Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
🍓 ─────── ♡ ─────── 🍓
Ankara dönüşünün ve o duygu dolu blog yazısının üzerinden iki gün geçmişti. Mahallede güneş tepedeyken, çocukluğun ve mahalle kültürünün kalbinin attığı tek bir yer vardı: Tozlu Arsa.
Ancak o gün arsadaki hava dostane bir maç havasından çok, patlamaya hazır bir bomba gibiydi.
Alper, kalelerin direği niyetine konulmuş taşların arasında, üzerindeki Türkiye forması ile dikiliyordu. Melike ise beline kadar gelen kapkara saçlarını sıkı bir atkuyruğu yapmış, üzerindeki milli takım forması ve hırslı gözleriyle sahanın tam ortasındaydı. Yanlarında Uras, Serkan, Bade, Nil ve elinde düdükle hakemlik yapmaya çalışan Kayra vardı.
"Bakın baştan söylüyorum!" dedi Kayra, düdüğü boynuna düzeltip ortada durarak. "Ankara'dan yeni döndük, duygusaldık, asildik falan ama bu sahada dostluk nostaljisi yemez. Ben adil bir hakem olacağım. Faul yapanı yakarım!"
"Sen önce düzgün düdük çalmayı öğren Kayra!" diye bağırdı Serkan, topu ayağının altında sektirirken. "Geçen maçta Alper’in net penaltısını yedin!"
"Ne penaltısı ulan?!" diye çıkıştı Alper, kaşlarını çatarak. "Topa müdahale ettim ben! Ağlama Serkan, geç defansa!"
Melike topun başına geçti, gözlerini Alper’e dikti. "Egzoz kafalı, çok konuşma da topuna bak. Bu maç kaybeden takıma mahalledeki bakkaldan herkese soğuk gazoz aldırma iddiası var, hatırla!"
"Gazozlar şimdiden soğusun kırmızılı," dedi Alper kendinden emin bir sırıtışla. "Çünkü bu sahada benim takımı devirecek kadro henüz doğmadı."
"Göreceğiz!" dedi Melike ve Kayra’nın tiz düdük sesiyle maç başladı!
İlk 10 dakika tam bir kaostu. Arsa toza dumana katılmıştı. Uraş, orta sahada topu kapmak için Serkan’ın üzerine kayarak daldı. Top taca çıkarken ikisi birden toza bulandı.
"Oha Uraş! Kemiğe bastın oğlum!" diye bağırdı Serkan yerden kalkarken üstünü silkeleyerek.
"Topa müdahale! Ağlama Serkan!" dedi Uras sırıtarak.
"Ne topa müdahalesi ulan, adamın incik kemiğini söktün!" diye araya girdi Bade, kenardan cırt cırtlı sesiyle.
" O ne gız" dedi Kayra.
Asıl kıyamet 20. dakikada koptu. Melike, sağ kanattan rüzgâr gibi fırtına gibi aktı. Önüne çıkan Uraş’ı şık bir bacak arasıyla geçti. Tam ceza sahasına (yani çizilen kireç çizgisine) girip şutunu çekecekken, Alper kalesinden dev gibi açıldı.
Melike şutunu çekti ama Alper kendini topun önüne attı. Top Alper’in göğsüne çarpıp uzaklaşırken, ikisi birden sertçe çarpışıp yere kapaklandı! Melike tozun toprağın içinde yuvarlandı.
"PENALTI!" diye avazı çıktığı kadar bağırdı Nil kenardan. "Gitti kızın üstüne ay ayıııı!"
Melike dizini tutarak yerden hızla doğruldu, gözlerinden adeta kıvılcımlar saçıyordu. Doğrudan Alper’in üzerine yürüdü ve adamın göğsüne sertçe bir itik attı.
"Ne yapıyorsun sen be?!" diye bağırdı Melike. "Biçtin beni resmen! Adam gibi oynasana şu maçı!"
Alper yerden kalkıp üstündeki tozu silkeledi, Melike’nin bu hırçın haline bakıp alaycı bir şekilde güldü. "Ne biçmesi kırmızılı? Topa çıktım ben. Futbol sert oyundur, naz yapacaksan voleybol sahasına git!"
Ankara dönüşünün ve o duygu dolu blog yazısının üzerinden iki gün geçmişti. Mahallede güneş tepedeyken, çocukluğun ve mahalle kültürünün kalbinin attığı tek bir yer vardı: Tozlu Arsa.
Bu bölümün ilk 21 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Bu kayra bazen biraz gıcıklaşabiliyor ama yine de iyi çocuk
Yorum
Yorum bulunamadı.