Bölüm 2 – Beklenmedik Karşılaşma
Ertesi sabah kasabanın üzerine hafif bir sis çökmüştü. Mecide, Betül ve Ecrin her zamanki gibi okul yolunda yürüyordu. Bir yandan ödevlerden konuşuyor, bir yandan da gülüşüyorlardı.
Tam okulun köşesine dönecekleri sırada biri hızla karşılarına çıktı.
Pat!
Mecide, Savaş'la çarpıştı. İkisi de dengelerini kaybedip yere düştü.
"İyi misin?" diye sordu Mecide elini uzatarak.
Savaş kısa bir an duraksadı. Mecide'nin eline baktı ama hemen ayağa kalktı.
"İyiyim... Kusura bakma, dalgındım." dedi.
Betül, Savaş'ın yüzüne dikkatlice baktı.
"Senin yüzün bembeyaz olmuş. Bir sorun mu var?"
Savaş başını iki yana salladı.
"Yok... Hiçbir şey."
Tam o sırada cebinden eski, paslanmış bir anahtar yere düştü.
Savaş anahtarı telaşla alıp cebine koydu.
"Bu da neydi?" diye sordu Ecrin merakla.
"Babamın... Eski bir eşya sadece."
Ses tonu hiç de inandırıcı değildi.
Okulun zilini duyunca Savaş arkasını dönüp hızla uzaklaştı.
Üç arkadaş birbirine baktı.
Mecide fısıldadı:
"Bir şey saklıyor."
Betül başını salladı.
"Ve bence bu, sadece o anahtarla ilgili değil."
Ecrin derin bir nefes aldı.
"O zaman gerçeği öğrenmenin zamanı geldi."
Üç arkadaş henüz farkında değildi ama o eski anahtar, kasabanın yıllardır saklanan en büyük sırrının ilk ipucuydu.
Bölüm Yorumları