Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
GÖLGELERİN TAHTI Bölüm 5 — Bir Haftalık MisafirLyra'nın sarayda yalnızca bir gün kalması planlanmıştı.Fakat sabah gelen haber bütün planları değiştirdi.Kraliçenin dönüş yolculuğu, sınır bölgesindeki siyasi gelişmeler nedeniyle ertelenmişti.Böylece Lyra, Elera'nın sarayında bir hafta daha misafir kalacaktı.Elera haberi duyduğunda yalnızca başını salladı.“Bir hafta.”Violette ona baktı.“Bunun iyi bir şey olduğunu düşünüyor musun?”Elera pencerenin önünde duruyordu.“Son derece.”“Matteo da burada.”“Biliyorum.”“Lyra'nın buraya gelme sebebi hâlâ Matteo.”Elera yavaşça Violette'e döndü.“Şimdilik.”Violette birkaç saniye sustu.Sonra gülümsedi.“Ne yapmamı istiyorsun?”Elera kaşını kaldırdı.“Yardım edeceğini mi söylüyorsun?”“Matteo'yu kaybetmek istemiyorum.”Violette'in sesi kararlıydı.“Eğer sen Lyra'nın ilgisini üzerine çekersen Matteo'nun önündeki en büyük engel ortadan kalkar.”Elera hafifçe gülümsedi.“Sen düşündüğümden daha zekisin.”“Bunu iltifat olarak kabul ediyorum.”Birinci GünElera ilk gün hiçbir şey için acele etmedi.Lyra kahvaltıya indiğinde Elera çoktan salondaydı.Önünde bir kitap vardı.Lyra içeri girdiğinde Elera başını kaldırdı.“Günaydın.”“Günaydın.”Lyra masaya oturdu.Elera kitabını kapattı.“Bugün kendinizi nasıl hissediyorsunuz?”“İyiyim.”“Dün gece iyi uyuyabildiniz mi?”Lyra gülümsedi.“Sen neden benim uykumu merak ediyorsun?”Elera omuzlarını hafifçe kaldırdı.“Misafirimizin rahat etmesini istemek suç mu?”Lyra güldü.“Hayır.”Elera de gülümsedi.Kısa bir sohbet başladı.Ne taht hakkında konuştular ne de Matteo hakkında.Elera özellikle bunu seçmişti.Çünkü Lyra'nın yanında olduğu her anı bir plana dönüştürürse, Lyra bunu fark edebilirdi.Bunun yerine ona sıradan bir arkadaş gibi davranıyordu.Ve Lyra bundan hoşlanıyordu.İkinci GünElera, Lyra'ya sarayın kütüphanesini gösterdi.“Burada istediğiniz kadar kalabilirsiniz.”Lyra raflara baktı.“Bütün bu kitapları okudun mu?”“Büyük bölümünü.”Lyra şaşkınlıkla ona baktı.“Sen gerçekten kitap okumayı seviyorsun.”“Özellikle tarih.”“Taht oyunlarını mı?”Elera hafifçe güldü.“Taht oyunları değil.”Bir kitap çekti.“İnsanları anlamayı.”Lyra kitabın kapağına baktı.“Arada büyük fark var mı?”Elera kitabı ona uzattı.“İnsanları anlayabilirseniz taht oyunlarına gerek kalmaz.”Lyra birkaç saniye ona baktı.Sonra kitabı aldı.“Bunu okuyacağım.”Elera'nın gözlerinde küçük bir memnuniyet oluştu.Bir adım daha.Üçüncü GünViolette'in yardımı bu gün başladı.Elera bahçede Lyra ile yürürken Violette uzaktan onları izliyordu.Elera çiçeklerden bahsediyor, Lyra ise onu dinliyordu.Bir süre sonra Violette yanlarına geldi.