Gözlerim her sabah olduğu gibi o lanet alarm sesimle aralandı. 4 kere ertelememe rağmen hâlâ çalmaya devam ediyordu.
En sonunda yurt oda arkadaşlarımdan biri alarmımı kapattı ve kafamdan aşağı su döktü. Gözlerim aralanınca o kişinin Berra olduğunu farkettim.
-Berra! Ne yaptığını sanıyorsun sen?
-Asıl sen ne yaptığını sanıyorsun Durişko. Kaç saattir alarmın çalıyor. Bütün odadakiler uyandı senin yüzünden.
-Of tamam da sırılsıklam oldum şimdi.
-Olsun sen böyle de çok güzelsin aşkem.
-Gönül almada da bir numarayız diyorsun yani.
-Diyorum diyorum. Hadi hazırlan hemen. Geç kalıcaz.
Ayaklandım ve hazırlanmaya başladım. Saçım sırılsıklamdı ama kurutmaya üşendiğim için ıslak kalmasına karar verdim.
En değerli eşyam olan telefonumu -daha taksitleri bile bitmedi- aldım ve bizim kızlarla beraber okula gitmek için yola koyuldum.
-Kız saçların şekil olmuş.
Selin bunları derken saçlarımı karıştırdı. -bunun bana yapılmasından nefret ettiğimi bilmesine rağmen-
-Selin! Biliyorsun bunun bana yapılmasından nefret ediyorum!
Ben de onun burnunu sıktım. -o da burnunun sıkılmasından nefret eder-
-Dur, ya, of tamam Duru.
Okula varmıştık. Girmeden önce kızlarla yemek için atıştırmalık bir şeyler almak için durdum.
-Kızlar ben bakkaldan bir şeyler alayım beraber atıştırmamız için.
Dilek öne atıldı.
-Gelelim biz de.
-Yok aşkım siz gidin.
Onlar giderken ben de bakkala girdim. İki paket bisküvi ve bir paket cips aldım. Çıktıktan sonra telefonum çaldı. Arayan Berra'ydı.
-Efendim Berra.
-Durişko, ayran da alır mısın? Hepimize birer tane.
-Ayran mı? Eh tamam.
-Thankss. Öptüm.
-Ben dee.
Telefonumu kapattım.
Bakkala 1 dakikalık yürüme mesafesinde geri döndüm ve 4 tane ayran aldım. Okulun başlamasına 3 dakika kaldığı için koşa koşa okula gittim. Zar zor yetişmiştim. Derse girdim.
***
İlk teneffüs zili çaldığında telefonumu çıkarmak istedim. Fakat çantamdaki her zamanki yerine baktığımda yoktu. Çantamı karıştırmaya başladım. Her yerine baktım. Ama yine yoktu.
Dilek benim bu hâlimi anlamış olmalı ki bana döndü.
-Ne oldu Duru? Ne arıyorsun?
-Telefonum yok! Her yere baktım.
-Tamam sakin ol aşkım çözeriz. Her yere baktın mı?
-Baktım. İçini boşalttım ama hâlâ yok.
-Cebine baktın mı?
-Cebimde olsaydı hissederdim, öyle değil mi Selin?
-Tamam tamam, sadece bir fikirdi.
-Yok, yok. Kesin kaybettim ya. Ya da düşürdüm. Hayır ya! Onun daha taksitleri bitmedi. Kaybedersem annem beni mahveder!
-Dur hemen umudunu kesme. İzin alıp çıkalım okuldan. Arayalım beraber.
-İyi, tamam.
Müdür yardımcısından izin aldık ve okuldan çıktık. Allah'tan anlayışlı davranıp çıkmamıza izin vermişti.
Okuldan biraz uzaklaştık. Benim dolaştığım bütün yollara baktık.
-En son sen beni aramıştın. O zaman buralardaydım. Sonra geri bakkala döndüm. Eğer bu yolda değilse kesin çalmışlardır. Of ya!
Çaresizce yere çöktüm. Gözlerimden akan yaşlara engel olamadım.
-Durişkom üzülme, bulunur elbet telefonun.
-Karakola falan mı gitsek?
-İlk bir Arif abiye sorayım.
Koşar adımlarla bakkala doğru ilerledim. Onlar arkamda kalmışlardı. Bakkala girdim.
-Arif abi, benim telefonumun buralarda olması lazımdı. Sen gördün mü?
-He şey kızım, buraya genç yaşlarda biri geldi. Bana bir telefon gösterdi. Bir şeyler sordu işte. Ben de bilmediğimi söyledim. Sonra da telefonu alıp gitti. Onu mu diyorsun?
-Ne?
Bakkaldan çıktım. Telefonum çalınmıştı. Şifresi de yoktu. Bütün bilgilerime ulaşabilirlerdi.
Kızlar da yanıma geldiler. Çaresiz bir bakış attım ve duvara yaslanıp ağlamaya başladım...
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
mükemmel olmus canım devamını beklıyorumm
Yorum
Yorum bulunamadı.