Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
İstanbul o gün garip bir şekilde solgundu.Gökyüzü griydi.Deniz bile eskisi kadar parlak görünmüyordu.Sanki şehir de yorulmuştu.Cenk ve Aylin için İstanbul artık eski İstanbul değildi.Akşam mesai bittiğinde Aylin çantasını aldı.Ofisten sessizce çıktı.Kimseyle konuşmadı.Ama kapıdan çıkarken bir an başını çevirdi.Cenk masasındaydı.Başını eğmiş çalışıyordu.Aylin birkaç saniye onu izledi.Sonra arkasını dönüp yürüdü.Cenk o an başını kaldırdı.Ama Aylin çoktan gitmişti.Aylin eve geldiğinde kendini garip hissediyordu.Kapıyı açtı.İçeri girdi.Çantasını masaya bıraktı.Ayakkabılarını çıkardı.Ama o anda başının içindeki o baskı yeniden başladı.Daha önce hissettiğinden daha ağırdı.Duvara tutundu.“Geçer…”Ama geçmedi.Gözlerinin önü kararmaya başladı.Nefesi hızlandı.Telefonu masanın üzerindeydi.Ama ona ulaşacak gücü yoktu.Bir adım attı.Ama dengesi bozuldu.Ve yere düştü.Aynı saatlerde Emre evindeydi.Telefonuna baktı.Aylin’e mesaj yazdı.“Nasıl hissediyorsun?”Cevap gelmedi.Bir süre bekledi.Sonra tekrar yazdı.“Aylin?”Yine cevap yoktu.Emre’nin içini tuhaf bir huzursuzluk kapladı.Telefonu tekrar eline aldı.Bu kez aradı.Telefon çalıyordu.Ama açılmıyordu.Emre ayağa kalktı.Kalbi hızlanmıştı.“Hayır…”Tekrar aradı.Yine açılmadı.Ama bir sorun vardı.Bunu hissediyordu.Ve en kötü şey…Aylin’in evini bilmiyordu.Emre birkaç saniye düşündü.Sonra aklına tek bir isim geldi.Cenk.Telefonu aldı.Aradı.Ama Cenk telefonu açmadı.Tekrar aradı.Yine açmadı.Emre bir an durdu.Sonra ceketini aldı.Ve evden çıktı.Cenk o sırada evindeydi.Telefonu sessizdeydi.Ama kapı çaldı.Cenk kapıyı açtı.Karşısında Emre vardı.Yüzü solgundu.Nefes nefeseydi.Cenk kaşlarını çattı.“Ne istiyorsun?”Emre doğrudan konuştu.“Aylin’e ulaşamıyorum.”Cenk’in yüzü sertleşti.“Beni ilgilendirmez.”Emre bir adım yaklaştı.“Telefonunu açmıyor.”Cenk soğuk bir sesle konuştu.“Artık beni ilgilendirmiyorsunuz.”Kapıyı kapatacakken Emre elini kapıya koydu.“Lütfen.”Cenk sinirlendi.“Emre—”Ama Emre devam etti.“Bir şeylerin ters gittiğini hissediyorum.”Cenk’in içindeki öfke hâlâ vardı.Ama başka bir duygu da yükseliyordu.Korku.Emre yavaşça konuştu.“Cenk…”“Benimle gelmen gerekiyor.”Cenk sert bir şekilde sordu.“Neden?”Emre birkaç saniye sustu.Sonra konuştu.“Çünkü düşündüğün gibi değil.”Cenk’in kaşları çatıldı.“Ne demek o?”Emre derin bir nefes aldı.“Benimle Aylin arasında hiçbir şey olmadı.”Bu cümle Cenk’i durdurdu.Cenk birkaç saniye ona baktı.“Ne diyorsun sen?”Emre devam etti.“Her şey bir yanlış anlaşılmaydı.”Cenk’in sesi sertti.“O zaman ofiste ne yapıyordunuz?”Emre başını iki yana salladı.“Şimdi bunu anlatacak zaman yok.”Sonra ekledi.“Aylin’e ulaşamıyorum.”