Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
İmzadan sonra kimse konuşmadı.Oğuz, Semih, Furkan, Ece ve Yağmur tek tek salondan çıkarıldı.Giderken Furkan son kez bana baktı.Gözlerinde çaresizlik vardı."Hibe..."İsmimi fısıldadı.Ona koşmak istedim.Ama Ateş bileğimi bırakmadı.Kapılar kapanınca koskoca salonda sadece ikimiz kaldık.Elimi sertçe çektim."Bırak!"Bu kez bıraktı.Hiçbir şey söylemeden bana bakıyordu.Öfkeyle ona doğru bir adım attım."Mutlu musun?"Sessizlik..."İstediğini aldın."Yine cevap vermedi."Konuşsana!"Sesim konağın duvarlarında yankılandı."İnsanları ölümle tehdit edip evlenen bir adam ne hisseder, merak ediyorum."Ateş yavaşça ceketini çıkardı.Sanki söylediklerim umurunda bile değildi."Odana çık."Şaşkınlıkla güldüm."Odama mı?""Evet.""Sen gerçekten delisin."Masanın üzerindeki kristal vazoyu alıp bütün gücümle yere fırlattım.Camlar binlerce parçaya ayrıldı.Hiç kıpırdamadı.Bir tane daha...Bu kez duvardaki tabloyu indirdim.Çerçeve paramparça oldu."Neden hiçbir şey söylemiyorsun?"Ateş sadece derin bir nefes aldı."Bitirdiysen odana çık."Öfkeyle yanına yürüdüm.Tam karşısında durdum.Aramızda birkaç santimetre vardı."Senden nefret ediyorum."İlk kez gözlerimin içine baktı."Alışırsın."O an elim kendiliğinden havaya kalktı.Bütün gücümle yüzüne tokat attım.Salonun içinde tokadın sesi yankılandı.Baran ve Kaya refleksle öne atıldı.Ateş tek bir bakışıyla onları durdurdu.Yana dönen yüzünü yavaşça tekrar bana çevirdi.Yanağında tokadımın kızarıklığı vardı.Ama hâlâ sakin görünüyordu."Rahatladın mı?"Bu söz beni daha da sinirlendirdi.Göğsüne vurmaya başladım."Senden nefret ediyorum!"Bir yumruk...Bir tane daha..."Beni mahvettin!"Omzuna vurdum."Katil!"Göğsüne tekrar yumruk attım."Hayatımı çaldın!"Artık ağlıyordum.Vurmaya devam edecek gücüm kalmamıştı.Dizlerimin bağı çözüldü.Yere yığılacakken bileğimden tuttu.Elini sertçe ittim."Bana dokunma!"Sesim çatlamıştı."Bir daha bana dokunursan..."Sözümü tamamlayamadım.Hıçkırıklarım konuşmama engel oluyordu.Ateş birkaç saniye sessiz kaldı.Sonra ilk kez bana yaklaşmadan konuştu."Bu konakta istediğin her şeyi kırabilirsin."Kaşlarımı çattım."Ne?""Bağırabilirsin."Sessizlik..."Benden nefret edebilirsin."Yine sustu."Ama kaçmaya çalışma."Öfkeyle güldüm."Yoksa ne yapacaksın?"Ateş'in sesi yeniden buz gibiydi."Bir dahaki sefer arkadaşlarını kurtaracak kadar merhametli olmam."Kalbim sıkıştı.Yine tehditti...Yine korku...Yine çaresizlik...Ona son kez baktım."Sen insan değilsin."Arkamı dönüp merdivenlere koştum.Odama girer girmez kapıyı kilitledim.Sırtımı kapıya yaslayıp yere çöktüm.Hıçkırıklarımı durduramıyordum.Bileğimde hâlâ onun parmaklarının izi vardı.Yüzümü dizlerimin arasına gömdüm.Tek bir düşünce vardı aklımda.Buradan kaçacağım.Ne pahasına olursa olsun...Bu konaktan kaçacağım.Ve bir gün...Ateş Dere'ye bunun hesabını tek tek soracağım.Ertesi sabah gözlerimi açtığımda başım zonkluyordu.Gece neredeyse hiç uyumamıştım.Aynaya baktığımda gözlerimin altı mosmordu."Burada daha ne kadar kalacağım?"Kendi kendime fısıldadım.Tam o sırada kapı çaldı."Hanımefendi."Baran'ın sesiydi."Kahvaltı hazır.""