Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
karahanlı imparatorluğunun o şatafatlı çöküşünün üzerinden tam bir ay geçmişti.
vadi üniversitesi'nde artık bambaşka bi rüzgar esiyodu. eskiden o uzun, gotik koridorlarda yürürken enselerinde o zengin, şımarık elitlerin nefesini hisseden burslu öğrenciler artık başları dik yürüyodu. pars'ın o zehirli, parayla satın alınmış sistemi tamamen çökmüş, onun yerini ege'nin kendi elleriyle, kendi zekasıyla inşa ettiği o "dokunulmaz" ama adil krallık almıştı.
pazartesi sabahı ege'yle beraber kampüsün o devasa kapısından içeri girdiğimizde, boynumdaki o ince gümüş zincirin ucunda sallanan siyah pırlantalı kraliçe kolyem göğsümde parlıyodu.
ege'nin kolu belime dolanmış, okyanus gözleri her zamanki gibi etrafı o keskin, korumacı bakışlarıyla tarıyodu. ama artık kimsenin bize yan gözle bakmaya bile cesareti yoktu. eskiden koridorlarda fısıldaşan o marka giyimli tipler, biz geçerken adımlarını yavaşlatıp saygıyla, hatta hafif bi korkuyla yollarını değiştiriyolardı.
"şu manzaraya bak," diye mırıldandım gülümseyerek. "pars'ın o çok övündüğü 'old money' tayfası resmen kedi yavrusuna dönmüş."
ege dudaklarını şakağıma bastırdı. "çünkü artık karşılarında babalarının parasıyla ezecekleri bi av yok," dedi karanlık ve gururlu bi sesle. "karşılarında kendi şirketini kendi tırnaklarıyla kurmuş bi adam ve o adamın önünde diz çöktüğü bi kraliçe var. alışmaları zaman alıcak ama öğrencekler."
kraliçenin tahtı 🏛️
hukuk fakültesine girdiğimizde, ege'nin dekanlıkta şirketin okul sistemine entegre ettiği yeni yazılımın toplantısı olduğu için ayrılmamız gerekti.
"kurgusal duruşma kulübünün ilk toplantısını bensiz mi yapıcaksın?" dedi ege, gitmeden önce beni belimden tutup kendine çekerek.
"merak etme," dedim boynumdaki kolyeye dokunarak. "denetim kurulu başkanı olarak ruhun benimle olucak. hem, o kulüp odasını pars'ın o iğrenç enerjisinden tamamen temizlemem lazım."
ege gülümsedi, dudaklarıma kısa ama nefes kesici bi öpücük bırakıp toplantıya doğru uzaklaştı.
kulüp odasının kapısını açıp içeri girdiğimde, içeride liseden ve fakülteden tanıdık bikaç "eski elit" yüz vardı. pars'ın boşluğunu doldurmaya çalışan, onun kadar zeki olmayan ama kibri ondan zerre geri kalmayan bikaç zengin çocuğu, o meşhur deri koltuklara yayılmıştı.
içlerinden biri, batu adında sürekli alara'nın etrafında dolanan bi çocuk, beni gördüğünde alaycı bi şekilde sırıttı.
"aa, burslu kraliçe gelmiş," dedi batu ayaklarını ahşap masanın üzerine uzatarak. "pars gitti diye kulübü tamamen devraldığını falan sanmıyosun herhalde melis? ege arkanda olmadan o kürsüde ne kadar dayanabilirsin ki?"
odadaki bikaç kişi kıkırdadı.
bi ay önceki melis olsa, bu lafın altında ezilir, dudaklarını kemirir ve ege'nin gelip onu kurtarmasını beklerdi. ama artık o kız tamamen ölmüştü. ege'nin bana o kolyeyi taktığı gece, içimdeki o son korku kırıntısını da boğazın sularına gömmüştüm.
kendi kurallarım ⚖️
çantamı o meşhur, eskiden pars'ın oturduğu deri koltuğun hemen yanındaki ahşap masaya sertçe bıraktım.
Bu bölümün ilk 18 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Kitabın yeni bölümünü okudum harikaydı çok mükemmel olmuş emeğine sağlık balım mükkemmeldi 💖💖💖
Yorum
Yorum bulunamadı.