“Ve kötü bir şey olduğunu hissediyorum.”Bu cümle Cenk’in içindeki bütün duvarları sarstı.Bir saniye bile düşünmeden ceketini aldı.“Arabaya bin.”Bir süre sonra Aylin’in evinin kapısındaydılar.Kapı çalındı.Cevap yok.Cenk’in kalbi hızla atıyordu.“Telefonu ara.”Emre tekrar aradı.Telefon içeride çalıyordu.Cenk’in yüzü soldu.“Kapıyı kırıyorum.”Bir omuz darbesi.Kapı açıldı.Aylin yerdeydi.Hareketsiz.Cenk’in kalbi duracak gibi oldu.“Aylin!”Yanına koştu.Onu kollarına aldı.“Bana bak!”Emre panikle konuştu.“Hemen hastaneye!”Cenk hiç düşünmeden Aylin’i kucağına aldı.Ve hızla arabaya taşıdı.Arabada Cenk’in sesi titriyordu.“Neler oluyor Emre?”“Çıldırmak üzereyim!”Emre sessizdi.Ama artık saklayamazdı.Cenk tekrar bağırdı.“Emre!”“Ne oluyor!”Emre gözlerini kapattı.Ve ilk kez söyledi.“Aylin hasta.” Cenk bir anda bağırdı.“Ne demek hasta!”Emre cevap vermedi.Cenk tekrar bağırdı.“Emre!”“Neler oluyor!”Emre birkaç saniye sustu.Sonra yavaşça konuştu.“Aylin bir süredir tedavi görüyor.”Cenk’in kalbi sıkıştı.“Ne tedavisi?”Emre gözlerini kapattı.“Cenk…”Ama Cenk sabredemedi.“Söyle!”Emre zorla konuştu.“Beyin tümörü.”Arabanın içi bir anda sessizleşti.Cenk birkaç saniye hiçbir şey söylemedi.Sonra sert bir şekilde direksiyona vurdu.“Saçmalama!”Emre devam etti.“Bir süredir biliyordu.”Cenk’in sesi kırıldı.“Ben neden bilmiyorum?”Emre yavaşça cevap verdi.“Çünkü bilmeni istemedi.”Araba hastanenin önünde durdu.Cenk kapıyı açtı.Aylin’i tekrar kucağına aldı.“Hemen yardım edin!”Görevliler koşarak geldi.Sedyeyi getirdiler.Aylin hızla içeri alındı.Kapı kapandı.Cenk koridorda kaldı.Nefesi düzensizdi.Kalbi hâlâ deli gibi atıyordu.Bir an Emre’ye döndü.Yakasından tuttu.“Bana şimdi anlatacaksın.”Emre gözlerini kaçırmadı.“Aylin hasta Cenk.”Cenk’in sesi titriyordu.“Ne zamandır?”Emre cevap verdi.“Bir süredir.”Cenk’in gözleri doldu.“Ve sen biliyordun.”Emre başını eğdi.“Evet.”Cenk’in sesi kırıldı.“Ben neden bilmiyorum?”Emre yavaşça konuştu.“Çünkü seni korumaya çalışıyordu.”Bu cümle Cenk’i sarstı.Duvara yaslandı.Başını ellerinin arasına aldı.“Allah’ım…”Tam o sırada doktor kapıyı açtı.“Hasta yakını kim?”Cenk hemen ayağa kalktı.“Ben.”Doktor başını salladı.“Benimle gelin.”Cenk birkaç adım attı.Ama bacakları ağırdı.Doktorun odasına girdiler.Doktor dosyayı açtı.Ciddi bir sesle konuştu.“Aylin hanımın hastalığını biliyor muydunuz?”Cenk’in sesi çok kısıktı.“Hayır.”Doktor birkaç saniye sustu.Sonra ağır bir şekilde konuştu.“Beyin tümörü.”“Ve ne yazık ki hastalık ilerlemiş durumda.”Cenk’in gözleri doldu.Ama bu kez konuşamadı.Sanki bütün dünya sessizleşmişti.Doktor devam etti.“Şu an müdahale ediyoruz.”“Ancak durum ciddi.”Cenk başını eğdi.Ve fısıldadı.“Ben…”Sesi kırıldı.“Ben onun yanında değildim.”
Bu bölümün ilk 1 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları