Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
Kuzey Arslan'ın anlatımı ile
Son bir haftadır herkes eski yarışların imparatoriçesi olan Vesper'dan bahsediyordu ve bu aşırı canımı sıkıyordu. Yeraltındaki unvanım şimdi parmaklarımın arasından sıyrılıyordu ve bu hiç hoşuma gitmiyordu. Yarışa son 45 dakika kalmıştı. Kırmızı Porsche'mle içeri girdiğimde herkes nefeslerini tutmuş bana baktıklarını görünce dudaklarım sol tarafa doğru kıvrılmıştı içimden.
Merak etme Kuzey, Jett hâlâ yaşıyor, ayakta ve bugün Vesper'ı yendiğinde de Jett isminin gerçekliğini ve varlığını insanlara kanıtlamış olacaksın.
Bahsin yarısından biraz fazlası Vesper'a oynanmıştı ama hâlâ umut vardı ve pes etmeyecektim. Arabadan inip birkaç kişi ile tokalaşıp selamlaştıktan sonra üzerimi değiştirmek için odama doğru hafifçe ilerledim. Vesper'ın eski odası bana verilmişti ve onun hâlâ bir odası yoktu. Üstümü giyinip odamdan çıktım ve ortak alana doğru ilerlediğimde herkes kendi grubuyla dedikodu yapıyordu ve bu dedikoduların ana konusu Vesper'dı. Bar alanına doğru ilerlerken bir sohbete kulak misafiri olmak durumunda kalmıştım.
— Duydunuz mu, imparatoriçe sahalara geri dönmüş sanırım.
— Evet. Siz Derin'i tanıyor muydunuz?
— Derin de kim? Ben Vesper'dan bahsediyordum ve duyduğuma göre bugün Kuzey ve Jett aynı pistte yarışacakmış.
Ve büyük demir kapının açılma sesi ile herkes nefeslerini tutmuş şekilde kapıya doğru döndü. Kapıdan lacivert bir Porsche'nin girmesi ile herkesin adeta kanı donmuştu ve sadece gelen arabaya ve kişiye odaklandılar. Sanırım imparatoriçe gelmişti.
Derin Vesper'ın anlatımı ile
Porsche'mle içeriye girdiğimde bütün gözler üzerimdeydi. Tam benim park alanıma, yani eskiden park alanıma girecektim ki... Orada kırmızı bir Porsche vardı.
Kendi park alanımda "35 JETTS 8886" Porsche'ye anlamsız bakışlar attığımı fark eden Kevan:
— Sen taşındıktan sonra yeni biri geldi ve yarışların imparatoru olarak anılmaya başladı. Arabanı kurtarabilsek de odan ve park yerini ona verdiler. Biz itiraz ettik ama oy çoğunluğu Jett'ten yana olduğu için elimizden bir şey gelmedi.
Adeta kanım dondu. Benim bunca yıllık emeklerim sayesinde kurduğum itibarım bu kadar kısa sürede yerle bir olmuş olamazdı, olmamalıydı.
— Nasıl ya? Ben o kadar yıl boşuna mı çalıştım? Olmaz öyle saçma şey. İner, konuşurum.
— Ne? Ne, sakın inme. Bak, çok tekinsiz bir tip.
— Bana mı anlatıyorsun sen bunları, Kevan? Ben de çok kibar bir tip değilim. Bu sahalarda kaç insanı yerle bir ettim, kaç insanın kanı var bu ellerde, haberin var mı?
— Ama...
Arabanın kapısını açıp indim ve üstünde "Jett 86" yazan formalı çocuğun yanına giderken gördüğüm manzara ile şok olmuştum. Bu, benim sabah çarpıştığım çocuktu. Siktir, beni tanımazdı değil mi? Yok canım, nereden tanıyacak? Zaten yüzündeki ifade de tanımışa benzemiyordu diye düşünürken bir siktir daha... Çocuğun yanında bu sabah tanıştığım Denizlerin grubu, artı abim vardı. Abim bu ortama nasıl girmişti? Hadi çocukları geçtim, Deniz veya abim beni illa tanırdı. Sıçtık.
Bu bölümün ilk 18 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
yeni bölüm geliiiirrrmiiiiiii
ee sizce kim kazanır
Yorum
Yorum bulunamadı.