Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
o gece karahanlı yalısından nasıl çıktığımızı, orman evine nasıl döndüğümüzü hayal meyal hatırlıyorum. ege yol boyunca tek kelime etmemiş, direksiyonu sıkan ellerinin boğumları bembeyaz kalmıştı.
pars'ın kulağıma fısıldadığı o zehirli cümle, "düşüceğin yer benim kollarım olucak", beynimi kemiren bi virüs gibiydi. ama ege'nin zaten babası yüzünden darmadağın olan gururunu daha fazla deşmemek için ona bu cümleden hiç bahsetmedim. kendi başımın çaresine bakabilirdim. ben vadi koleji'nde ne zorbalarla savaşmıştım, o lacivert ceketli züppe beni korkutamazdı.
hafta sonu sessiz bi fırtına gibi geçti. ege uyumadı. gece yarılarına kadar verandadaki o yeşil deri koltukta, berke ile telefonda saatlerce konuştu. karanlıkta sadece laptopun ekranından yüzüne vuran mavi ışık ve gözlerindeki o korkunç intikam ateşi vardı. haldun karahanlı ve pars, bu gece uyuyan bi aslanı uykusundan uyandırmışlardı. ve ege'nin artık babasının holdingi ya da parası yoktu; bu da onu kaybedicek hiçbir şeyi olmayan, çok daha tehlikeli bi düşman yapıyodu.
pazartesi sabahı vadi üniversitesi'ne adım attığımızda, kampüsteki havanın tamamen değiştiğini anında hissettim.
gala gecesinin dedikoduları bütün okula yayılmıştı. ege'nin babasının haldun karahanlı'nın "danışmanı" (daha doğrusu kuklası) olarak sahneye çıkarılması, elitlerin dilinde sakız olmuştu. hukuk fakültesinin devasa taş koridorlarından geçerken fısıldaşmalar arkamızdan bi gölge gibi geliyodu.
"şuna bak, eski kralın tacı harbiden düşmüş..." "babası karahanlıların köpeği olmuş diyolar, pars bunu ezer geçer..."
ege bunların hiçbirini duymuyomuş gibi dimdik, omuzları geride, çenesi havada yürüyodu. sağ eliyle benim elimi öyle bi sıkı, öyle bi sahiplenerek tutuyodu ki, bütün bu yılan çukuruna sessiz bi meydan okumaydı bu.
Bu bölümün ilk 8 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları