Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
Bölüm 18 – 317Mezarlığın girişindeki eski plana doğru yürüdük.Demir bir panonun içine yerleştirilmiş haritada bütün mezarların numaraları yazıyordu.Parmağımı yavaşça satırların üzerinde gezdirdim.298...305...311...Sonra...317.Numaranın karşısındaki isim silinmişti.Sadece ilk harfi okunuyordu."A...""Garip..." dedi Mina."Neden sadece bu isim silinmiş?"Dedemin dostu kaşlarını çattı."Bu eskime değil.""Biri özellikle kazımış."317 numaralı mezara doğru yürüdük.Diğer mezarlardan biraz uzaktaydı.Çevresinde yabani otlar büyümüştü.Sanki uzun zamandır kimse ziyaret etmemişti.Mezar taşına yaklaştığımda garip bir ayrıntı dikkatimi çekti.Taşın üzerinde doğum tarihi vardı.Ama ölüm tarihi yoktu.Boş bırakılmıştı."Bu nasıl olur?" diye fısıldadı Mina."Bir mezarda ölüm tarihi olmaz mı?"Ben de şaşkındım.Tam eğilip taşı incelerken güneş ışığı mezarın üzerine vurdu.Taşın kenarında ince bir çizik parladı.Parmağımla üzerinden geçtim.Bir ok işaretiydi.Ok...Hemen yan taraftaki yaşlı meşe ağacını gösteriyordu.Ağacın gövdesine yaklaştık.Kabukların arasında küçük bir oyuk vardı.İçine elimi uzattım.Parmaklarım metal bir şeye dokundu.Yavaşça çıkardım.Eski bir pusulaydı.Kapağının içine kazınmış tek bir cümle vardı.> "Kuzeyi değil, gerçeği takip et."Pusulanın ibresi bir an kuzeyi gösterdi.Sonra yavaşça döndü.Ve...Ormanın tam ortasını işaret etti.Mina şaşkınlıkla bana baktı."Normal pusulalar böyle davranmaz."Ben pusulaya biraz daha dikkatle baktım.İbrenin ucunda küçücük bir taç sembolü vardı.Aynı sembol...Kulübenin kapısında gördüğümüz semboldü.Demek ki bu pusula yön bulmak için değil...Bir şeyi bulmak için yapılmıştı.
Bu bölümün ilk 1 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları