Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
Otobüs Efes Antik Kenti’nin geniş otoparkına yanaştığında, motorun gürültüsü kesildi ve yerini içeriye süzülen Egenin o sıcak, mermer kokulu havasına bıraktı. Memet Hoca, elindeki emektar megafonu dudaklarına yaklaştırıp otobüsün içinde yankılanan bir sesle son talimatlarını verdi
"Evet gençler! Tarihin sıfır noktalarından birindeyiz. Herkes ikişerli gruplar halinde hareket edecek, kimse kafasına göre kaybolmayacak! Burak, özellikle sen Doğu’nun yanından bir santim bile ayrılmıyorsun!"
Burak otobüsün dar koridorundan inerken bir eliyle belini tutup dertli dertli iç çekti
"hocam... neden Doğu ya"
"ikizin olduğu için olabilir mi Burak"
" Haklısınız hocam ama şiddete karşıyım"
Mermer kapıdan içeri adım attıklarında devasa kentin tarihi dokusu herkesi büyülemişti. Sıcak Ege güneşi geniş caddeleri aydınlatırken, Sena, Nida ve İrem önde rehber hocanın anlattıklarını dinliyor, adımlarını mermerlerin pürüzsüz yüzeyinde dikkatle atıyorlardı. Alara ise Baran’ın hemen yanında yürüyordu.
Alara elindeki şapkayı kendine yelpaze yapmaya çalışırken, Baran çantasının yan gözünden çıkardığı soğuk su şişesini Alara’ya doğru uzattı. Yüzünde yine o bildik, sinir bozucu tebessüm vardı.
Al bakalım Athena. Antik Yunan’da bile bu kadar sinirli bir savaş tanrıçası olmamıştır."
Alara su şişesini Baran’ın elinden hızla çekip alırken ona ters bir bakış fırlattı
"Antik Yunan’da senin gibi her şeye laf yetiştiren biri olsaydı savaşlar hiç bitmezdi zaten."
Baran kollarını göğsünde birleştirip adımlarını Alara’nın temposuna uydurdu
"En azından sıkılmazdın. Bak, koca Celsus Kütüphanesi’nin önündeyiz, senin gözün hâlâ bende."
" Sana neden bakayım söylesene aptal herif"
"Bilmem çekiciyimdir belki de"
"hıı aynen kodumun salağı"
"çok ayıp bavul güzeli"
Grup, binlerce yıllık Efes Antik Tiyatrosu’na ulaştığında, Burak’ın içindeki drama oyuncusu daha fazla dayanamadı. Basamakları üçer beşer tırmanıp en alt sahne kısmının, yani akustiğin en güçlü olduğu tam orta noktanın üzerine geçti. Kollarını iki yana açtı ve tüm antik kenti çınlatacak bir sesle bağırdı
"İREM! 'KAHVE'M! BU TARİHİ MEKÂNDA SANA BİR ŞİİR OKUMAMA İZİN VER!"
Tüm okul kafilesi ve etrafta gezinen yabancı turist grubu bir anda durup şaşkınlıkla Burak’a kilitlendi. İrem utançtan yüzünü elleriyle kapatıp hızla Nida’nın arkasına saklanmaya çalıştı.
Doğu, tribünün en üst basamağından aşağıya doğru nefes nefese kükredi
"ULAN BURAK! İN ORADAN ANTİK REZİL! HOCA SENİ LAHİTE GÖMMEDEN BEN GÖMECEĞİM! SEN NASIL BENLE İKİZSİN ULAN"
Sena kollarını göğsünde birleştirip gözlerini devirdi
"Ayı Doğu, ilk defa haklı bir şey için bağırıyorsun! Al şu şebek kardeşini oradan!"
" Bana bak turuncu kafa o sesi kes"
" Kardeşini tut sen bence ayı"
Burak hiç istifini bozmadan, mermer duvarlarda mükemmel bir yankıyla çınlayan sesiyle devam etti
"Roma imparatorları bile senin gibi güzel kahve yapamadı İrem—"
Fakat lafını tamamlayamadı. Memet Hoca’nın megafondan yükselen gür sesi tiyatroda adeta bir deprem etkisi yarattı
Bu bölümün ilk 29 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Bu yorum içerik sahibi tarafından kaldırıldı
ellerine sağlık mükemmel
Muhteşem ötesi bir şey olmuş
Mü-kem-mellllll harika olmuşşşş
Bayıldımmm muhteşem olmuş 🫠🫠🫠
Yorum
Yorum bulunamadı.