Ertesi sabah Emre yeniden hastanedeydi.
Defne nöbet odasından çıkarken karşısında onu görünce durdu.
“Yine mi siz?”
Emrecsakin bir şekilde cevap verdi.
“Günaydın.”
“Günaydın. Ama sorumun cevabı değişmedi.”
“Ben de sizi görünce sevindim.”
Defne şaşırdı.
“Gerçekten mi?”
“Hayır.”
Defne gözlerini devirdi.
“Bir an şaşırmıştım.”
Emre elindeki dosyayı kaldırdı.
“Dünkü hastayla ilgili yeni bir gelişme var.”
Defne'nin yüzündeki gülümseme kayboldu.
“Ne oldu?”
“Hasta kendine geldi ama bize hiçbir şey anlatmıyor.”
Defne dosyaya baktı.
“Belki korkuyordur.”
“Belki de bir şey saklıyordur.”
Defne Emre'ye döndü.
“Her susan insan suçlu değildir.”
“Her susan insan masum da değildir.”
İkisi birkaç saniye birbirine baktı.
Defne kollarını bağladı.
“Bakın Komiser Bey, hastalar benim için önce hastadır. Şüpheli ya da tanık değil.”
Emir başını salladı.
“Benim için de önce insandır. Ama bir soruşturma yürütüyorum.”
“Ve herkesin üstüne şüpheyle bakıyorsunuz.”
“Mesleğim bu.”
“Benim mesleğim de insanları iyileştirmek.”
Emre hafifçe gülümsedi.
“Demek ikimiz de işimizi fazla ciddiye alıyoruz.”
Defne istemeden gülümsedi.
“En azından bu konuda anlaşıyoruz.”
Emre dosyasını kapattı.
“Bunu not edeyim. İlk anlaşmamız.”
Defne yürümeye başladı.
“İkinciyi beklemeyin.”
Emre arkasından seslendi.
“Ben de zaten birinciyi zor buldum!”
Defne dönmeden elini kaldırdı.
“Duydum!”
Emre gülümsedi.
“İyi.”
Fakat ikisinin de bilmediği bir şey vardı.
Bu olay, ikisinin düşündüğünden çok daha büyük olacaktı.
Bölüm Yorumları