İstemiyorum.""Beyefendi aşağıda bekliyor."Sinirle kapıya yürüdüm.Kapıyı açar açmaz Baran geri çekildi."Ben kimsenin emriyle hareket etmem."Koridordan aşağı inmeye başladım.Yemek salonuna girdiğimde uzun masanın başında Ateş oturuyordu.Elindeki gazeteyi sakince okuyordu.Sanki dün yaşananların hiçbiri olmamış gibiydi.Beni görünce gazeteyi katladı."Otur."Ayakta kaldım."Emir vermeyi bırak."Ateş önündeki fincandan bir yudum aldı."Aç kalırsın.""Umurumda değil.""Bana inat ederek sadece kendine zarar verirsin."Öfkeyle güldüm."Sen gerçekten kendini çok mu akıllı sanıyorsun?"Masanın üzerindeki bardağı alıp yere fırlattım.Cam parçaları her yana dağıldı.Baran içeri girmek istedi.Ateş eliyle durmasını işaret etti.Kimse hareket etmedi.Ben ise nefes nefeseydim."Neden bağırmıyorsun?""Neden sinirlenmiyorsun?""Neden hiçbir şey olmamış gibi davranıyorsun?"Ateş sandalyesinden kalktı.Yavaş adımlarla bana doğru yürüdü.İçimden geri çekilmek geçti.Ama yapmadım.Tam karşımda durdu."Bitirdin mi?""Hayır.""Benden nefret ediyorum demekten yorulmayacağım.""Bunu her gün duyacağım.""Her gün söyleyeceğim."İlk kez dudaklarının kenarında belli belirsiz bir ifade oluştu.Ne gülümsemeydi...Ne de öfke...Sadece kısa bir bakış.Sonra arkasını döndü."Baran.""Efendim.""Hanımefendinin odasını değiştireceksiniz."Kaşlarımı çattım."Neden?"Ateş bana bakmadan cevap verdi."Artık benim bulunduğum koridorda kalacak."Şaşkınlıkla ona döndüm."Ne?""Kaçmaya çalıştığında ilk ben duyayım diye."Sinirden ellerim titredi."Sen tam bir manyaksın."Cevap vermedi.Baran bavullarımı toplarken ben koridorda bekliyordum.Yeni odam, konağın en sonundaydı.Tam Ateş'in odasının karşısı.Kapıyı açtım.Oda büyüktü.Ama bana göre altın bir kafesten farkı yoktu.Baran çıktıktan sonra kapıyı kilitledim.Pencereye yöneldim.Aşağı baktım.Bahçenin arkasında yüksek duvarlar vardı.Her köşede silahlı nöbetçiler..."Buradan kaçmak imkânsız..."Tam arkamı dönerken koridorda bir kapının açık kaldığını fark ettim.Ateş'in odası...Kapı tam kapanmamıştı.Merakla dışarı çıktım.Koridor bomboştu.Sessizce kapıya yaklaştım.İçeri baktım.Kimse yoktu.Bir an tereddüt ettim.Sonra içeri girdim.Oda beklediğimden çok daha sadeydi.Koyu renk mobilyalar...Büyük bir çalışma masası...Duvar boyunca uzanan kitaplık...Masanın üzerinde yarım kalmış dosyalar vardı.Belki...Belki burada işime yarayacak bir şey bulabilirdim.Tam çekmecelerden birini açacakken arkamdan tanıdık o soğuk sesi duydum."İzinsiz girmek kötü bir alışkanlık."Kanım dondu.Yavaşça arkamı döndüm.Ateş kapının eşiğinde durmuştu.Kollarını bağlamış, sessizce beni izliyordu.Yakalanmıştım.Olduğum yerde kaldım.Kalbim öyle hızlı atıyordu ki sesi odanın içinde yankılanacak sandım.Ateş kapının eşiğinde durmuştu.Kollarını göğsünde bağlamış, tek kelime etmeden bana bakıyordu.Bakışları sinir bozucuydu.Sanki ne yapacağımı en başından beri biliyormuş gibi...Çenemi kaldırdım."Ne var?"Sakinliğini bozmadı."Odamdasın.""Yanlışlıkla girdim."Bu yalanı söylerken ben bile kendime inanmadım.Ateş yavaşça odaya girdi.Kapıyı arkasından kapattı.