Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
Canerin anlatımı ile
Bölüm Şarkısı: Serdar Ortaç - Kafayı yormam sonuna bakmam ben adam olmam
*Valla yakışan tek şarkı buydu napayım...*
♡₊˚🦋
Ben Caner. Bir dâhi, bir vizyoner ve şu anlık Emniyet Müdürlüğü Araç Yıkama ve Bakım Başdanışmanı (geçici olarak tabii).
Ablam Gülhan, annem Melek Sultan ve binanın haber ajansı olan teyzeler karakoldan tahliye edilince en sonunda rahat bir nefes aldım. En azından ortamdaki "zeytinyağım gitti" çığlıkları kesilmişti.
"Şimdi..." dedim, kollarımı sıvayıp garajın ortasında dikilirken.
Sağımda Yavuz Komiser duruyordu. Kolları göğsünde bağlı, kaşları çatık, bana 'seni şuraya gömerim' gibi bakıyordu. Solumda Muzaffer Abi vardı; garibim elindeki kovayla 'inşallah araba çizilmez' diye dua ediyordu. Bir de ekibin yenisi Poyraz Komiser vardı ki, adam daha ilk günden beni görerek hayatının şokunu yaşıyordu.
"Komiserim," dedim Yavuz Komiser’e dönüp en profesyonel duruşumu takınarak. "Devriye aracınızın boyası oldukça yorgun. Sadece suyla yıkamak bu arabaya hakarettir. Benim özel geliştirdiğim 'Sirke-Karbonat-Tuz' formülüyle cilalayacağız."
Poyraz Komiser kaşlarını kaldırdı. "Yavuz... Bu çocuk ciddi mi? Arabaya turşu mu kuracak bu?"
"Poyraz," dedi Yavuz Komiser, sesi buzul çağındaymışız gibi soğuktu. "Bu çocuk ablasının kumbarasını patlatıp dedektörle benim bacağımda Bizans altını aradı. Şaşırma. Sadece izle ve silaha yakın dur."
"Aşk olsun Yavuz Ağabey!" dedim süngeri kovanın içine daldırırken. "Sana değer veriyorum ki arabana el atıyorum. Bak şimdi, izleyin uzmanını."
Kovadaki o muazzam sirke-karbonat karışımını hazırlayıp tam aracının ön kaputuna boca ettim. Ama bir şeyi hesaba katmamıştım... Karbonatla sirke kimyasal tepkimeye girince köpürmeye başladı. Hem de ne köpürme!
Araba bir anda dev bir köpük banyosuna dönüştü. Köpükler kaputtan taştı, ön cama sıçradı, oradan da açık duran sürücü penceresinden içeri, Yavuz Komiser’in masasından yeni getirdiği telsiz cihazının üzerine aktı!
Muzaffer Abi çığlığı bastı: "AMİRİMMMM! TELSİ TELSİZ GİTTİ!"
Poyraz Komiser kahkahayı basmamak için kendini zor tutarken arkasını döndü.
Yavuz Komiser ise yavaşça yanıma yaklaştı. Adamın damarları alnında bir harita gibi belirmeye başlamıştı. "Caner..." dedi, sesi öyle bir fısıltıydı ki korkudan süngeri düşürdüm. "Sen şu an Emniyet Müdürlüğü’nün telsiz sistemini sirkeyle mi imha ettin?"
"Yavuz Ağabey," dedim geri geri adımlarken. "Aslında bu bir temizlik reaksiyonu... İçindeki mikroplar ölüyor şu an. Dezenfekte yani!"
"MUZAFFER!" diye gürledi Yavuz Komiser.
Muzaffer Abi asker selamı çaktı: "Buyrun amirim!"
"Bu çocuğu alıyorsun. Garajdan uzaklaştırıyorsun. Nezarethaneye de koymuyorsun, oradaki parmaklıkları da cilalamaya kalkar! Şunu hemen... hemen çay ocağına kilitle, önüne de iki koli bisküvi koy!"
Poyraz Komiser yanımıza gelip Yavuz’un omzuna vurdu. "Yavuz sakin ol oğlum, çocuk iyilik yapmaya çalışıyor..."
"Poyraz," dedi Yavuz Komiser, gözlerini benden ayırmadan. "Sen bunun ablasını tanımıyorsun. Bunlar ailece benim akıl sağlığıma düzenlenmiş bir operasyon. Telefonumu verin bana, Gülhan’ı arayacağım."
Bu bölümün ilk 23 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Ayy mükemmel olmuş! Aşırı begendim yaa!
Mükemmeelll
Bir şey diyecem bu çok yavaş olmuyor mu yani hiç aşklık bir şey yok
Çok güzel bir bölümmm yine
BAYILDIMMMM
dediğin müzik ile dinleyerek okuyorum
Yorum
Yorum bulunamadı.