Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
cuma akşamı gelip çattığında, aynanın karşısında durmuş kendi yansımama bakarken midemdeki o amansız kasılmaları durduramıyodum.
üzerimde, berke'nin "yenge bu gece o yalıyı başlarına yıkman lazım" diyerek kendi tanıdığı bi tasarımcıdan zorla ödünç aldığı o efsanevi elbise vardı. kan kırmızısı, ince askılı, sırtı tamamen açık ve derin bi yırtmacı olan ipek bi elbiseydi. hayatımda hiç bu kadar... tehlikeli görünmemiştim. saçlarımı dağınık bi topuz yapmış, dudaklarıma elbiseyle aynı tonda koyu kırmızı bi ruj sürmüştüm.
ben o sahte kralların dünyasına ait deildim ama eğer beni o yılan çukuruna zorla sokuyolarsa, oraya ezik bi av olarak deil, kraliçe gibi giricektim.
kapı çaldığında derin bi nefes alıp çantamı kavradım. kapıyı açtığım an, karşımda duran manzarayla nefesim boğazımda asılı kaldı.
ege.
üzerinde simsiyah, özel dikim olduğu her halinden belli olan jilet gibi bi smokin vardı. siyah gömleğinin yakasını her zamanki gibi biraz açık bırakmış, papyon takmamıştı. dağınık siyah saçları, o belirgin çene hatları ve okyanus gözleriyle... resmen yeryüzüne inmiş karanlık bi tanrı gibi duruyodu.
beni gördüğü an, yüzündeki o gergin ifade saniyesinde silindi. okyanus gözleri önce yüzümde, sonra yavaşça kırmızı ipek elbisenin üzerinde gezindi. gözlerindeki o karanlık ateşin nasıl harlanıp alev alev yandığını gördüm. sertçe yutkundu.
"sktir,"* diye fısıldadı boğuk, kendi kendine konuşur gibi bi sesle. bir adım atıp aramızdaki mesafeyi sıfırladı. ellerini çıplak sırtıma yerleştirdiğinde parmaklarının sıcaklığı tenimi yaktı. "bu gece o yalıda cinayet işleticeksin bana. seni bu halde kimsenin görmesine izin vermek istemiyorum."
"abartma," dedim gülümseyerek, ellerimi onun o geniş, smokinli omuzlarına yerleştirirken. "sadece zırhımı giydim."
"benim yanımdayken hiçbir zırha ihtiyacın yok," dedi dudaklarını boynuma doğru bastırıp o baş döndürücü kokusunu içime çekmeme sebep olurken. "ama madem bu gece onlara savaş ilan ediyoruz, o yalıya alev alev giricez kraliçem."
gri clio'muz, boğazın hemen kenarındaki o devasa, tarihi karahanlı yalısının önünde durduğunda etraf tam bi gösteriş şovuydu. maybach'lar, son model ferrari'ler ve porsche'ler arka arkaya dizilmişti.
valelerden biri bizim arabaya doğru hafif küçümseyen bi bakışla yaklaştı. ege arabadan inip o ölümcül bakışını valeye diktiği an, adamın rengi soldu ve anında ceketini ilikleyerek saygıyla başını eğdi.
ege arabanın etrafından dolanıp benim kapımı açtı. elini uzattı, parmaklarımızı sımsıkı kenetleyip beni arabadan çıkardı.
yalının o devasa, altın işlemeli kapılarından içeri adım attığımız an... zaman durdu.
içerisi kristal avizeler, klasik müzik çalan bi orkestra ve marka giyinmiş yüzlerce elit öğrenciyle doluydu. biz o kırmızı ipek elbisem ve ege'nin o kusursuz, karanlık duruşuyla kapıda belirdiğimiz an bütün başlar bize döndü.
müzik sesi sanki saniyeliğine kısıldı. uğultu bıçak gibi kesildi.
Bu bölümün ilk 17 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Haklısın bende parsı dövmek istiyorum ama kendimi zor tutuyorum neyse kitap harika olmuş bayıldım çok mükemmel olmuş emeğine sağlık canım çok güzeldi bölümü iyi ki yazmışsın çok beğendim ❤️❤️💖❤️💖❤️💖💖♥️🌹 lütfen 6. Bölümünü atarmısın 💗🤩💖❤️
Ayayyy 2 aydır beklediğine değdi valla hemen devamı gelmeliiii
LUTFEN DEVAM ET ASKIM MUKEMMEL OLMUS O PARSI BENIM BI DOVESM GELDI VALLA
Yorum
Yorum bulunamadı.