Dilek
Ben az önce ne yaşadım, adam bana ilk görüşte aşık olmuştu şimdi ben bu adamdan nasıl kurtulacaktım, asansör durup kapılar iki yana açıldı hemen karnımı doyurup bir an önce denize girmek istiyordum, kendime serpme kahvaltı siparişi vermiştim.
Kahvaltım gelene kadar telefonumu elime aldım, sanki izlendiğim hissine kapılmıştım, başımı telefondan kaldırıp arkama baktım ama kimse yoktu, ben mı paranoyak olmuştum yoksa biri mı peşimdeydi? Kahvaltım gelince telefonu masaya bıraktım.
Kahvaltımı yaparken karşıma gelip oturan adama baktım, kimdi bu gelip benim masama oturmuştu, ona bakmadan kahvaltımı yapmaya devam ettim, ama hala bakıyordu ve bakışları beni rahatsız ediyordu.
“Niye bakıyorsun, sen kimsin?”
“Taş gibi hatunsun, gözlerimi senden bir türlü alamadım, o yüzden gelip bu güzel ve taş hatunla tanışmak istedim.” dedi.
“Benim tanışmak istediğimi nerden çıkardın peki?”
Elini koluma uzatıp tuttu ve kendine çekmeye çalışınca benim kolumu tutan adamın kolunu başka bir el tutunca o kolu tutan elin sahibine bakınca gözleri öfkeden koyulaşmış Murat'ı görmüştüm, bu adam beni izliyordu ben az önceki şüphemden haklıymışım demekki.
“Benim olana dokunan adamın elini kırarım ben.” dedi ve gerçekten kırmıştı ses duyuldu.
Adam bağırınca görevliler toplanmıştı başımıza tabi ki, güvenlik görevlilerine bu adamın bir sapık olduğunu bana asıldığını söyleyince dışarıya atmışlardı, Murat bana bakıyordu ama bakışlarında öfke vardı hala.
“Neden bana öyle bakıyorsun? Sanki bu durumdan ben suçluymuşum gibi.”
“Biraz da senin suçun var Dilek, madem o adamdan rahatsız oldun neden başından def etmedin? Niye seni rahatsız etmesine göz yumdun? Ben gelmesem...”
“Murat, abartıyorsun hem sen benim hiç bir şeyimsin, bana hesap soramassın!”
Murat yaklaştı ve gözlerimin içine baktı, gözlerinin yeşilliği çok güzel görünüyor yakından.
“Ama sen benim için öyle çok şey ifade ediyorsun ki, hele şuram varya...” elini kalbine koydu. “Seni gördükçe nasıl deli gibi atıyor bilemezsin, bu kalp bile sana dayanamıyor ben sana nasıl dayanayım be güzelim.” dedi anlını anlıma dayadı sonra birden kalkıp cıktı.
Derin nefes aldım, ben ne yaşadım şimdi, kalbim çok hızlı atıyordu hemde hiç olmadığı kadar hızlı, elimi kalbime koydum çıkacak gibiydi yerinden, Murat'ı tanımıyordum ama bende yarattığı etki inanılmazdı, kahvaltımı bitirip odama çıktım.
Asansöre binince ayna da kendime baktım, az önce ben bu asansörde neler yaşamıştım, aklımdan çıkmıyordu bu adam, asansörün kapıları açılınca hemen odama girdim kartı okutup, yatağa oturdum sakinleşmeye çalıştım yoksa kalbim yerinden çıkmak üzereydi.
Derin nefesler alıp verdim, elime kalbime koyup devam ettim, dolabıma doğru ilerledim ve mayo aldım üzerime geçirdim, bikini oldum olası giymeyi hiç sevmezdim, Merve hala uyuyordu ne uykusuydu bu böyle, sanki uzun yol şoförü kendisi.
Aşağıya indim ve kendime güzel güneşlenebileceğim bir yer bulmuştum oraya yerleşmiştim, herkes denizin ortasında oyun oynuyordu, top oynayan bile vardı, denize doğru yürüdüm ve kenarında durdum suyu baya soğuktu ayak ucuma su gelince irkildim tabi ki,
Denize girdim ve yüzmeye başladım, iki kaslı adamı görünce ordan uzaklaştım, şimdi Murat bunları görür ve yine olay çıkarır, onlardan uzakta yüzmeye başladım, birden biri belimden kavrayınca çığlık atacaktım ki Murat'ı görmemle sustum.
“Ya senden kurtuluş yok mu?”
“Yok aşkım, ben sen neredeysen ordayım seni yanlız bırakmam bundan sonra.” dedi.
“Aşkım mı? Ne aşkı? Murat sen kendi kendine gelin güvey oluyorsun farkında mısın?” dedim.
Elini yanağıma koyunca içim kıpır kıpır olmuştu, bu adam benim dengemi alt üst ediyordu, ondan uzak durmaya çalıştıkça o gelip beni buluyordu,
“Sana aşık oldum güzelim, aklımdan çıkmıyorsun yavrum ne yaptın sen bana bilmiyorum ama seni düşünmeden yapamaz oldum.” dedi.
Ben bir şey diyemedim, şaşkınlıkla baka kalmıştım, elini çekti ben yüzmeye devam ettim Murat beni izliyor ve gülüyordu, arkamdaki adamlardan uzak olmam lazım çünkü Murat delirebilirdi, yüzerek denizden çıktım ve oturdum, şezlonga ve güneş kremini aldım koluma sürdüm.
“Yavrum, benim sürmemi ister misin?”
“Ben sürüyorum gerek yok.”
“Dilek, ben sana bir adım atıyorum, sen beni itiyorsun neden böyle yapıyorsun?”
Üzülmüştü, onu böyle görmek üzmüştü beni ona kremi uzattım gülümseyerek, elimden aldı ve sürmeye başladı, sürerken boynuma küçük bir öpücük kondurmuştu, nedense etkiliyordu beni bu hâlleri anlam veremiyorum duygularım karmakarışıktı.
“DİLEK!” dedi Merve birden irkildim.
“Düzgün bir şekilde gelsen ölürsün ödümü kopardın.” dedim.
Merve, Murat dan gözlerini alamıyordu ama Murat da benden gözlerini alamıyordu, Merve yanına geçti oturdu Murat'ın ama Murat onunla gram ilgilenmiyordu, o bana konsantre olmuş krem sürüyordu.
“Şey adın Murat'tı demi?” cevap vermedi Murat adeta işine konsantre olmuştu. “Ben Merve.” dedi ısrarla.
“Merve adam seninle konuşmak istemiyor farkında mısın bilmiyorum.” dedim.
“Dilek benim gitmem lazım.” dedi telefonuna mesaj gelince.
Birden kalkıp uzaklaşınca arkasından öylece baka kalmıştım, ne olmuş olabilir ki birden, bir süre sonra güneşlenip odaya çıkmıştım, Merve bana Murat hakkında bir kaç şey soruyordu.
“Kim bu adam Allah aşkına, çok yakışıklı günlerdir aklım o adamda ve karşıma çıkmış konuşmuyor bile benimle, sen söyle kim bu?”
“Ben bile doğru düzgün tanımıyorum ki adamı gelmiş bana onun hakkında soru soruyorsun.” dedim.
“Ben o adamı kafaya taktım haberin olsun o adamı araştıracam.” kalkınca kolundan yakaladım.
“Adamın sadece mafya olduğunu biliyorum senin için bu bilgi yeterli olur mu?” dedim.
“Oha! Mafya mı! Çok havalı! Şimdi daha çok merak ettim.”
Ben bu kıza ne dersem neden geri tepiyor resmen adamı daha da merak etmesini sağlamıştım, bilgisayar başına geçti ve bir şeyler yazmaya başladı, silah sesleri birden odamın içini doldurmaya başladı, Merve çığlık atıp saklanmaya çalıştı.
Mermiler camları paramparça etmişti, ben yatağın altına girmiş ellerimle yüzümü siper etmiştim kulaklarımı kapatmaya çalışmıştım, bu adamlar benden ne istiyordu, Murat yüzünden mı pesimdeler yoksa, onu korudum yardım ettim diye mi?
Sesler kesilmeyince odadan çıkmaya karar vermiştim, Merve dolaba girmişti onun yanına gidip elinden tuttuğum gibi çıkardım odadan, ama odadan çıkarken omzuma bir şey batmıştı, bu canımı çok açıtmıştı, omzumdan koluma doğru akan kızıllığı görünce gözlerim büyüdü.
Vurulmuştum!
Dışarı çıktık ve güvenli bir yer bulmaya çalıştık ama ben bu acıyla daha fazla pek koşabileceğimi sanmiyordum, oturdum bir apartman kapısının girişine, nefes almak artık zor gelmeye baslamisri bana.
“Dilek! Hemen hastaneye gidiyoruz!”
“Merve benim yürüyecek gücüm kalmadı, pes ediyorum.” dedim.
Merve beni zorla kaldırdı ve yürütmeye çalıştı nereye gidiyorduk bilmiyordum ama gözlerim kapanmak üzereydi, açık tutmakta zorlanıyordum,
“Dilek!”
Murat'ın sesini duymamla bilincim kapanmıştı...
★★
En son hatırladığım Murat'ın bana seslenmediydi şimdi gözlerimi açtım Murat'ı elimi tutmuş kafasını koltuğa koymuş uyuduğunu görmüştüm, benim ne zaman başıma bir şey gelse ortaya hep Murat çıkmak zorunda mıydı? Merve geldi yanıma.
“İyi misin? Ağrın var mi?”
“İyiyim ben yani biz nasıl geldik buraya, kimin evi burası?”
“Murat'ın evi, buraya gelene kadar seni kucağında taşıdı biliyor musun, sürekli “Dayan Güzelim sakın beni bırakma, seni geç buldum erken kaybedemem” deyip durdu, sana baya aşık belli ki, seni kaybetmekten bu kadar korkan bir adam daha önce görmedim ben.”
“Daha önce sevgilim mı oldu ki göresin sende saçmalama!” dedim.
Murat'a baktım baya yakışıklı bir adam, bu adamın benim gibi bir kızla ne işi olur ben sıradan okuluna gidip gelen normal bir kızdım, bunun gibi adamlar zengin tiki kızlarla takılır, tek gecelik ilişkileri olurdu ama sanki Murat bu tiplerden değil gibi, gözlerini açıp bana gülümsedi.
“İyi misin güzelim?”
“İyiyim beni kurtarmışsın sağol.”
“Sen hala beni anlamamakta ısrarcısın sana aşık oldum güzelim, senin için canımı veririm.”
“Saçmalama Murat! Duymayacağım bir daha öyle bir şey.” elimi tutup dudaklarına götürüp öptü.
“Tamam güzelim sen ne dersen o.”
Hayalimdeki adam figürüne uyuyordu ama bakalım hayat bu bize ne gösterir bilemeyiz...
*2.BÖLÜM SONU...
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Çok iyiiiiii
Yorum
Yorum bulunamadı.