Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
Melike masanın üzerindeki o melek kanatlı silgiye adeta kilitlenip kalmıştı. Zihni bir anda 6. sınıfın o gürültülü koridoruna, Alper’den kaçarken kalbinin nasıl boğazında attığı o ana gitti. Yıllardır kaybolduğunu sandığı, hatta varlığını bile unuttuğu o küçük silgi, şimdi Alper’in parmaklarının altında duruyordu.
(Melike'nin İç Sesi: Şaka mı bu?! Ortaokulda utancımdan arkamı dönüp kaçarken düşürdüğüm silgiyi... Yıllardır saklamış mı?! Bu adam gerçekten ben onun yüzüne bile bakamazken beni her ayrıntımla kaydetmiş zihnine!)
"Sen..." dedi Melike, sesi heyecandan ve şaşkınlıktan pürüzlenerek. Beline kadar inen kapkara, düz saçlarını panikle omzunun arkasına itti. "Sen bunu hâlâ saklıyor musun?!"
Alper parmağını silginin üzerinden yavaşça çekti. Dudaklarının kenarındaki o her zamanki ukala ama bu sefer bambaşka bir sıcaklık taşıyan tebessümüyle Melike’ye baktı.
"Sana ait olan hiçbir şeyi kaybetmedim ki kırmızılı," dedi Alper, sesi adeta amfideki bütün gürültüyü bıçak gibi kesecek kadar net ve kendinden emindi. "O gün koridorda benden kaçarken arkanda bıraktığın bu silgi, benim seni ilk defa elime geçirdiğim anımdı."
Melike’nin yanakları anında alev aldı. Yüzüne yayılan sıcaklığı gizlemek için başını çevirmek istedi ama tam o sırada yan sıradan yükselen topuklu ayakkabı sesleri ortamdaki büyülü havayı bir anda dağıttı.
Aysu, elinde buzlu kahvesiyle sıranın başında bitmişti. Bakışları önce masadaki o eski silgiye, sonra da Alper’le Melike’nin arasındaki o aşırı yakın mesafeye kaydı. Yüzünde kibirli bir küçümseme belirdi.
"İnanmıyorum Alper..." dedi Aysu, sesini amfideki herkesin duyabileceği bir tona ayarlayarak. "Gerçekten bu kızın anaokulundan kalma çocukça oyuncaklarıyla mı vakit geçiriyorsun? Hani sadece bir haftalık iddiaydı? Fazla uzatmadın mı bu sahte sevgililik oyununu?"
Amfideki uğultu bir anda bıçak gibi kesildi. Herkes kafasını çevirip onların olduğu sıraya bakmaya başladı. Bade ve Nil gergince doğrulurken, Melike’nin gözlerindeki o şaşkınlık yerini anında o tanıdık hırçın ateşe bıraktı.
(Melike'nin İç Sesi: Geldi yine çakma sarışın! Tam da Alper’le aramızda bir şeyler düzeliyor derken burnunu sokmazsa hatırı kalır zaten!)
Melike tam sıradan doğrulup Aysu’ya ağzının payını verecekti ki, Alper’in elini masanın altından uzatıp Melike’nin dizine hafifçe koyduğunu hissetti.
'Dur, ben hallederim' der gibi bir hamleydi bu.
Alper oturduğu yerde hiç istifini bozmadı. Sırtını arkaya yasladı, koyu gözlerini ağır ağır Aysu’ya çevirdi. Bakışlarındaki o biraz önceki yumuşaklıktan eser kalmamış, yerini buz gibi bir soğukluk almıştı.
"Lafına dikkat et Aysu," dedi Alper, sesi tehlikeli bir sakinlik taşıyordu. "Ayrıca oyun falan değil. Melike benim sevgilim. Şimdi kahveni alıp sırana dönersen sevinirim, manzarayı kapatıyorsun."
Aysu’nun ağzı şaşkınlıktan açık kaldı. "Ne?! Sen ciddi olamazsın Alper! Bu kız senin dengin bile—"
Gözlerini Aysu’dan çekip doğrudan Melike’ye dikti.
"Benim dengim de, geçmişim de, geleceğim de tam olarak bu kız," dedi Alper. Fısıltısı Aysu’yu adeta yerin dibine sokarken, Melike’nin kalbine bomba gibi düştü. "Şimdi ikile Aysu."
Bu bölümün ilk 17 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Ah minik Civcivim izninle Alper’e alkışlamak istiyorum gerçekten o Aysu denilen haddini aşmış kıza harika bir cevap verdi 
Ve mükemmel bişey bu 😍😍😍
Nezaman bölüm Atıyosun
Mükoooo
Aşkım balım bebeğim yine her zamanki gibi mükemmel ötesi olmuş
Güzelim süper gidiyor ama biraz daha uzun yazar mısın 💝
Yine harika bir bölümdü ellerine sağlık yazar hanımm
off bekledimize değdi muq bir yeni bölüm
Yorum
Yorum bulunamadı.