyim?!)
Alper çay bardağını eline aldı, gözlerini Melike'nin titreyen ellerine dikip hafifçe gülümsedi. "Melike biraz yoruldu sanırım Uras abi. Okuldaki o yoğun tempo, iddialar falan... Bünyesine ağır geldi."
Uras kıkırdadı. "Alper’in temposuna ayak uydurmak zordur Melike, alışırsın."
"Alışırım..." diye mırıldandı Melike dişlerinin arasından. Başını kaldırıp Alper’e tam bir nefret (ve biraz da yakalanmışlığın verdiği hırs) dolu bakış fırlattı.
Alper masanın altından bacağını hafifçe Melike’nin dizine sürttü. Eğilip sadece Melike’nin duyabileceği bir sesle konuştu: "Sessizleştin kırmızılı? Hani 'egzoz kafalı' diyordun, hani o kaskı kafamda kırıyordun? Ortaokuldan beri o kaskın altındaki adama aşıksın meğer..."
"S sus..." dedi Melike fısıltıyla, gözleri kısılarak. "Zehra duyacak!"
"Duysun," dedi Alper keyifle. "Kuzenine 'Ben bu çocuğun fotoğrafının arkasına 2020'de not yazmıştım' deriz, fena mı?"
(Melike'nin İç Sesi: Ulan adam beni resmen avucunun içine aldı! Her kelimesiyle ayrı bir köşeye sıkıştırıyor! Ama bekle sen egzoz kafalı... Bu 6 aylık sevgiyi öğrendin diye sana teslim olacağımı sanıyorsan çok yanılıyorsun!)
Akşamüstü eve dönme vakti geldiğinde Melike hemen ayaklandı. "Zehra ben artık gideyim, yarın erken dersim var."
"Tamam canım, Alper bıraksın seni," dedi Zehra.
Melike tam "Yok ben otobüsle—" diyecekken Alper ayağa kalkıp motor kaskını eline aldı. "Atla kırmızılı. Sevgilimi otobüslerde süründürecek değilim ya."
Bahçe kapısından çıkıp motorun yanına geldiklerinde Melike durdu. Rüzgar uzun siyah saçlarını savururken Alper’e döndü. Yanaklarındaki kırmızılık hâlâ geçmemişti ama gözlerinde o eski hırçın ateş yeniden parlamaya başlamıştı.
"Bana bak Alper..." dedi Melike parmağını adama doğru sallayarak. "O fotoğrafı birine gösterirsen, ya da o iddiayı bu öğrendiğin şey yüzünden abartırsan—"
Alper adım atıp Melike’nin önünde durdu. Parmağını tutup yavaşça aşağı indirdi. Yüzündeki o alaycı gülüş yerini garip, derin bir ciddiyete bıraktı.
"Ne yaparsın kırmızılı?" dedi Alper, sesi ilk defa bu kadar pürüzsüz ve alçak çıkıyordu. "Yine benden nefret ediyormuş gibi mi davranırsın? 6 aydır yaptığın gibi mi?"
Bu bölümün ilk 18 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Bu sefer bomba olmadım ama bir sonraki bölümde pat diye ortadan patlayacağımdan eminim 
Çook güzrl olmuş Yazar Hanım şımartıyorsunuz beni
Canım eline sağlıkk çok güzel olmuşş🫶
Yorum
Yorum bulunamadı.