Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
Polis otosundan yayılan o tekinsiz kırmızı-mavi ışıklar filmli camlardan içeri süzülürken, arabanın içindeki o az önceki curcuna yerini buz gibi bir sessizliğe bırakmıştı.
Burak’ın
"Geri vites neydi lan?!"
feryadı fayda etmemiş, birkaç dakika içinde kendilerini İlçe Emniyet Müdürlüğü’nün o kasvetli, floresan ışıklarla aydınlatılmış bekleme salonunda bulmuşlardı. Ehliyetsiz araç kullanmak, kamu malına zarar vermeye teşebbüs ve gece vakti huzuru bozmaktan içeri alınmışlardı.
Gruptaki herkes sırayla dizilmişken, koridorun sonundaki makam odasının kapısı sertçe açıldı. İçeriden adımları koridorda yankılanan heybetli bir figür çıktı: Yavuz Komiser.
Üzerindeki deri ceketi, çatık kaşları ve sert bakışlarıyla Yavuz Komiser, sirke satan bir yüzle bizim kafilenin karşısında durdu. Bakışları tek tek gençlerin üzerinde gezindi.
"Bak bak bak..." dedi Yavuz Komiser, gür ve tok sesiyle.
"Şu manzaraya bak. Gece yarısı ehliyetsiz araç kiralayıp milletin duvarına sprey boyayla şiir yazmaya çıkan liseli çetesi! Oğlum siz beni delirtmek için özel olarak mı gönderildiniz buraya?!"
Doğu, anında öne çıkıp Burak ile Cesur’un ensesinden tutarak öne itti:
"Komiserim! Valla benim hiçbir suçum yok, ben bu iki yürüyen felaketin korumasıyım! Bunları zapt edemedim, beni bırakın bunları tutuklayın!"
"Doğu kanka aşk olsun," dedi Burak, korkudan sesi titreyerek.
"Biz burada bir ekibiz! 'Kırık Haramiler' olarak tek bir neferimizi bile geride bırakmayız!"
Yavuz Komiser masasına doğru yürüyüp derin bir iç çekti, elindeki evrakları dosyaya koyarken:
"Susun ulan! 'Kırık Haramiler'miş... Sizi bir haftalığına nezarethaneye kapatayım da görün haramiliği. Anne babalarınızı aratmayın bana gece gece!"
Alara arkada Baran’ın yanında dururken fısıldadı:
"Baran... Gerçekten nezarete mi gireceğiz?" Baran, Alara’nın panik halini görünce hafifçe tebessüm edip kızın elini hiç düşünmeden hafifçe sıktı:
"Sakin ol bavul güzeli. Yavuz Komiser sert görünür ama adildir. Hem nezarete girsek bile yanındayım, yalnız kalmazsın."
Tam o sırada karakolun ana kapısı büyük bir gürültüyle pat diye açıldı. İçeriye elinde üç ayaklı bir tripot, tepesinde ışık ve elinde telefonla koşturarak giren biri dahil oldu: Caner.
Her hafta kendine sosyal medyada takipçi artırmak için saçma sapan yeni bir hobi edinen Caner, bu hafta da "Karakol Baskını & Adalet Muhabiri" konseptine sarmıştı.
Caner: Kameraya doğru bağırarak içeri daldı.
"EVET ARKADAŞLAR! Caner’le 'Gece Devriyesi' canlı yayınımıza hoş geldiniz! Şu an ilçe emniyetteyiz, arkamda liseli bir çetenin çökertilme anlarını canlı yayında izliyorsunuz! Beğenmeyi ve kanala abone olmayı unutmayın!"
Caner elindeki telefonla doğrudan Yavuz Komiser’in yüzüne doğru yaklaştı:
"Sayın Komiserim! Takipçilerim soruyor, bu gençleri mürekkebi kurumadan hapse atacak mısınız? Canlı yayında bir demeç almak isteriz!"
Yavuz Komiser’in gözleri seğirmeye başladı. Sert bir hareketle Caner’in telefon tutan elini aşağı indirdi:
"Oğlum... Sen salak mısın, yoksa dayak mı arıyorsun gece gece?! Ne canlı yayını, ne abonesi?! Kim bıraktı lan bunu içeri?!"
Bu bölümün ilk 25 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Ah bir an gerçekten geceyi nezarethanede geçirecekler zannettim
Acayip iyiydiiiii bayılcam şimdiki çok fena güldüm harikaydı
Çok iyiydi bende yapcam
Çok güzeldi yaa💖
ya BAYILDIM İKİ EVREN BIRIBINE Gırdı 💃🏻💃🏻💃🏻
Yorum
Yorum bulunamadı.