“Elera, seni arıyordum.”Elera döndü.“Ne oldu?”Violette bir an Lyra'ya baktı.“Lyra'nın sevdiği çiçeklerin sarayın kuzey bahçesinde olduğunu söylememi istemiştin.”Lyra şaşkınlıkla Elera'ya baktı.“Benim sevdiğim çiçekleri nereden biliyorsun?”Elera hiç düşünmeden cevap verdi.“Geçen gün söylemiştiniz.”Lyra hatırlamaya çalıştı.“Gerçekten mi?”“Evet.”Elera gülümsedi.“Hatırlamadığınız için üzülmeyin.”Lyra'nın yüzünde sıcak bir ifade oluştu.“Sen çok dikkatliymişsin.”Elera başını hafifçe eğdi.“Belki.”Violette ise Elera'ya bakıp içinden gülümsedi.Çünkü Elera bunu bir gün önce Lyra'nın konuşmasından çıkarmıştı.Lyra'nın sevdiği çiçeğin ne olduğunu bile doğrudan sormamıştı.Konuşma sırasında verdiği küçük bir ayrıntıyı hatırlamıştı.Elera'nın zekâsı tam olarak buydu.İnsanların çoğunun önemsemediği ayrıntıları topluyor ve gerektiğinde kullanıyordu.Dördüncü GünO akşam sarayın terasında küçük bir müzik dinletisi vardı.Lyra kalabalığın içinde bir süre durduktan sonra sessizce terasın kenarına çekildi.Elera birkaç dakika sonra yanına geldi.“Kalabalık fazla mı geldi?”Lyra başını salladı.“Biraz.”Elera onun yanına geçti.“Ben de bazen böyle hissediyorum.”Lyra ona baktı.“Sen hiç yalnız kalmıyorsun sanıyordum.”“İnsan kalabalığın içinde de yalnız olabilir.”Lyra sessiz kaldı.Bu cümle hoşuna gitmişti.Elera onunla aynı fikirde olmak için konuşmamıştı.Gerçekten anladığını hissettirmişti.Lyra ilk kez kendi isteğiyle ona biraz daha yaklaştı.Aralarında küçük bir mesafe kaldı.“Seninle konuşmak kolay,” dedi Lyra.Elera ona baktı.“Neden?”“Bilmiyorum.”Lyra hafifçe gülümsedi.“Yanında kendimi açıklamak zorunda hissetmiyorum.”Elera'nın yüzündeki ifade yumuşadı.“Bunu söylemeniz benim için önemli.”Beşinci GünMatteo, Lyra'yla baş başa konuşmak için bir fırsat arıyordu.Ancak Lyra'nın zamanının büyük bölümünü artık Elera ile geçirmesi onu rahatsız etmeye başlamıştı.Adrian bunu fark etti.“Matteo.”“Ne?”“Elera'nın ne yaptığını fark ediyor musun?”Matteo kaşlarını çattı.“Ne yapıyor?”“Lyra'nın bütün ilgisini üzerine çekiyor.”Matteo sessiz kaldı.Adrian devam etti.“Bence dikkatli olmalısın.”Öte tarafta Violette konuşmayı duymamıştı.Ama Matteo'nun yüzündeki ifadeyi fark etmişti.Ve bunun kendi planını tehlikeye atabileceğini anladı.O akşam Elera'nın odasına gitti.“Matteo şüphelenmeye başladı.”Elera aynadaki yansımasına baktı.“Biliyorum.”“Ne yapacağız?”Elera sakince saçlarını taramaya devam etti.“Hiçbir şey.”“Hiçbir şey mi?”“Şüphelenmesi kötü değil.”Violette şaşırdı.Elera ona döndü.“Matteo'nun beni rakip olarak görmesi normal.