İçimde istemsiz bir tedirginlik oluştu.Bir adım geri çekildim."Yaklaşma."Hiç aldırış etmedi.Masanın yanına kadar yürüdü.Açmaya çalıştığım çekmeceyi eliyle kapattı."Ne arıyordun?""Seni ilgilendirmez.""İlgilendiriyor."Çenemi sıktım."Kaçmanın bir yolunu."İlk kez bunu yüzüne söylemiştim.Gözlerini birkaç saniye üzerimde gezdirdi."Bulabildin mi?""Henüz değil.""Ama bulacağım."Masaya doğru eğildim.Tam önümde duran çerçeveyi elime aldım.İçinde hiçbir fotoğraf yoktu.Boştu.Şaşkınlıkla baktım."Neden boş?"Ateş hiç cevap vermedi.Bu sessizlik artık beni çıldırtıyordu.Bir anda masanın üzerindeki bütün dosyaları yere savurdum.Kâğıtlar odanın her yerine dağıldı.Kalemlik yere düştü.Mürekkep halının üzerine döküldü."Bana cevap ver!"Ateş olduğu yerde duruyordu.Ne bağırıyordu...Ne de bana engel oluyordu.Bu tavrı beni daha çok sinirlendiriyordu.Kitaplığa yöneldim.Raflardaki kitapları tek tek yere indirmeye başladım.Kalın ciltler sert bir sesle zemine düşüyordu."Durmayacak mısın?"Cevap yok."Yoksa bunların hiçbir önemi yok mu?"Masasının üzerindeki cam sürahiyi alıp yere fırlattım.Paramparça oldu.Nefes nefeseydim."Konuş!"Bu kez Ateş ağır ağır bana doğru yürüdü.Refleksle geri çekildim.Tam önümde durdu."Sakinleştin mi?"Öfkeyle güldüm."Hayır!"Bir anda gömleğinin yakasını tuttum."Seni anlamıyorum!""Neden beni bırakmıyorsun?""Neden beni buraya hapsettin?""Neden?"Ateş gözlerini gözlerimden ayırmadı."Bazı soruların cevabını bilmen gerekmiyor.""Karar verecek kişi sen değilsin!"Bütün gücümle onu ittim.Bu kez yarım adım geri çekildi.İlk defa...İlk defa dengesini bozabilmiştim.Fırsatı değerlendirmek istedim.Yanından geçip kapıya koştum.Tam kapı koluna uzanmıştım ki bileğim tutuldu."Yeter."Sesi önceki gecelerden daha sertti.Kolumu kurtarmaya çalıştım."Bırak!""Beni bırak!"Çırpındıkça tutuşu sıkılaştı.Canım yanıyordu."Güç kullanma bana!"Ateş dişlerini sıktı."Ben kullanmıyorum.""Bu mu kullanmamak?"Öfkeyle diğer elimle yüzüne vurmaya çalıştım.Bileğimi havada yakaladı.Artık iki bileğim de onun ellerindeydi.Kımıldayamıyordum.Gözlerim öfkeyle doldu."Nefret ediyorum senden.""Her geçen dakika daha çok nefret ediyorum."Ateş birkaç saniye sustu.Sonra bileklerimi yavaşça bıraktı."İyi."Şaşkınlıkla yüzüne baktım."Ne?""Nefret et."Sesi yine aynı soğukluktaydı."Çünkü şimdilik buna ihtiyacın var."Ne demek istediğini anlayamadım.Kaşlarımı çattım."Ne saçmalıyorsun sen?"Hiç cevap vermedi.Kapıyı açtı."Çık."Bu kadar mıydı?Bunca olan şeyden sonra sadece "çık" mı diyordu?Kapının önünde durdum.Arkamı dönüp son kez ona baktım."Senden korkmuyorum."Ateş'in yüzünde en ufak bir değişiklik olmadı."Korkman gerektiğinde anlarsın."Dişlerimi sıktım.Odasından çıktım.Kapıyı bütün gücümle çarptım.Koridorda yürürken kendi kendime tek bir söz verdim.Bu adamın en değer verdiği ne varsa...Bir gün hepsini elinden alacaktım.Ve o gün geldiğinde...Ateş Dere ilk kez gerçekten acının ne demek olduğunu öğrenecekti.
Bu bölümün ilk 1 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
çok güzel olmuş emeğine sağlık canım 💖
Yorum
Yorum bulunamadı.