Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
Araba konağın demir kapılarından içeri girdi.Kapılar ağır bir gürültüyle arkamızdan kapandı.Bahçede onlarca silahlı adam bekliyordu.Araç durur durmaz kapıyı açıp kendimi dışarı attım.Hiç düşünmeden koşmaya başladım.Tek istediğim o kapıdan çıkmaktı."Nerede olduğunun farkında mısın?" diye bir ses yankılandı arkamdan.Umursamadım.Demir kapıya birkaç metre kala iki koruma önüme geçti."Çekilin önümden!"Sağa yöneldim.Onlar da önümdeydi.Sola döndüm.Yine geçit vermediler.Tam aralarından geçmeye çalışırken biri kolumu sertçe yakaladı."Canımı acıtıyorsun!"Bütün gücümle kurtulmaya çalıştım."Bırak beni!"Koruma kolumu bırakmadı.Tam o sırada arkamdan ağır adımlar duyuldu.Ateş...Elleri cebinde, sakin adımlarla yanıma kadar geldi.Yüzünde en ufak bir duygu yoktu."Soğukkanlılığını kaybetme."Öfkeyle gözlerinin içine baktım."Senin yanında sakin kalmamı mı bekliyorsun?""Buradan çıkmak istiyorsan tek bir yolu var."Alay ederek güldüm."Ölürüm, yine de senin dediğini yapmam."Ateş'in bakışları bir an bile değişmedi."Öyle mi?"Başımı dik tuttum."Evet."Ateş başını hafifçe çevirdi."Getirin."Ne demek istediğini anlayamadan konağın büyük kapısı açıldı.İçeri elleri bağlı dört kişi getirildi.Kalbim duracak gibi oldu."Oğuz...""Semih...""Ece..."Ve..."Furkan..."Hepsinin yüzünde darp izleri vardı.Oğuz beni görünce bağırdı."Hibe!
Sakın onun dediğini yapma!"Korumalardan biri Oğuz'un karnına sertçe vurdu.Oğuz acıyla dizlerinin üzerine çöktü."Yapmayın!" diye çığlık attım.Semih de kurtulmaya çalışıyordu."Bırakın bizi!"Ateş yavaşça bana döndü.Sesi buz gibiydi."Onlar senin için buraya geldiler."Gözlerim dolmaya başladı."Onlara dokunma...""Bu senin elinde."Ne demek istediğini anlamıştım."Yarın sabah nikâh masasına oturacaksın."Başımı iki yana salladım."Hayır."Ateş hiç tereddüt etmeden konuştu."İmzayı atarsın...""Kurtulurlar."Bir adım daha yaklaştı."Atmazsan..."Sözünü bilerek yarım bıraktı.Sonra Oğuz'a baktı.Korumasına tek bir işaret yaptı.Adam silahını çıkarıp Oğuz'un başına dayadı."Nefes alışlarını tek tek izleyeceksin."Boğazım düğümlendi."Hayır...""Sonra Semih.""Ece.""Furkan."Her ismi söylerken gözlerini gözlerimden ayırmıyordu."Hepsini, senin gözlerinin önünde kaybedeceksin."Çaresizce arkadaşlarıma baktım.Oğuz dişlerini sıkarak başını salladı."Sakın...""İmza atma, Hibe!"Ateş sert bir sesle konuştu."Karar senin.""Ya nikâh...""Ya da onların ölümü."Gece boyunca gözümü bile kapatamadım.Odanın kapısı kilitliydi.Pencerelerde demir parmaklıklar vardı.Kaçabileceğim tek bir yer bile yoktu.Aklımda sürekli aynı görüntü vardı.Oğuz...Semih...Ece...Furkan...Hepsi elleri bağlı şekilde konağın avlusunda diz çökmüştü.Ya gerçekten onlara bir şey yaparsa?Sabah kapı sertçe çalındı.İki kadın içeri girdi.Ellerinde bembeyaz bir gelinlik vardı.Gelinliği görünce olduğum yerde donup kaldım."Bunu giymeyeceğim."Kadınlardan biri başını eğdi."Emir böyle.""Ben emir falan dinlemiyorum."Gelinliği yatağın üzerine fırlattım.Tam o sırada kapı yeniden açıldı.İçeri Ateş girdi.Üzerinde siyah bir takım elbise vardı.Yüzündeki sert ifade hiç değişmemişti."Gelinliği giy."Sertçe güldüm."Ben seninle evlenmeyeceğim."Ateş birkaç adım yaklaştı."Kararını verdin yani.""Evet."Hiçbir şey söylemeden cebinden telefonunu çıkardı.Ekranı bana çevirdi.Canlı kamera görüntüsü vardı.Oğuz, Semih, Ece ve Furkan yine elleri bağlı şekilde diz çökmüştü.Başlarında silahlı adamlar bekliyordu.Kalbim sıkıştı."Gördün mü?"Telefonu kapattı."Beş dakikan var.""Sonra ilk kurşun sıkılır."Gözlerim doldu."Sen bir canavarsın..."Ateş'in yüzünde en ufak bir değişiklik olmadı."Bunu bana daha önce de söylediler."Arkasını dönüp kapıya yürüdü.Tam çıkacakken durdu."Ya gelinliği giyersin...""Ya da arkadaşlarına son kez bakarsın."Kapı kapandı.Odanın içinde derin bir sessizlik oluştu.Titreyen ellerimle gelinliğe baktım.Hayatım boyunca beyaz bir elbise giyeceğim günü böyle hayal etmemiştim.Yavaşça dizlerimin üzerine çöktüm.Gözyaşlarım gelinliğin üzerine damlıyordu.Fısıldayarak kendi kendime konuştum."Affedin beni...""Bunu sizin için yapıyorum."...Yaklaşık yarım saat sonra konağın büyük salonunun kapıları açıldı.Salon siyah ve beyaz çiçeklerle süslenmişti.Her yerde Ateş'in adamları vardı.Kimsenin yüzünde en ufak bir tebessüm yoktu.Bu bir düğün değil...Bir mahkemeydi.Merdivenlerden yavaş yavaş inmeye başladım.Her adımım biraz daha ağırlaşıyordu.Salonun sonunda Ateş beni bekliyordu.Hiç gülümsemiyordu.Sadece sessizce bana bakıyordu.Nikâh memuru evrakları önüne koydu."Hibe..."Sesim çıkmadı.Kalemi elime aldım.Elim öyle çok titriyordu ki imzayı atamıyordum.Tam o sırada salonun kapısı açıldı.İçeri nefes nefese bir koruma girdi."Komutan!"Ateş kaşlarını çattı."Ne var?"Koruma telaşla konuştu."Dış kapıya saldırı var!""Kim?"Koruma derin bir nefes aldı."Kimliği belirsiz silahlı bir grup...
Bu bölümün ilk 2 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları