Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
MELEK YÜCEL Aybars'ın kardeşi olmak bazı insanlara göre büyük bir şanstı.Bana göre değildi.Çünkü insanlar onun adını duyduğunda korkuyordu.Ben ise onun eve geldiğinde ayakkabılarını bile doğru düzgün çıkarmadığını biliyordum.İnsanların karşısında soğuk duran adam, benim karşıma geçtiğinde hâlâ çocukken kavga edip eve geldiği hâliyle aynıydı.Sadece artık elleri daha ağırdı.Bakışları daha sertti.Ve taşıdığı yük çok daha büyüktü.Ama son iki yıldır değişen başka bir şey vardı.İzel.Ağabeyim onun öldüğüne inanıyordu.Ben ise hiçbir zaman tamamen inanmadım.Çünkü Aybars'ın gözlerinde yas vardı.Ama kabulleniş yoktu.Bir insan sevdiği kişiyi kaybettiğinde ağlayabilir.Öfkelenebilir.Kendini suçlayabilir.Ama Aybars'ın yaptığı başka bir şeydi.Arıyordu.Sessizce.Kimseye söylemeden.Her ihtimali araştırıyordu.Ve ben onun bunu yaptığını biliyordum.Çünkü bazı geceler odasının ışığı sabaha kadar açık kalıyordu.O sabah çalışma odasına girdiğimde masanın üzerinde yine dosyalar vardı.Aybars içeride değildi.Dosyalardan birini açtım.İzel.İsmi görünce boğazım düğümlendi.Fotoğrafına baktım.Onu yalnızca birkaç kez görmüştüm.Ama ağabeyimin gözlerinde onu o kadar çok görmüştüm ki...Sanki yıllardır tanıyordum.Dosyada hastane kayıtları, eski adresler, isimler vardı.Ama hiçbirinin sonu bir yere çıkmıyordu.İki yıl.İki yıl boyunca hiçbir iz.Tam dosyayı kapatacaktım ki bir satır dikkatimi çekti."Kayıt bulunamadı."Altında tarih vardı.İzel'in öldüğü söylenen tarihten birkaç gün sonrası.Kaşlarımı çattım.Bir insan öldüyse...Neden ölümünden sonra kayıt aranıyordu?Telefonumu çıkardım.Not aldım.Eski hastaneler.Özel klinikler.Kimliksiz hastalar.İsimsiz kayıtlar.Belki de bir yerde hata vardı.Belki herkes yanlış yere bakıyordu.Öğleden sonra Kerem'i buldum.Onu görünce doğrudan konuya girdim."İzel'in ölümünden sonra hangi hastaneler kontrol edildi?"Kerem bana baktı."Sen neden bunu soruyorsun?""Çünkü bir şey buldum."Dosyayı uzattım.Kerem birkaç saniye inceledi."Bu kayıt neden burada?""Ben de onu soruyorum.""Bu tarih...""İzel'in ölümünden üç gün sonrası."Kerem başını kaldırdı."İmkânsız.""Belki.""Hayır."Dosyayı kapattı."Bu dosyaya Aybars bile ulaşamadı.""Nasıl?""Çünkü kayıt resmi sistemde yok.""Silinmiş olabilir mi?"Kerem bir süre düşündü."Silinmişse birileri silmiştir.""Kim?""Bilmiyorum.""Öğrenebilir misin?"Kerem bana baktı."Sen Aybars'ın kardeşisin.""Evet.""Bu yüzden sana hayır demek zor."Gülümsedim."İyi.""Ne?""Çünkü evet demeni istiyorum."O akşam eve döndüğümde Aybars beni kapıda karşıladı."Sen bugün neredeydin?""Bir şey araştırıyordum.""Ne?"Cevap vermedim.Aybars gözlerini kıstı."Melek.""İzel'i."O anda yüzündeki bütün ifade değişti."Ne buldun?""Henüz bir şey yok.""Bulduğunda bana söyle.""Ya sana söylemeden önce emin olmak istersem?""Niye?""Çünkü seni yeniden yıkmak istemiyorum."Aybars birkaç saniye sustu.Sonra çok sakin konuştu."Ben zaten iki yıldır yıkığım."Başımı eğdim."Belki bu sefer bir şey buluruz."Aybars'ın gözleri dolmadı.Ama sesindeki sertlik kayboldu."Umut verme bana.""Umut vermiyorum."Dosyayı göğsüme bastırdım."Çare arıyorum."Aybars bana baktı.Sonra başını salladı."Tek başına yapma.""Yapmayacağım.""Kim var yanında?"Bir an sustum."Kerem."Aybars'ın yüzü sertleşti."Kerem'e güvenme.""Sen bir zamanlar ona güveniyordun.""Bir zamanlar.""Belki hâlâ güvenmen gereken biri.""Artık kimseye güvenmiyorum."O cümle içimi acıttı.Çünkü ağabeyimi en çok değiştiren şeyin İzel'in ölümü olduğunu biliyordum.Ama onun hâlâ bir ihtimali olduğunu düşündüğümde...İlk kez iki yıl sonra gerçekten korktum.Ya İzel yaşıyorsa?Ya biz onu bulamadan birileri ona zarar veriyorsa?Gece yarısı odama kapandım.Bilgisayarın başına oturdum.Hastane kayıtlarını tek tek inceledim.Bir şehir.İki klinik.Üç özel hastane.Sonra küçük bir sağlık merkezinin adı çıktı.Kayıtlarda bir hasta vardı.İsim yoktu.Yaş yaklaşık olarak İzel'le aynıydı.Kayıt tarihi...İzel'in öldüğü söylenen gecenin ertesi günü.Nefesimi tuttum.Dosyayı açtım.Hasta kaydı eksikti.Ama tek bir not vardı."Hasta hayati tehlikeyi atlattı."Sandalyeden kalktım."Hayır..."Telefonumu aldım.Kerem'i aradım."Ne oldu?""Bir kayıt buldum.""Ne kaydı?""İsimsiz bir hasta."Sessizlik."Ne zaman?""İzel'in ölümünden bir gün sonra."Kerem'in sesi değişti."Dosyayı bana gönder."Gönderdim.Birkaç saniye sonra:"Melek...""Ne?""Burada başka bir şey var.""Ne?""Hasta aynı gün başka bir yere nakledilmiş.""Nereye?"Kerem cevap vermedi."Kerem?""Adresi buluyorum."Bekledim.Telefonun diğer ucunda klavye sesleri geliyordu.Sonra sustu."Bulamadım.""Nasıl?""Adres sahte."Kalbim sıkıştı."Yani?""Yani biri bu hastanın bulunmasını istememiş."Telefonu elimde sıkıca tuttum.İlk kez içimde küçücük bir umut oluştu.Belki de İzel gerçekten yaşıyordu.Belki de iki yıldır herkes yanlış yerde yas tutuyordu.Ve eğer yaşıyorsa...Onu bulacaktık.Ne pahasına olursa olsun.Ertesi sabah Aybars'a hiçbir şey söylemedim.Henüz değil.Çünkü elimde kesin bir kanıt yoktu.Sadece bir ihtimal vardı.Ama o ihtimal bile yeterliydi.İzel'in fotoğrafını masanın üzerine koydum.Parmaklarımı fotoğrafın kenarında gezdirdim."Dayan."Fısıltım odada kayboldu."Seni bulacağız."Sonra bilgisayarın ekranına tekrar baktım.İsimsiz hasta.Sahte adres.Silinmiş kayıtlar.Ve bütün bunların ortasında tek bir soru:İzel'i kim saklıyordu?Cevabı henüz bilmiyordum.Ama bulacaktım.Çünkü Aybars onu sevdiği için arıyordu.Kerem geçmişin hesabını kapatmak için arıyordu.Ben ise...Bir insanın gerçekten öldüğünden emin olmadan onun için yas tutmayı reddediyordum.Ve içimde bir his vardı.İzel bir yerlerdeydi.Bizi duymasa bile...Bir gün onu bulacaktık.
Bu bölümün ilk 1 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları