Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
Geçmiş
Tempest Krallığı
Zamanın üzerine ellerin açıldığı, kalpleri saran duaların mırıldandığı bir vakitti. Sokaklarda çocuklar birbirlerini kovalarken Boris, elindeki kitabın kalınlığına aldırış etmeden bahçede okumaya devam ediyordu.
Güneşin sıcak tebessümü yüzünü okşuyor, dikkatini dağıtıyordu. Ancak o, okumaktan vazgeçmiyordu.
“Neden burada tek başınasın? Yoksa bizimle oynamanı yasakladılar mı?” diye sordu Talay.
Kocaman gözleriyle eğitim bahçesinde koşturan arkadaşlarına bakıyordu.
Boris huysuzca söylendi:
“Neden böyle bir şey yapsınlar ki? Sadece bir şeyleri başarmak için çok okumam gerekiyor.”
Talay, Boris’in okuduğu kitabın üzerine eğilip yüzünü buruşturdu:
“Ama bu yazılar çok karmaşık. Hiçbir şey anlaşılmıyor!”
Boris gülmemek için dudaklarını ısırdı ve arkadaşının alnına bir fiske vurdu. Talay geriye çekilip alnını ovalarken sızlandı:
“Boris, acıttı ama!”
“Zaten acısın diye vurdum. Kafanı her yere sokmamayı öğrenmelisin.”
Talay gülerek Boris’in yanına çöktü:
“Her yere kafamı sokmazsam sana nasıl yardım edebilirim ki?”
“Yardım etmene gerek yok, sadece yanımda kal.”
Talay’ın yüzünde bir gülümseme belirdi:
“Boris, ben de senin gibi kılıç kullanmak ve bunu babama kanıtlamak istiyorum. Bana öğretir misin?”
Boris güldü. “Benden daha iyi kılıç kullandığını sanıyordum.”
“Sadece yap işte!”
Talay, Boris’in dalgınlığından yararlanıp kitabı kaptığı gibi koşmaya başladı. Boris arkasından bağırdı:
“Talay! Seni yakalarsam bittin sen!”
“Beni yakalarsan okumana izin veririm ama biliyorsun ki beni yenemezsin!”
Talay’ın sesi iddialı çıksa da Boris onu yenebileceğini, sadece kıyamadığı için bunu yapmadığını biliyordu. Kardeşi bildiği bu çocuğun bir çiçek gibi filizlenmesini bekliyordu.
“Sizinle oynarsam bu saçma kovalamaca bitecek mi?”
“Elbette, prensim.” diyerek reverans yaptı Talay.
Boris gözlerini devirdi.
“Tamam, ne oynuyoruz?”
“Top oynayacağız!”
Boris, kitabını kenardaki kıyafetlerin yanına bırakıp çocukların arasına karıştı. İlk kez hissettiği o özgürlük duygusu öyle anlamlıydı ki sanki uçsuz bucaksız bir kentte özgürce çığlık atıyor gibiydi.
Bu bölümün ilk 30 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Emeğine sağlık canım
Yorum
Yorum bulunamadı.