Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
.Aradan üç gün geçmişti.Üç gündür aynı konakta, aynı nefes kesen sessizliğin içinde yaşıyordum.Ateş'i her gün görüyordum.Ama onunla tek bir normal konuşma bile yapmıyorduk.Ne zaman karşılaşsak ya bana emir veriyor ya da sessizce önümden geçip gidiyordu.Onun bu tavrı beni daha da öfkelendiriyordu.O sabah odama kahvaltı getirilmişti.Tepsiyi masanın üzerine bıraktım.Sonra hiç düşünmeden pencereyi açıp her şeyi aşağı attım.Tabaklar bahçede paramparça oldu.Kapının önündeki korumalar bir an bana baktılar.Hiçbiri tek kelime etmedi.Belli ki Ateş'in emri vardı.Ben ne yaparsam yapayım kimse bana dokunmayacaktı.Kapıyı sertçe açıp koridora çıktım.Ateş'i bulacaktım.Merdivenlerden hızla indim.Çalışma odasının kapısı açıktı.İçeri girdim.Ateş büyük masanın başında oturmuş dosyaları inceliyordu.Başını bile kaldırmadı."Ne istiyorsun?"Masaya doğru yürüdüm."Benimle oyun oynamayı bırak."Sessizlik..."Konuşsana!"Yine cevap vermedi.Masadaki dosyalardan birini alıp yere attım.Ardından bir diğerini...Birkaç saniye içinde bütün evraklar odanın dört bir yanına saçılmıştı.Ateş yavaşça ayağa kalktı.Ben ise öfkeyle ona bakıyordum."Şimdi ne yapacaksın?""Beni yine tehdit mi edeceksin?"Hiç beklemediğim bir şey yaptı.Masanın çekmecesini açtı.İçinden bir araba anahtarı çıkardı.Anahtarı masanın üzerine bıraktı."Al."Şaşkınlıkla baktım."Ne?""Kaçmak istiyordun ya."Anahtarı bana doğru itti."Git."Kaşlarımı çattım."Bu da yeni oyunun mu?""İster inan.""İster inanma."Anahtarı elime aldım.Şüpheyle ona baktım."Gerçekten gitmeme izin mi veriyorsun?"Başını hafifçe salladı."Kapı açık."Bir an bile düşünmedim.Koşarak odadan çıktım.Merdivenleri indim.Konağın büyük kapısı gerçekten açıktı.Bahçede siyah bir araç bekliyordu.Kontağa anahtarı taktım.Motor çalıştı.İlk kez özgür olduğumu hissettim.Gaza bastım.Araç hızla konağın kapısından çıktı.Dikiz aynasına baktığımda Ateş'i gördüm.Merdivenlerin önünde durmuş arkamdan sadece bakıyordu.Ne peşimden adam gönderdi...Ne de durdurmaya çalıştı.Bu beni daha da şüphelendirdi.Yaklaşık yarım saat sonra şehir merkezine ulaştım.İlk işim Oğuz'u aramak oldu.Telefon çaldı."Hibe?""Oğuz...""Neredesin?""Kaçtım."Karşı tarafta derin bir sessizlik oldu."Olduğun yerde kal.""Geliyorum."Telefon kapandı.Derin bir nefes aldım.Her şey bitmişti.Artık o konaktan kurtulmuştum.Tam o sırada aracın gösterge panelinde kırmızı bir ışık yanıp sönmeye başladı.Ekranda tek bir cümle belirdi.KONUM AKTİF.Şaşkınlıkla ekrana baktım."Bu da ne?"O anda anladım.Bu araba...Beni özgür bırakmak için değil...Nereye gideceğimi öğrenmek için verilmişti.Öfkeyle direksiyona vurdum."Sen tam bir şeytansın, Ateş Dere..."Ve bilmeden...Onu doğruca Oğuz'un saklandığı yere götürüyordum.Direksiyonu öfkeyle yumrukladım."Nasıl bu kadar aptal olabildim?"Ekrandaki kırmızı ışık yanıp sönmeye devam ediyordu.KONUM PAYLAŞILIYOR.Telefonumu elime aldım."Oğuz, sakın olduğun yerde kal!"Karşı taraftan şaşkın bir ses geldi."Neden?
Ne oldu?""Ateş beni takip ediyor olabilir.""Hibe, sen neredesin?"Tam cevap verecektim ki dikiz aynasında siyah bir cip belirdi.Kalbim sıkıştı.Hayır...Bu olamazdı.Araç giderek yaklaşıyordu.Farlarını iki kez yaktı.Ardından önüme kırdı.Frene son anda bastım.Lastiklerin sesi kulaklarımı sağır etti.Kapıyı açıp koşmaya başladım.Arkamdan sert bir ses yükseldi."Hibe!"Durmadım.Koşmaya devam ettim.Bir ara sokağa girdim.Arkamdan ayak sesleri geliyordu."N'olur...""N'olur yakalama beni..."Tam köşeyi dönecekken biri kolumu tuttu.Çığlık attım."Bırak!"Arkamı döndüğümde Ateş'i gördüm.Nefes nefeseydi.Ama gözleri hâlâ aynı soğuk ifadeyle bana bakıyordu."Kaçman bitti."Kolumu kurtarmaya çalıştım."Senden nefret ediyorum!""Her defasında bunu söylüyorsun.""Çünkü değişmiyor!"Tam o sırada uzaktan motor sesleri duyuldu.Bir araç hızla sokağa girdi."Oğuz!"Araçtan ilk inen Oğuz oldu.Arkasından Semih ve Furkan da koşarak geldi."Hibe!"Ateş kolumu bırakmadı.Oğuz silahını doğrulttu."Onu bırak."Ateş'in yüzünde en ufak bir korku yoktu."Bırakmazsam?""O zaman vururum."Sokağın iki ucundan Baran ve Kaya çıktı.Onlar da silahlarını kaldırdı.Birkaç saniye içinde dört tarafımız silahlarla çevrilmişti.Ben ise tam ortalarında kalmıştım."Yeter!" diye bağırdım."Ben bir eşya değilim!"Kimse beni dinlemiyordu.Oğuz'un parmağı tetikteydi.Ateş'in eli hâlâ bileğimdeydi.İkisi de geri adım atmıyordu.Bir anlığına zaman durmuş gibiydi.Sonra Ateş bana doğru eğildi.Sadece benim duyabileceğim kadar alçak bir sesle konuştu."Bir daha kaçarsan..."Derin bir nefes aldı."...seni zincirlemek zorunda kalırım."Kanım dondu.Şaşkınlıkla yüzüne baktım."Bunu yapamazsın.""Dene."O an bütün öfkemle yüzüne tükürdüm.Sessizlik...Baran bile şaşkınlıkla bana baktı.Ateş gözlerini bir an kapattı.Yüzündeki tükürüğü yavaşça eliyle sildi.Sonra bana öyle bir baktı ki istemsizce ürperdim."Bitirdin mi?""Nefes aldığım sürece bitmeyecek."Ateş başını hafifçe salladı."Öyle olsun."Bir anda beni belimden kavradı."Ne yapıyorsun?"Çırpındım.Vurmaya çalıştım.Tekme attım.Ama beni omzuna aldı."Bırak beni!""Seni öldüreceğim!"Oğuz öfkeyle bağırdı."Ateş!"Silah sesleri peş peşe duyuldu.Baran ve Kaya karşılık verince sokak yeniden savaş alanına döndü.Ben Ateş'in omzunda çırpınırken siyah cipe bindirildim.Kapılar kapandı.Araç hızla uzaklaşmaya başladı.Arka camdan Oğuz'un bize yetişmeye çalıştığını gördüm.Gözyaşlarım yanaklarımdan süzülüyordu.Bir kez daha...Özgürlüğe bu kadar yaklaşmışken...Yine kaybetmiştim.
Bu bölümün ilk 2 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
çok iyi olmus yine hayatımm
Yorum
Yorum bulunamadı.