Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
Bazı vedalar hiç edilmedi anne...
Bazı sarılmalar yarım kaldı baba. Siz o yağmurlu gecede gittiniz
ama ben hâlâ o kapının arkasında, sizin 'Geldik kızım' demenizi bekliyorum.
✧・゚: *✧・゚:* ── *:・゚✧*:・゚✧
Sabahın ilk ışıkları sisli gökyüzünü henüz aydınlatırken, şehir derin bir uykudaydı. Yağmur durmuş, yerini nemli ve buz gibi bir rüzgara bırakmıştı.
Melike teyzesine haber vermeden, sessizce evden çıkmıştı. Üzerinde siyah uzun kabanı, beline kadar gelen kapkara düz saçları ve elinde tuttuğu iki demet taze kırmızı karanfülle sessiz sokakta yürüyordu. Yanında kimse yoktu. Ne arkadaşları, ne teyzesi, ne de Alper... Bu vedasız geçmişle tek başına yüzleşmek istiyordu.
Nihayet mezarlığın demir kapısından içeri girdi. Toprak kokusu, çam ağaçlarının hışırtısı ve mezar taşlarının o ağır sessizliği yüzüne çarptı.
Adımları ezbere bildiği o iki yan yana mezara doğru ilerledi. Yıllardır kaçtığı, her geldiğinde dizlerinin bağının çözüldüğü o iki taşın önünde durdu.
"Ahmet K. - Sevim K."
Annesi ve babası...
Melike ellerindeki karanfilleri sımsıkı sıktı. Beline kadar inen siyah saçları rüzgarda savrulurken, dizlerinin üzerine, o soğuk ve nemli toprağın tam ortasına çöktü.
Karanfillerin bir demetini babasının, diğer demetini de annesinin mermer taşının üzerine bıraktı.
Titreyenellerini, soğuk mermerin üzerinde gezdirdi.
"Ben geldim..." dedi Melike. Sesi fısıltı gibi çıktı, rüzgarda kayboldu.
"Sözünü tutan o küçük kız geldi anne..."
Gözlerinden süzülen bir damla yaş, annesinin adının yazılı olduğu mermere damladı.
"Siz 'Erkenden geleceğiz' demiştiniz..." diye devam etti, hıçkırığı boğazına dizilirken.
"Ben kapıyı kimseye açmadım baba. Kulaklarımı tıkadım, saatlerce o karanlık köşede bekledim. Ama siz gelmediniz..."
Melike başını annesinin mezar taşına yasladı. Yıllardır içine attığı o çocuksu yalnızlık, o çaresiz kırgınlık bir anda dışarı döküldü.
"Çok zor büyüdüm anne..." diye fısıldadı. "Herkes benden kaçsın diye çok hırçın oldum. Kimseyi sevmeyeyim, kimseye bağlanmayayım dedim. Çünkü sizden sonra anladım ki... Çok sevince gidiliyormuş."
Rüzgar ağaç dallarını hafifçe salladı. Sanki annesinin ve babasının ruhu kızlarının saçlarını okşuyordu.
Melike gözlerini kapatıp toprağa sarıldı. O devasa mezarlıkta, o iki mezar taşının arasında tek başınaydı. Ama 8 yaşındaki o küçük Melike, ilk defa o kapının arkasından çıkıp anne ve babasına sarıldığını hissediyordu.
"Sizi çok özledim..." dedi Melike, gözyaşları toprağa karışırken. "Çok özledim..."
Başka ne diyebilir di ki onlara ?
Onlara kırgın olduğunu mu? Evet kırgındı onu tek bıraktıkları için
O an aklına eski anıları canlandı...
Gitmişlerdi... ama araları asla iyi olmayan akrabaları olan Salih bey ve Yasmin hanımın evine...
istememişti Melike sevmiyordu onları, hep kötülerdi melikeyi Yasmin .
Anne ve babasının katili...
Yasmin ve Salih olabilir miydi?
Bu bölümün ilk 30 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Çok duygusal olmuş ama gzlll
Bölüm mükemmel de neden Melike'nin anması babasını öldürdükleri veya onlar mı of ya kafam allak bullak oldu
Çok güzel ellerine Sağlık ❤️❤️
❤️❤️❤️❤️❤️❤️❤️❤️❤️❤️❤️❤️❤️❤️❤️❤️❤️❤️❤️❤️❤️❤️❤️❤️❤️❤️❤️❤️❤️❤️❤️❤️❤️
Yorum
Yorum bulunamadı.