Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
Sabahın erken saatlerinde henüz güneş kendini göstermemişken uğursuz enerji borisi huzursuz etmeye devam ediyordu. Yatakta doğrularak derin nefes ciğerlerinden dışarıya doğru dökülmüştü.
Gerçeklik sihirli kutudan büyük bir gürültüyle uyandığında Boris ince adımlarını zemine bastırarak kalktığın da odadan çıkacak iken kapı koluna dokunan parmakları arkasından duyduğu ses ile duraksamıştı.
"Bir insan hiç mi değişmez, haber vermeden kaybolma huyunu ne zaman sona erdirmeyi düşünüyorsun."
"Mmh.. Sanırım hiçbir zaman" Dediğin de dudaklarında ışıldayan gülümseyiş içlerini ısıtırken boris arkasında ki adama doğru baktı. Cümlesine devam ederek konuştu;
"Hadi hızlı ol gidelim bu enerjinin sahibi beni rahatsız ediyor." Dediğin de akira derin nefes vermişti. Çevresini saran büyülü enerjiyi hissetmesine rağmen Boris gibi tehlikeli skilleri veya kişileri ayırt edemiyordu.
Boris'in bu gücü sanırım çocukluğuna dayandığı içindi. Sebebi bir gizemden ibaretti. "Tamam gidelim." Demişti.
İki adamın adım sesleri birbirine eşlik ederken kapıyı sessizce arkalarından kapattıklarında onları karşılayan karanlık ile Akira gözlerini kısarak ilerliyordu. "Sanırım ateş almalıydık yanımıza"
Dediğin de onun bu hallerine boris gülmemek için dudaklarını birbirine bastırmıştı. "Buna gerek olduğunu sanmıyorum." Dediğin de elleri ile havanın karanlıktan arınmasını göstermişti. Güneş henüz olmasa da hava gözle görülür bir şekilde ışıldıyordu.
Adımları toprağın ıslak örtüsünde ilerlemeye devam ederlerken ağaçların hışırtısı onlara eşlik ediyordu rüzgar kuvvetle eserken ağaçlar şiddetle yerinde sallanırken toprak parçaları etrafa savruluyordu.
Köyün çıkışına geldiklerinde büyük bir tabela onlara veda ediyordu, eski dilde yazılan Hoşça kal yazısı ikisini de gülümsetmişti.
Adımları ilerlemeye devam ederken ağaçların birinden yere atlayan askeri birlikler ile akira Borisi geriye doğru çekmişti. Bunlar aldrich askerleriydi.
"Demek Avis yemek yediği kaba tükürüyor." Askerlerin yanında diğerlerinden daha iri duran adam konuşmuştu. "Ben her zaman olmam gereken yerde oldum." Akiranın sözcükleri yüzlerine tükürür gibiydi.
"Ama kralımız bundan hoşnut olmayacak, rapor edeceğimizi biliyorsun." Dediklerinde boris arkadan gülmüştü. "Eğer rapor edecek bir elin kalırsa etmeyi deneyebilirsin."
Dediğin de havaya doğru mana enerjisiyle zıplamış ağaca doğru ayağını bastırarak kendini adamların üzerine atmıştı. "Bu kadar gürültünün sebebi sen değil misin? Bir prens olarak teslim olman gerekmez mi?"
"Size vermem gerekenden fazlasını verdim, artık size bir şey vermeyeceğim." Dediğinde kılıcını omzunda yer alan boşluğa sapladığında yüzüne sıçrayan kanla beraber duyulan kemik sesiyle boris konuşmaya devam etti;
"Senden bir iyilik isteyeceğim."
"Senin gibi bir adama iyilik falan yapmayacağım! " Diye bağırdığın da boris omzunda ki kılıcını çektiğin de karşısında ki adam üzerine doğru saldırmıştı.
Genç adamın gözleri acının getirisi olarak olarak dolduğunda hemen göz yaşlarını geriye doğru göndermişti.
"Anladım." Dediğin de Borisin karşısında ki çocuk adımlarını karşısında ki adama doğru yönlendirmişti. "Biraz daha konuşursan bağırsaklarını sökerim o çok sevdiğin halkının yanına gömülürsün." Dediğin de Gözle görülür şekilde boris'in yüz kasları gerildi gözlerinde yankılanan saniyelik öfke anında boris Bıçağın sivri ucunun kemiğine sürttüğünü hissetti.
Bu bölümün ilk 19 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları