Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
Kordon’un masmavi denizi ve geniş çim alanları pırıl pırıl parıldarken otobüsün kapıları açıldı. Sahilden esen o ferahlatıcı tuzlu rüzgar herkesin yüzüne çarparken kafile neşeyle dışarı döküldü.
Hoca, Kordon’un hemen girişinde durup elindeki megafonu çalıştırdı
"Gençler, toplanın bakalım!" diye seslendi. "İzmir Kordon’dayız! Burası Cumhuriyet döneminden beri İzmir’in simgesidir. Arkamızda gördüğünüz Alsancak Limanı’ndan başlar, Konak’a kadar uzanır. Tarihte işgal yıllarında Atatürk’ün İzmir’e girişiyle büyük izler bırakmış, nice şairlere, edebiyatçılara ilham olmuş efsanevi bir yerdir..."
Herkes pürdikkat hocayı dinlerken Burak yine rahat duramadı. Arkadan sıyrılıp hocanın hemen önünde duran Alara ve kızların yanına sokuldu. Şairane bir havaya bürünüp ellerini göğsünde birleştirdi
"Ey Kordon... İzmir’in incisi... Tıpkı benim gibi karizmatik ve derin..."
Alara gözlerini devirdi
"Burak, hoca anlatıyor, sus bir iki dakika ya!"
Burak hiç bozuntuya vermeden devam etti
"Ayrıca sevgili arkadaşlar, araştırmalarıma göre Kordon’un çimlerinde oturmak stresi sıfırlıyormuş. Mesela ben şu an oda 304 krizinin stresini at—"
Lafını tamamlayamadan, hemen arkasında biten Doğu, Burak’ın sırtına sertçe vurdu Burak öne doğru sendeleyip az kalsın İrem'in üstüne düşüyordu.
"Ulan çim uzmanı! Adam koskoca tarihi anlatıyor, sen hâlâ ne saçmalıyorsun?" dedi sinirle
Burak sırtını tutup Doğuya baktı
"Oğlum kürek kemiğimi yerinden çıkardın! Hoca tarih anlatıyor dedik de, sen niye taş devrinden kalma yöntemlerle şiddet uyguluyorsun?! Ayrıca bebeksi vücuduma zarar gelirse canına okurum biliyorsun kızlar bana hasta" dedi.
Alp araya girdi "Haklı adam. Doğu, bir dahakine biraz daha sağa vur, dengesi düzelir belki."
"Alp? Hani kankaydık bro? yazıklar olsun size "
Hoca hafifçe boğazını temizleyip gruba ters bir bakış attı
"Oradaki çete! Burak, yine mi sen? Sözümü kesme!"
"Hocam anlamamıştım konuyu sağolsun arkadaşlarım fiziksel olarak gösterdi" dedi.
Hoca gülümsesini saklamaya çalışarak devam etti: "Her neyse! Arkadaşlar, şimdi size burada 45 dakika serbest zaman. Çimlerde oturun, gezin, çay-kahve için ama gruptan fazla kopmayın!"
"Oğlum çete olsak ismi kırık haramiler olurdu bu arada" dedi Burak
"Burak zevzekliği kes açım oğlum ben " dedi Murat
"Sen hep açsın bro" dedi Burak gülerek.
Hoca izin verir vermez kafile çimlere doğru yayıldı. Alara; Sena, İrem ve Nida büyük bir ağacın gölgesine serildiler. Tam rahat bir nefes alacaklarken, erkek grubu da onların hemen iki metre ilerisindeki alana kuruldu.
Baran, üzerindeki ceketini çıkarıp çimlerin üzerine fırlattı, rahat bir şekilde oturdu. Alara’ya bakıp gülümsedi
"Bavul güzeli, ne o? Banyodan sonra Kordon havası iyi geldi mi sana?"
Alara gözlerini kısıp
"Baran, bak Kordon’un denizi çok yakın. Beni zorlama, seni o sulara fırlatırım."
O sırada Burak, elinde nereden bulduğu belli olmayan büyük bir gevrek ile koşa koşa geldi
Bu bölümün ilk 28 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Bu erkek çocukları manyak mı acaba
Mükooooo
Yorum
Yorum bulunamadı.