Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
Boris Lorean
Boris her şeyin ardından, akirayı göndermiş ve kendisiyle yalnız kalmıştı. Yaranın çevresini saran acı his birer aasit hissini anımsatıyordu. Kıyafetlerini lekeleyen kırmızı kan izi korkutucuydu.
Sabahın erken saatlerinde yaşanmış bu hikaye ardından boris yakınlarda ki atını çayırların arasında bulmuş ve eyerinden tutarak atını oradan kalkmasına yardım etmişti.
Atın tenini okşarken gülümsemişti. "Şimdi eve döneceğiz, O yüzden artık korkmana gerek yok. Hadi biraz düz yola çıkartalım seni." Topraklı yoldan onu yukarı çekerken aynı zamanda kendi yarasını düşünerek yavaş adımlar atıyordu.
Çalıların dikenlerinden kurtulduklarında geldikleri düz yolun ardından Borisin kanlı parmakları eyeri tutmuş ve kendini atın üzerine attığında yüzü yanıyor aynı zamanda midesinden yükselen bir asit organlarını keserken boris atı korkutmaktan korkarken ata komut vermek için eyere asılmış ve rüzgar teninde gezinirken gözlerine düşen siyah saçları asi darbeyle arkaya doğru savrulmuştu.
Yüzü atın hızlı darbeleri arasında ezilirken, nefesleri yorgunca havada asılı kalırken alnını yavaşça atın yelesine doğru bastırırken karşısında ki sanki onunla konuşuyor gibi fısıldamıştı;
"Köye gidişimizi bulabilirsin değil mi akıllı çocuk." Dediğin de boğazını yakan mide bulantısı yükselmeye devam ediyordu.
Bu yolculuk onu hem fiziksel olarak hem de ruhsal olarak zorluyordu. Atının sırtında, her bir darbe içindeki acıyı daha da artırıyordu. Dikenli bir çalılığın arasından geçerken, kıyafetinin bir köşesi takıldı ve kanı, yarasından süzülerek atın yelesine karıştı. Gözleri, çevresindeki manzarayı ayırt etmekte zorlanıyordu; ama yine de elindeki direk gibi sert tutmaya çalıştığı ip, onu atına sabit bağlıyordu.
Geçtikleri yollar, toprak zemininin yorgun, bazen çamurlu ve bazen de taşlık olduğunu ortaya koyuyordu. Güneş, ağaçların arasında parıldarken, bunun yanı sıra gölgeler de Boris'in aklındaki karanlık düşünceleri daha da derinleştiriyordu. At, üstündeki yükle birlikte yavaşça ilerliyor, her adımında yola düşmüş yaprakları ezerek geçiyordu.
Boris, atın yelesine yaslanmış başını sıkıca kapamaya çalışıyor, bir an bile olsa acıdan uzaklaşmak istiyordu. Yelesiyle dolanan rüzgar, ona eski anıları hatırlatıyor, belki de çocukluğunda geçirdiği güzel günleri düşündürüyordu. Ama bu anılar, yarasının acısı ve köye dönüş yolundaki belirsizlikle çatışıyordu.
Ardından büyülü kapının önünde ki geçide geldiklerinde büyü alanına elini yaslamıştı kanlı eli geçitte iz bıraksa da kapı büyük ihtişamı ile açılmış ve Boris duruşunu düzelterek insanlara korku salmamak adına gerekli önlemleri alsa da kapı arkasından kapandığında etrafta ki yoğunlukla uğraşan insanlar At kişnemesiyle beraber o tarafa doğru başlarını çevirmişlerdi.
Bütün gözler atın peşinde bıraktığı kan izlerine odaklansa da köylülerden birkaç kişi atın etrafına toplandığında Boris kan kaybından uyuşmuş bedenini atın üzerinden indirdiğinde yavaşça Borisidüz bir yere uzanmalarını sağlarlarken kuru bir uğultu duyuluyordu.
Boris biliyordu, bu kargaşa sonucunda ogris de buraya gelecekti yada kulağına haberler gidecekti.
Bu bölümün ilk 13 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları