Bazı yanlışların affı olmazdı. Telafisi ve doğruları da.
Aldatmak gibi.
Altımda siyah deri siyah pantolon ve üstümde askılı siyah crop, deri ceket vardı. Siyah spor ayakkabılarım ve minik siyah kol çantam.
"Ciddi ciddi Rakip takımı tutacağız" Nisan yerinde duramıyordu. Bu karardan beri heyecandan sürekli gülümsüyordu. Ve çokta konuşuyordu. Üzerinde mini çiçekli ve askılı bir elbise vardı. Gri parlak topuklu ayakkabıları ile tamamlıyordu.
"Görevli burda" sesinde Nisan gibi olmasa da Canan'ında heyecan vardı. O her zaman rahatlıktan yanaydı. Ve düz siyah eşofman takımı giymişti.
"Merhaba. Biz Azrail'in destekçileriyiz" Azrail. Emir'in final rakibi. Emir onu desteklemeye geldiğimi ve affettiğimi sanıyordu. Ama bu kadar değildi. En azından ben bu kadar aptal değildim.
Bize nereye oturacağımızın biletlerini verdi. Paraya kıyıp en öne oturacaktık. Emir'in de görebileceği yere.
Azrail.
Onun ile ilgili pek fazla bilgi yoktu. İsmi ya da nereleri olduğu ile de ilgili. Sadece rakiplerine asla acımadığı ve onları ölene kadar dövdüğüydü.
Bir kaç hafta öncesine kadar kalbimde olan birinin bu denli canının yanacak olmasını istemezdim. Eğer bana affedemeyeceğim bir şey yapmaz ise.
İlk Emir'in ismi duyuldu tüm hoparlörlerde. "Türk boksör Emir Yılmaz!" büyük bir alkış tufanı koptu. Emir'in olduğu kısım Türk bayrakları ile doluydu. Onlara ihanet etmiyordum. Sadece Emir ile ödeşecektim.
Emir'in bir aralar benim için giydiği o şort üzerindeydi. Lacivert şortu. O her zaman gösterisi severdi. Altın dişiliği taktı ve sahada bir kaç hareket yaptı.
Gözleri benimle kesişti. Anlamaz gibi baktı. Eli ile işaret verdi. Ona omuz silktim. Anlamıştı ve bana dudak oynatarak ' izle' dedi.
Bir isim daha duyuldu hoparlörden. "Boksör Azrail!" daha coşkulu alkış ve ıslıklar çıktı. Onun nereleri olduğunu söylemedi. Sadece lakabını söyledi.
Tüm heybetli ile sahaya girdi Azrail. Siyah bir şort giymişti. Ve eldivenleri de siyahtı. Siyah ve mavi dövüşü gibiydi. Azrail dişlik bile takmadı. Onu destekleyenlere reverans yaptı ve rakibe döndü.
Emir ile tokuştu. Emir'in meydan okumasına karşılık vermedi. "Ve evet sayın seyirciler. Uzun soluklu izleyeceğiniz final etabı geldi. Azrail ve Emir!" sunucu bunları büyük bir heyecanla söyledi.
Dövüş başladı.
Emir bir kaç yumruk attı. Hepsi karnına gelmişti. Azrail sadece kendini savunuyordu. Ve asla vurmuyordu. Ne yaptığını anlamaya çalışıyordum ama olmuyordu.
Emir'in onu yere sürmesine izin verdi. Ve on saniye boyunca kalkmadı ilk etap Emir'in oldu. Azrail'i destekleyenler "Avans!" diye bağırıyordu. Belki ki avans veriyordu.
İkinci raunda geçildi. Bu sefer Azrail çok sert darbeler atıyordu. Tekme, yumruk gibi. Ama öyle güçlüydü ki Emir karşı koyamadı.
Emir'i kaybettirecek o hamleyi yaptı. Burnuna yumruk attı. Emir'in hassas noktasına. Emir maçı bıraktı. Eldivenleri yere attı. Herkes "Azrail" diye haykırıyordu.
Emir ile gözlerimiz kesişti. O an bu duygunun ne olduğunu ona anlatmak istedim. İçimden gelen dürtü ile sahaya girdim.
Azrail'e sarıldım. "Yalvarırım sus" diye fısıldadım.
Ben eski sevgilimin Azrail lakaplı dövüşçüsüne hangi cesaret ile sarıldım? Bilmiyordum. İnadım ile sarıldım.
Ben bir adama sarıldım.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
En kısa zamanda yazarımm
devamıı
Yorum
Yorum bulunamadı.