Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
"Gülhan, şu iki kilo süzme yoğurdu al da düştüğüm durumu unutayım," dedi Caner, market arabasını abur cubur reyonuna doğru sürerken.
"İki kilo yoğurtla arı sokmalarının hesabını kapatamazsın Caner," dedim, cips paketlerini inceleyen kardeşime ters ters bakarak. "Annem hâlâ salonda sinek ilacıyla nöbet tutuyor, farkındasın değil mi?"
Tam ben Caner’e laf yetiştirirken marketin ortasında bir bağrışma koptu. Kasaların oradan gelen sesle mahalledeki herkes gibi biz de o tarafa kafayı çevirdik.
Dev gibi bir adam, eşi olduğu her hâlinden belli olan bir kadının üzerine yürüyordu. Adamın gözü dönmüş gibiydi, bağıra bağıra kadına hakaretler yağdırıyordu. Kadıncağız "Yapma, insanlar bakıyor" diye geri çekilmeye çalışırken, adam bir anda elini kaldırdı ve kadıncağıza öyle bir tokat attı ki... Kadın dengesini kaybedip yere düştü.
O an marketteki herkes donakaldı. Zaman sanki yavaşladı.
Ben Caner’e döndüm. Caner de bana döndü.
Aramızda tek bir kelime geçmedi. Bir planımız yoktu evet .
Sadece ikimizin de yüzünde aynı, o biraz pis, biraz gözü kararmış sırıtış belirdi. Kardeşlik bağı dedikleri şey tam olarak buydu işte; aynı anda kime ve nasıl dalacağımızı anlamıştık.
Dövecektik ne bekliyordunuz acaba
"Abla," dedi Caner, elindeki iki kiloluk süzme yoğurt kovasını kavrayarak. "Yoğurdun kaymağını adamın kafasında patlatayım mı?"
Etrafa göz gezdirdiğimde kenarda tamirat aletleri köşesindeki boruyu görünce sırıttım. İlerlerken konuştum.
"Patlat ablacım," dedim "Kaymağı bol olsun!"
Caner ışık hızıyla adama doğru koştu. Adam daha ne olduğunu anlamadan, Caner iki kiloluk katı süzme yoğurdu adamın tam suratının ortasına yapıştırdı. Adam neye uğradığını şaşırıp sendelerken ben devreye girdim; demir boruyla adamın kaval kemiğine geçirdiğimde bağırdı.
"Kadına el kaldırmak ne lan marul kafalı!" diye bağırdı Caner, adamın tepesine binip marketten aldığı zeytin kavanozuyla kafasına kafasına vurmaya başlarken.
Ben de adam kalkamasın diye sırtına tekmeyi basıyordum. Kadıncağız şaşkınlıkla bizi izlerken, market çalışanları ve komşular bir Caner’e bir bana bakıp tezahürat yapmaya başlamıştı bile.
Ta ki birinin " Ne izliyorsunuz polis çağırın" bağırışından itibaren...
Adam yerlerde sürünürken marketin önüne acı bir siren sesiyle polis arabası yanaştı.
Yarım saat sonra... Kadro yine değişmemişti ama ortam bu sefer biraz daha ciddiydi.
İlçe Emniyet Müdürlüğü’nün sorgu odasındaydık. Masanın bir tarafında elindeki yoğurt lekelerini silmeye çalışan Caner ve saçı başı dağılmış ben oturuyorduk. Masanın diğer tarafında ise... Sandalyesine arkasına yaslanmış, kollarını göğsünde birleştirmiş, gözlerini kısmış bize bakan Yavuz Komiser.
Odada öyle bir sessizlik vardı ki, duvardaki saatin tık tık sesleri beynimde yankılanıyordu.
Yavuz derin bir nefes aldı. Gözlerini Caner’den çıkarıp doğrudan benim gözlerimin içine dikti.
"Gülhan..." dedi, sesi ne sinirliydi ne de yumuşak. Çok garip, düz bir tonla konuşuyordu. "Siz gündüzleri normal insan gibi yaşayıp, akşamları maske takıp sokaklarda adalet dağıtan çete falan mısınız?"
Bu bölümün ilk 22 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Ben fikrimi deniştirdim burakta aynı canerde
Ayayyy mükemmel ötesi olmuş aşkım
LDHDŞRJEŞEJDŞDHŞDJRŞDKD AŞIRIII İYİ YA
Hemen yeni bölümün gelmesi lazım acilllll
Yorum
Yorum bulunamadı.