Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
───── ⋆。°✩📚✩°。⋆ ─────
Karakolun demir kapısı arkamızdan kapandığında sabahın ilk ışıkları sokağa vuruyordu. Yavuz bizi kapıya kadar uğurlamış, giderken bana o meşhur "Aklım sende" bakışlarından birini atmıştı. Ama ne yazık ki romantizmin ömrü tam olarak bizim sokağın başına kadar sürdü.
Çünkü binanın girişine geldiğimizde Caner’le ikimiz de aynı şeyi hissettik: Dehşet.
"Abla," dedi Caner yutkunarak. "Sence annem uyanmış mıdır?"
"Caner, kadının iki evladı birden geceyi nezarette geçirdi. Sence uyanmış mıdır değil, 'Sence terliğin açısını ayarladı mı?' diye soracaksın."
Bina kapısını sessizce açıp merdivenleri parmak uçlarımızda tırmandık. Bizim dairenin kapısına geldiğimizde Caner cebinden anahtarı çıkarıp çilingir edasıyla kilide soktu. Tık. Kapıyı milim milim araladık.
İçerisi zifiri karanlıktı. Tam "Oh, valla yatıyorlar!" deyip içeri adımımızı atmıştık ki...
Bence devamını siz biliyorsunuz ya...
Salondaki berjer koltuktan bir abajur ışığı yandı.
Annem Melek Sultan. Başına tülbentini sıkıca bağlamış, kucağında devasa bir merdane, elinde ise 38 numara malum ev terliğiyle tam karşımızda oturuyordu. Yüzündeki ifade, mahallede savaş ilan etmiş bir komutanın ifadesinden farksızdı.
Valla bu sefer sıçtık
"Geldiniz mi sabıkalılar?" dedi annem. Sesi öyle bir sakindi ki, fırtına öncesi sessizlik halt etmişti.
"Annammm!" diye atıldı Caner, hemen duygu sömürüsü moduna geçerek. "Canım anam! Biz geldik ama sor bir nasıl geldik? Vatani görevimizi yaptık, ezilenin yanında durduk, nezarethanenin soğuk betonlarında senin böreklerini özledik!"
"KES CANER!" diye gürledi annem. Bir anda ayağa fırladı. "Ben sizi markete iki kilo süzme yoğurt almaya gönderdim! YOĞURT! Siz ne yaptınız? Adam komalık etmişsiniz, geceyi nezarette geçirmişsiniz! Mahalledeki teyzelerin diline düşmemiz yetmedi, bir de sabıka kaydı çıkardınız başıma!"
"Anne valla adam kadına vuruyordu!" dedim kendimi savunmaya çalışarak. "Ne yapsaydık, izlese miydik?"
"Sana mı kaldı elin adamını yoğurtla dövmek Gülhan?!" dedi annem
" Annecim hak etti bir kere"
" Kes sesini Gülhan "
O esnada annem terliği bomba gibi fırlattı . Allahtan yüzüme gelmeyip aynaya çarpmıştı
"Abla kaç!" diye bağırdı Caner.
İkimiz de aynı anda koridora doğru hamle yaptık ama ev zaten bir kriz merkeziydi. Caner panikle salona doğru koşarken sehpanın üzerindeki dantel örtüye takıldı. Örtüyle birlikte dünkü altın gününden kalan kuruyemiş tabağı, Şaziye Teyze’nin unuttuğu yedek gözlük ve annemin nazar boncuklu tabağı havada uçuştu!
"AH BENİM DANTELİM!" diye çığlığı bastı annem. Merdaneyi havada sallayarak Caner’in peşine düştü. "Caner seni o zeytin kavanozuna basmazsam bana da Melek demesinler!"
" Annem çocuğuna vurulur mu ya" dedi Caner
" O çocuk sensen vurulur Caner. İtin hakkı dayaktır" dedi annem
" Anne it miyim ben"
" Evet Caner öylesin"
Caner, koltukların üzerinden ceylan gibi atlayarak. "Balkondaki sirkeleri getiririm buraya!"
Bu bölümün ilk 27 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Ayyy kızımm yine çok iyi yazmışsın 🌸
Sen bu işi yapıyorsun var ya çok iyi olmuş birde artik acaba Yavuz ve Gülhan karakol ve olaysız ir günde baş başa mı kalsalar bence güzel şeyler olur ne dersin
Mükemmel olmuuyssss askımmm
Yorum
Yorum bulunamadı.