Ama Lyra'nın beni güvenilir biri olarak görmesi daha önemli.”“Peki ben?”Elera hafifçe gülümsedi.“Sen Matteo'nun yanında kal.”Violette'in gözleri parladı.“Gerçekten mi?”“Evet.”Elera'nın sesi sakindi.“Onun güvenini kazan.”Violette bir an durdu.“Bunu neden söylüyorsun?”“Çünkü senin Matteo'yu sevdiğini biliyorum.”Violette'in yüzü kızardı.Elera devam etti:“Ve Matteo'nun sana güvenmesi, bizim için de avantaj.”Violette gülümsedi.“Anlaştık.”Altıncı GünLyra artık Elera'yı kendisi aramaya başlamıştı.Kahvaltıda.Kütüphanede.Bahçede.Hatta bazen yalnızca birkaç dakika konuşmak için.Elera bunu fark ediyordu.Ama hiçbir zaman bunu yüzüne vurmuyordu.Bir öğleden sonra Lyra onu bahçede buldu.“Buradasın.”Elera gülümsedi.“Beni mi arıyordunuz?”“Evet.”Elera'nın yüzünde küçük bir şaşkınlık belirdi.“Bir şey mi oldu?”“Hayır.”Lyra birkaç saniye sustu.“Yalnızca konuşmak istedim.”Elera'nın kalbi hızlanmış gibi davranmadı.Sadece gülümsedi.“Memnuniyetle.”İkisi bahçede yürümeye başladı.Lyra bir süre sonra:“Buraya geldiğimden beri kendimi garip şekilde rahat hissediyorum,” dedi.Elera ona baktı.“Burası sizin için de bir saray.”“Hayır.”Lyra başını iki yana salladı.“Senin yanında.”Elera bir an sustu.Sonra yumuşak bir sesle:“Buna sevindim.”dedi.Fazlasını söylemedi.Çünkü artık Elera'nın amacı Lyra'yı etkilemek değildi.Lyra'nın onu aramasını sağlamak olmuştu.Ve bunu başarmıştı.Yedinci GünLyra'nın saraydan ayrılacağı gün gelmişti.Sabah herkes hazırlıklarla meşguldü.Elera ise koridorda Lyra'yı bekliyordu.Lyra yanına geldiğinde bir süre sessizce ona baktı.“Yarın gidiyorum.”“Biliyorum.”“Üzüldün mü?”Elera hafifçe gülümsedi.“Bunu söylemem doğru olur mu?”Lyra da gülümsedi.“Bence olabilir.”Elera başını eğdi.“O zaman evet.”Lyra'nın yüzündeki ifade yumuşadı.“Ben de biraz üzüldüm.”Elera ona baktı.Bir anlığına ikisi de konuşmadı.Aralarında yalnızca sessiz bir yakınlık vardı.Henüz aşk değildi.Ama artık sıradan bir güven de değildi.Lyra, Elera'nın yanında kendisini anlaşılmış hissediyordu.Elera ise planının beklediğinden daha hızlı ilerlediğini fark ediyordu.Tam o sırada Lyra elini hafifçe Elera'nın elinin üzerine koydu.“Yakında tekrar geleceğim.”Elera ona baktı.“Bunu isterim.”Lyra elini çekti.“Güzel.”Sonra uzaklaştı.Elera arkasından baktı.Violette birkaç adım ötede bekliyordu.“Başardın.”Elera başını çevirdi.“Henüz değil.”“Lyra sana güveniyor.”“Evet.”“Ve seni kendi isteğiyle arıyor.”Elera'nın dudaklarında küçük bir gülümseme oluştu.“Evet.”Violette ona baktı.“Peki sırada ne var?”Elera, Lyra'nın uzaklaşan siluetini izledi.“Şimdi onun yokluğumu fark etmesini sağlayacağız.”Violette'in yüzünde hafif bir şaşkınlık belirdi.Elera ise sakince ekledi:“Çünkü bir insanın sana gerçekten değer verip vermediğini anlamanın en kolay yolu...”Bir an durdu.“Yanında olmadığında seni arayıp aramadığına bakmaktır.”Ve Elera'nın oyunu, Lyra saraydan ayrılırken yeni bir aşamaya geçti.
Bu bölümün ilk 2 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları