...2 yıl önce
29 Kasım Cuma 2024
𝙴𝚣𝚐𝚒𝚗𝚒𝚗 𝚊𝚗𝚕𝚊𝚝ı𝚖ı𝚢𝚕𝚊
annemin zoruyla saat 07.30 da uyanmıştım hiç sevmediğim yeşil okul formamı üzerime geçirmiş ve aynada boş boş bakınıyordum 6. sınıfın ikinci dönemindeydik ve bugün okula gitmek istemiyordum çünkü niyetim berkeyle yüzleşmekti yanlış duymadınız tam olarak berkeyle yüzleşcektim. belkide hepiniz aynı soruyu soruyodunuz 'neden?, mantıksız mısın, çocuk seni çok seviyor, ezgi sen şakamısın sen bir kere bile sevgililer gününü kutlamasan bile çocuk 2.sınıftan beri hiçbir özel günü unutmuyor' bu sorularınıza cevabım
bilmiyorum, neyimi bilmiyorum hislerimi hislerimden emin değildim berkeyi çok seviyordum ama ata mert daha farklıydı onu görünce kalp ritmin hızlanıyor, karnımda kelebekler uçuşuyor ve çok heycanlanıyordum ama berkeyi görünce hiçbirşey hissetmiyordum sadece... sanki sadece arkadaştık ben böyle hissediyordum Peki ya yüzleşe bilcek miydim işte orası tartışılır ne yapmam gerek gram fikre sahip değildim ve beni sevip sevmediğini bile bilmediğim bir çocuk için berkeyle yüzleşmek istemiyordum
"kızım ne yapıyorsun gelsene kahvaltı yap bomboş aynaya bakma"
"ha.tamam geliyorum şimdi anne"
˖ ݁𖥔 ݁˖ 𐙚 ˖ ݁𖥔 ݁˖⋆. ୨୧˚⋆ ˖ ݁𖥔 ݁˖ 𐙚 ˖ ݁𖥔 ݁˖
hızlı adımlarla sınıfa çıkıyordum ilk derse geç kalmıştım galiba umarım hoca gelmemiştir yoksa birde din kültürü hocasının çenesini çekemezsin zaten yılın başında hocayla kavgaya girmiştim böyle deyince saç başa değil hocanın yap dediği şeyi inatla yapmayıp yerimi değiştirmiştim. sınıfın önüne geldiğimde derin bir nefes aldım ve tam kapıyı çalcakken kapı aniden açıldı ben daha ne olduğunu anlayamamıştımki az kalsın kapı yüzünden kafam kırılıyordu nasıl bu kadar ses yapabiliyorlardı Sınıfımızın hemen karşısında müdürün odası vardı kapıyı açan kişiye baktım sınıfın hiperaktif çocuğu olan şahini gördüm ve göz devirdim oda az kalsın kapı kafama çarpcağı için endişeyle dudaklarını dişleri Şahin aynı zamanda sınıfın en kısa boylusuydu ama kısa olması komik olmıycağı anlamına gelmiyordu adeta sınıfın neşesiydi sınıfa hiç istemeyerek girdim hoca yoktu
bir dakika lan hoca nasıl olmaz bu hocaya tır çarpsa da fil ezsede okula gelmemezlik yapmazdı yerime geçip otururken sınıfta akıllı tahtada evli, mutlu, çocuklu şarkısı çalıyor defnede bağırarak şarkıya eşlik ediyor özellikle şarkının hayalim üç kelime oda şöyle evli, mutlu, çocuklu kısmını
'hayalim üç kelime oda şöyle EMİR! EMİR! EMİR! ' doğru tahmin emirle defne sevgiliydi emir anaokulundan beri en yakın arkadaşımdır birbirinizden hiç bir şey saklamaz sık defne ise sınıfın şu 'cool girly' lerindendi aslında emirinde okulda bayağı bir tanınırlığı vardı ve abartmaya gerek yok pek de yakışıklı değildi.
ʚ♡⃛ɞ
ders bitmişti biz lara, yağmur ve ben kol kola girmiş müdürün odasına gitdik ve çat kapı girdik
"GÜNAAAYDIIIIIIN ÖKKEŞ HOCALAR" Dedik hoca da sevecen tavrıyla bize günaydın dedi. belki şaşırdığımız bir yer olabilir ama biz ökkeş hocayla arkadaş gibiydik yani lara ben ve yağmur bu yüzden hoca bize pek kızmazdı ve her teneffüste soluğu odasında kendimize ait sandalyelerde bulurduk kendimize ait dedim çünkü artık her teneffüs o sandalyelere otura otura o sandalyeleri sahiplenmiş olduk bizde biraz. kıskançlıkta vardı yan sınıftaki öbür öğrenciler hocanın yanına girdi mi odanın en köşesine çekilip kötü bakışlar yollardık neydi ki bizdeki bu öz güven bilmiyorum ama hocaya güvencemiz tamdı
"ne yapıyorsunuz hocaaam"
"birkaç işim var onları halletmeye çalışıyordum siz"
"bizde dereden çıktık hocam dün osman hoca alicana tahta kalemi fırlatdı füze gibi"
"Aaa neden"
"resmi yamuk mu çizmiş ne ondan " dediğimiz an kapı üç kez tıklatıldı ve içeri osman hoca geldi. osman hoca gelince ökkeş hoca dışarı çıkmamızı rica etdi bizde oyalanmadan çıktık çıkmamız lazım kahkaha mızı serbest bırakmamız bir oldu iyi insan iyi lafın üstüne gelir derlerde ne osman hoca iyi nede bizim söylediklerimiz. sınıfa gitdiğimizde emir arka sıraya oturmuş atamertler başına toplanmış laf anlatmaya çalışıyordu "takma oğlum kafana" dedi semih anlamadık ve kesin kızlar tuvaletinde bir dedikodu vardır diye oraya girdik defne ağlıyordu Ayşegül,fatma gül, cemre onu teselli ediyordu
"noldu"diye sordu yağmur cevabı ayşe gül verdi
" emir ve defne ayrıldı" dediklerinde hepimizin ağzı şaşkınlıkla açıldı onlar birbirine çok bağlıydı daha geçen aylarda yaşları çok küçük olmasına rağmen emir defneyi aşk ışığın ordaki duvara kıstırmıştı ve şimdi böyle bir durumda olmaları çok garipti... ama emiri görmüştüm oda çok üzgündü hep beraber dışarıya çıktık defne biraz hava alsın diye ve o sırada dışarıda arif ve emiri beraber dolaşırken gördük Ayşegül arife sert bir omuz atarak yanıma gel mesajı verdi bizde okulun yanındaki banka geçtik defne anlatmaya başladı
" ben annemden emir yüzünden dayak yedim bumuydu karşılığı" dediğinde ikinci şoku yaşadık dışarıdan aslı yıkılmaz,üzülmez, kendine güvenen o kızdan geriye birşey kalmamıştı defne devam etdi
"ben annemle babamın karşısına geçip'ben seni babamı sevdiğin gibi EŞŞŞEK gibi seviyorum'dedim o gün çok kızdılar bana " dediğinde arif geldi ve ayşe gül'e baktı doğrudan
"noldu? " dedi arif. ayşe gül
"emirle takılacak isen ilişkimizi hiç ilerletmeye kim arif" dedi herkes bu dediğine şaşırmıştı arif yanımızdan ayrılıp emirin yanına girdi tekrardan bizde sınıfa çıktık bir süre sonta emirin"olm arif benim için ilişkini bitirme boşver beni"dedi bu ikilinin nede ayrıldığını deli gibi merak ediyordum ama ortalık iyice kızışmasın diye ağzımı açmadım ama emirin ne kadar üzgün olduğunu görebiliyordum
her ne kadar saklamaya çalışsa da daha çok belli ediyordu
*⋆ ˚。⋆୨୧˚ ˚୨୧⋆。˚ ⋆*⋆. ୨୧⋆. ୨୧˚♡
öğlen arasından sonra dayanamayıp koluma larayı alıp halı sahaya emirin yanına girdik
"emir"
"noldu? "
"defnetmeyi niye ayrıldınız"
" o söyleseydi niye benim yanıma gelmekle zahmet ettiniz! "
"senden duymak istedik"
"abdullahlar bişey dedi"
"ne dedi"
"ben okula gelmiyorken defne erkeklerin yanında göbek atmış. "
"NE! " larayla ikimizde şok içindeydik çünkü böyle bişey olmamıştı
"duydunuz işte, şimdi gidin "
"böyle bir şey olmadı"
"nasıl? "
"bildiğin olmadı, seni kandırmışlar"
"... "
✧༺♥༻✧
son teneffüste Allah'a şükür barışmıştılar , son ders resimli en sinirli ruh hastası olan Osman hocayla hiç sevmiyorduk, çantaları üst üste koyup kendimize güvenli alan yaptık hem biz. görünmüyor dul hem de masasından kalem atardı bu deli şimdi bizde kafamızın yarışmasından koruyorduk en çokta sakız çiğnediğini ziyaret belli etmemeye çalışıyorduk
ve ben berkeyle yüzleşememiştim...
⋆. 𐙚 ˚⋆˚𝜗𝜚˚⋆𓆩♡𓆪⋆. 𐙚 ˚ ˗ˋˏ ♡ ˎˊ˗
Bölüm Yorumları