Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
Gözlerinin arasına sızan geçmişin perdesi bir oyundan ibaretti ve Akira'nın zihni çok geçmeden gerçekliğe döndüğün de karanlık sis bulutlarının yok oluşunu seyretmişti.
İki genç beden iplerin arasında cebelleşirken Akira kralın elini tutmuştu. "Sizi beklemeye niyetim yok, vaktimi çalmak yerine benim olanı almaya niyetliyim."
Dediğin de karşısında ki soylu eline doğru tokat atıp ona dönmüştü. "Ogris seni böyle mi eğitiyor. Hadsiz köpek." Dediğin de akira gülümsemişti sessizce
"O beni eğitmediği için böyle olmalıyım kusura bakmayın sahibim olmadığında ısırabilirim." Demişti.
"Senin O dişlerini sökmeden konuşsan iyi edersin." Dediğin de akira etrafa yayılan öfke tohumlarını kucaklamış ve derin nefes vermişti. Elleri sert kumaşın üzerinde kasılırken sert bakışları karşısına dikilmişti.
"Dediğiniz gibi yaptım. Onlar onlara yardım ettiğimi düşünüyor ama beklemedikleri bir anda onlara tekmeyi atacağım." Amacı her zaman farklı olmuştu, onları kendi içlerinde kaosa sürüklemek ve borisin gelişinin felaketini onlara hissettirmek istemişti.
Çünkü ona bir zaman lanet diyenler şimdilerde gücünün ilahi varlığına şükranlarını sunuyorlardı. Gerçekler her zaman böyle gözükmez sadece nasıl bakacağını öğrenmelisin.
"O halde söyle, Orada neler oluyor o boris eskisi gibi hala güçlü mü?"
"Korkarım hayır, Taş parçalandığı zaman gücünü kaybetmiş şimdi onu arıyor. Gücünü geri kazanmak için." Dediğin de gülümsemişti. Ama bu gülümseme pek iyi niyetli bir gülümseme değildi.
Ona yaşattığı acının bedeli bu kadar az olmamalı diye düşünmeden edemiyordu. Oda onun kadar acı çekmeliydi, şimdi bu kadar umutlu ve mutlu olması onu sinir ediyordu.
Aralarında gezinen eski bağların gerginliği hissediliyordu.
"Onu öldürme şansın varken ondan niye kurtulmadın, yoksa hepimizle oynamak eğlenceli mi?" Dediğin de akiranın üzerine doğru tehlikeli adımlar atmıştı.
Ortamın üzerinde süzülen soğuk esintiler neyin doğru olduğunu sorgulatır nitelikte olsa da artık bundan geri dönemezdi. Üzerine değen bakışlar sanki kendini çarşaflar içinde hissettirse de sadece bekledi.
Sert ellerin boynuna asılışını hissetti ancak geri adım atmadı, uzun zaman önce alıştığı bir histi. Zehir saçan sözler bir kez daha dökülürken ortama tezat gülücükler dudağına yerleşmişti.
"Bunu yapsam bile asla haberiniz olmayacaktı." Demişti.
"Seni buradan başın olmadan göndermemi istemiyorsan, konuşmaya başla biliyorsun pek sabırlı değilim."
"Önce boğazımı bırakın."
"Anlaştık, şimdi konuşalım." Dediğin de akira bağlı olan iki köleye bakmıştı ve ardından prense doğru döndü, onların önlerinde konuşmak ne kadar doğruydu.
Onlar biraz bile uyanıksa kendileri için tehlike olacaklardır.
"Burada mı konuşacağız? Onların önünde." Dediğin de karşısında ki adamın tepkisini ölçer gibiydi. Ciltlerini kesen gerçeklik onları ürpertirken prens tükürür gibi konuşmuştu;
"Kölelerin hiçbir zaman yanında konuşulanları dinlemez, duymaz ve konuşmaz o yüzden sen devam et."
"O insanlardan kimliğini saklıyor, Ölmüş kuzeninin adını kullanıyor ve zorluk yaşayan insanlar için Ogristen yardım istedi." Derken zihni o gün teklifin yapıldığı köye gitmişti.
Bu bölümün ilk 22 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları